SİTEDE ARA
ÜCRETSİZ PROGRAMLAR

Giveaway of the Day

BİZİ TAKİP EDİN
Anasayfa
Evet, son 20 yıldır kimlerimizin bolluktan değiştirdiği,
kimlerimizin dişinden, tırnağından arttırdıklarıyla satın aldığı,
ve  de kullanmaktan keyif aldığı,
araçlarımızın gerçek sahibi miyiz..?

 
Bunlar ve dahası nereden mi aklıma geldi..?
Buyrun, aşağıdaki haberi okuyun lütfen :
 
"Katil şüphelisi GPRS'den kaçamadı
Ömer ERDEM/İSTANBUL, (DHA)
 
İSTANBUL Ümraniye'de, Ramazan Keleş, yolda yürüyen 28 yaşındaki İlgin Özalp'i tabanca ile kurşunlayarak öldürdü. Ramazan Keleş, kiralık otomobil ile kaçtı. Ramazan Keleş'i uydu aracılığı ile takip eden polis, 1 kilometre sonra otomobilin motorunu uzaydan gönderdiği sinyallerle kilitledi. Kaçamayacağını anlayan Ramazan Keleş, kilitlinen otomobilde hayatına son verdi.
 
Ramazan Keleş, saat 18.00 sıralarında, Çakmak Mahallesi, Tavukçu Yolu'unda İlgin Özalp'in yanına 34 GGT 70 plakalı KIA marka otomobil ile yanaştı. Ramazan Keleş'in tabanca ile ateş ettiği İlgin Özalp kanlar içinde yere düştü. Ramazan Keleş aynı otomobil ile kaçtı.
 
Çevredekilerin ihbarı üzerine çok sayıda polis olay yerine gönderildi. Görgü tanıklarından plaka numarasını öğrenen polis, otomobilin kiralık olduğunu saptadı. Polis otomobili kiralayan şirketi aradı. Otomobilde uydudan takip ve müdahale sağlayan GPRS bulunduğunu öğrendi.
 
Polis GPRS'ten hemen otomobilin yeri tespit etti. Polis, otomobili Site Mahallesi, Samanyolu Caddesi, Soyak Yenişehir A Blok önünde Ramazan Keleş'in cesediyle birlikte buldu. "
 
 
Şimdi bu haberde teknolojik açıdan yaşananın, yaklaşık 1 yıl önce internet yoluyla hemen herkesin öğrendiği, İstanbul'da yaşayan ve babasının son derece lüks Mercedes'ini, ondan izinsiz alıp, Çorlu yakınlarında arkadaşlarıyla gezen ve sonuçta aracın anahtarını kaybeden gencin yaşadıklarından ne farkı var..?
 
Eğer bu teknolojinin getirdiklerinden, bir zanlının yakalanması için yararlanılıyorsa neden bazı karanlık güçlerin ya da aydınlık gözüküp, aslında maskelediği karanlık ilişkilerine darbe vuracak ve bu memleket için gelecekte değerini daha anlayacağımız insanların ortadan kaldırılmasında kullanılmış olmasın..???
 
Kortekslerimize çağrı yapalım, sonra düşünelim lütfen...
Böyle kumandalarla geçmişte benzer ve de karanlık hangi olayların gerçekleşebiliceğ ini hatırlayabiliyoruz, diye..
 
Benim ilk aklıma gelen, Adnan KAHVECİ'nin yaşadığı trafik kazası. Hemen arkasından gelen de, Recep YAZICIOĞLU'nun yaşadığı trafik kazası.
 
Kimbilir, rahmetli Uğur MUMCU' da bombalı bir saldırıyla katledilmeseydi, öldürüldüğü aracının yerine daha kaliteli bir araca sahip olsaydı, kesinlikle yukarıda aklıma gelenlerin başında yer alırdı...
 
Siz, hala o alın terinizle satın aldığınız, araçlarınızın son sahibi olduğunuzu düşünebiliyor musunuz...?
 
Saygı ve Sevgilerimle,
 
İ. Siret BALİ
Bu posta 320 defa okundu