Önce şaşırmış, sonra tuz yerine süt demesini heyecanına ve kırık Türkçesine yormuştum. Çünkü 3’üncü zararlı beyazın tuz olduğundan hepimiz çok emindik. Tansiyonu yüksek hastaya ilaç başlamadan önce mutlaka tuzsuz diyet önerirdik. Bu görüş hala hekimler arasında revaçta olmakla beraber, yeni görüşler tam tersini savunuyor.
Özellike asit detoksu üzerine çalışmalar yürüten Calvin Newstead gönderdiği e-mail’de tuzla ilgili bilinenlerin çok yanlış olduğu savında.
|
Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika bir şeydi. O gün peşinde o kadar
delikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı... “Ben artık gideyim” demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı. “Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi. “Kahveme koymak için.”
Kepler-22b, NASA’nın “Gezegen Avcısı” adıyla bilinin teleskobu Kepler tarafından keşfedilen Güneş Sistemi dışındaki bir gezegendir. Bu gezegenin en büyük özelliği yaşanılabilir bir bölge olarak Dünya'ya çok benzemesidir.
Keşfi, 5 Aralık 2011 tarihinde duyurulmuştur. Gezegenin yarıçapı Dünya’nın yarıçapından 2.4 kat daha büyüktür ve Dünya'dan 600 ışık yılı uzaklıktadır.Kepler-22b’nin yıldızına uzaklığı Dünya’nın Güneş’e uzaklığından %18 daha azdır. Gezegenin yıldızı etrafındaki bir turu toplamda 289,9 gün sürmektedir.
Toprak temizdi.
Gökyüzü ve hava temizdi. Bize sundukları da. Biz de temizdik. Pazardan peynir almak risk değildi, sokak satıcıları dosttu. Onlarla selamlaşıyorduk. Merhabanın hatırı vardı.
“Hocam siz bize kitap okuyun, kendinizi yetiştirin diyorsunuz. Anne babasının elinde kitap görmeyen çocuklara ders çalışma alışkanlığı kazandırmakta zorlanıyoruz diyorsunuz. Söylediklerinizde haklısınız. Ancak benim merak ettiğim başka bir şey var. Bizim anne babalarımız okuma yazma bilmiyordu. Evlerimiz de kütüphane de yoktu. Onlar bizi nasıl terbiye etti?”
Yasalar her zaman soyut kavramlar üretirler. Yasa dili ‘herkes’ der, ‘her kim’ der, ‘kişi’, ‘birey’ der. Ancak biliyoruz ki aslında kastedilen kavramlar somut olarak varsıl, beyaz yakalı ve erkek olanı tanımlar. Yoksulsanız, azınlık iseniz, farklı cinsel yöneliminiz varsa, hasta ya da sakatsanız, yaşlı iseniz, kadınsanız yasalardaki ‘herkes’ olamazsınız. Yeni Anayasa taslağında ‘eşitlik’ kavramı ‘Herkesin…. Ayrım gözetmeden kanun önünde eşitliği….’ olarak tanımlanmış. Ardından da ‘kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korumayı gerektiren kesimler için alınması gereken tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarakKadınlar ve hataları ile ilgili yazmaya başlarken, erkeklerin hataları ve yapması gerekenlerle de ilgili yazacağım, demiştim. Bu haftadan itibaren bir sürede erkeklere kadınlarla ilgili bilgi verip, ne yapıp ne yapmamaları gerektiği ile ilgili yol göstermeye çalışacağım. Bir misal üzerinden gidersek konuyu anlatmak daha rahat olacak. Öncelikle evlilik hayatını bir gemiye benzetelim. Erkek bu geminin kaptanıdır. Kadın da kıymetli bir yolcu, değerli bir emanettir. Sermayeleri de sevgidir. Birbirlerine ihtiyaçları vardır. Birlikte gitmeleri gereken bir istikamet vardır. Kaptan hem gemiden hem yolcudan sorumludur. Geminin yönetimi ve yolcuyu korumak kaptanın en önemli görevidir. Kaptan nasıl davranırsa bu yolcu ile güzel bir yolculuk yapma ihtimali yüksek olur?
Osmanlı ordusunda düzensiz bir birliğe verilen isimdi.
Hatta bu birlik Osmanlı'nın değil, tüm dünyanın en düzensiz birliğiydi. Savaşçıların tamamını delilerin oluşturduğu birlik, çıplak veya garip giysili, ellerinde topuzlar, zincirler veya hiç silahı olmayan asker de denmeyecek, disiplinin kelime anlamını bile bilmeyen eksik akıllılardı. |






