İsrail Neden Dünyada İlgi Odağı Olmaktadır
Prof. Dr. İbrahim ORTAS, Çukurova Üniversitesi,
16-19, 2009 Kasım 2009 tarihleri arasında İsrail'in Kudüs ve Ölü Denizde
(Jerusalem and the Dead Sea) yapılan "COST 870 aksiyonun çalışma grupları
(WG) WG4 ve İsrail Tarım bakanlığı Volcani Araştırma Merkezi tarafından
organize edilen bilimsel bir çalıştaya katıldım. Bilimsel ve kültürel olarak
çok zenginleştiğim bu toplantı süresince tutuğum notlarımdan bir kısmını
paylaşmak isterim.
İsrail kuzeyden güneye 470 km. Kuzeyde Goland tepeleri güneyde Negav çölü ve
kızıl deniz kadar uzanıyor. Haritada o kadar yerleşim yeri görülmüyor.
İsrail'in nüfusu yaklaşık 7 milyon yaklaşık 2 milyon kadar Arap yaşıyor.
Çoğunluğu dünyanın değişik yerlerinde gelmiş Yahudilerden oluşuyor. İlk
gelen Yahudiler kendilerine göre sistem kurmuşlar. Dışarıdan halen aldıkları
yüksek maddi destek ve askeri yardımı ile kendilerine uygun Kibutz'ler ile
yeni yapılar oluşturmuşlar. Son yıllarda Rusya, Yemen ve Kuzey Afrika'dan
gelen Yahudiler ile farklı insanlardan oluşan bir topluluk oluşturmuşlardı r.
Eski Kudüs'teki Osmanlı Padişahı Sultan Süleyman'ın yaptığı kalenin surları
arasındaki üç büyük dinin ibadet yerleri ve farklı inanıştaki insanların
giyim kuşamları ve diğer farklılıkları görülmeye değer. Özellikle batı
kısımların en yoğun yerleşim yerleri iç içe geçmiş. Özellikle Yahudi
yerleşim yerleri çok yoğun olarak modern kentlerden oluşmuştur. Yanı başında
ise doğru dürüst yoları bile olmayan, bildik manzaraların ya
İsrail dünyada genelde iki konuda varlığını göstermektedir.
Bunlardan birincisi İsrail'in bir din devleti olarak 1948 yılında Filistin
topraklarında kurulması ile başlayan gerginlik ve göz yaşı. Diğeri de bilim
ve teknolojide ileri araştırma ve teknoloji üretmesidir. İsrail'in işgal
ettiği topraklar ve bölgede uyguladığı şiddet insan hakları ihlalleri
dünyanın sürekli gündeminde olan bir konudur. Türkiye ile İsrail ilişkileri
de istenilen düzeyde gelişmediğini bunun etkileri ve yansımalarını her
alanda görmekteyiz. İsrail'de katıldığım bir bilimsel toplantı esnasında
yaptığımız çevre gezilerinde tuttuğum notların yayınlanabileceğ ini düşünen
ve Türkiye'den gelen tek kişi olarak İsrailli meslektaşım ikide bir sanki
Türkiye mesaj gönderir gibi "bak Türkiye'de bu konu yanlış biliniyor"
"Şurası orada söylendiği gibi değil" ifadeleri ile adeta Türkiye İsrail'i
yanlış tanıyor diyor. İsrail'de yapılan toplantıdan bir yıl önce 2008
yılında Ürdün'ün Irbid kentindeki Jordan University of Science and
Techmology bölümü ile Uluslararası Bitki Besleme Enstitüsünün düzenlediği
fert
Tarım Bakanı Toplantı İle Doğrudan ilgileniyor
Toplantının başlangıcında bir ara telefonu çalan toplantı yöneticisi dışarı
çıkıp geldiğinde tarım bakanının iyi dilekleri ileterek her konuda yarımcı
olacaklarını belirtiyorlar. Toplantı İsrail Bilim bakanlığı tarafından
desteklenmekteydi. İlgili yöneticiler de aynı şekilde ilgi göstermişlerdir.
İlgililerin ilgisi ve toplantının organizasyon şekli ülkenin bilme
verdikleri önemi ortay koymaktadır.
İsrail Eğitilmiş Nitelikli İnsana Sahiptir.
İsrail'deki toplantının bir kısmı Ölü Deniz kıyısında gerçekleşti. 2008
yılında Ürdün tarafında kalan Ölü Denizi de gezdirmişlerdi. Toplantı
sırasında iki tarafın gelişmişliğini ve bir çok yönden karşılaştırma şansım
oldu. Ürdün toplantısı sonrası organize olmanın ve yetişmiş insan
potansiyelinin önemini çevremdeki arkadaş ve dostlarım ile paylaşmıştım.
Genelde yaşam bakış açım insan eksenli olduğu için eğitilmiş, insani
değerleri yüksek, ne aradığını bilen insanın başarısı hep gördüğüm ve
izlediğim bir olgudur.
İsrail Tarımsal Üretimde İleri Teknoloji Ürünleri yetiştiriyor
Bugün İsrail dünyada ekonomik destek görmesine rağmen Dünyaya avuç içi kadar
sınırlı alanda ürettikleri ile ihracat yapabilmektedir. Ortadoğu'nun Akdeniz
iklim kuşağında suyun yetersiz olduğu sıcak kurak iklim kuşağında
toprakların kalitesinin bozulduğu tuzlu ve alkali toprak koşullarında yüksek
üretim yapmak ve dünyaya tarım ürünleri çiçek satabilmesi hepimizin ilgisini
çekmektedir. Tarım alanında bir çok ürünü doğrudan alandan pazarlamaktadı r.
Ülkemizde kurduğu şirketler ile Türkiye'ye de mal ve hizmet satabilmektedir.
Tohum üretimi önemsenmiştir. İsrail'de 20 tane ileri düzeyde tohum üreten
şirket var. Ayrıca çok sayıda fidan ve fide şirketi bulunmaktadır. Karpuz,
domates ve salatalık bölgedeki önemli ihracatlık sebzelerin tohumlarının
kilosu altından daha pahalıdır.
İsrail'de Eğitim Birinci Öncelik
İsrail güvenlik kaygısı en yüksek olan ülkelerin başında geldiği için eğitme
çok önem vermektedirler. Onun için eğitim her şeyin başında geliyor.
İsrail'in Ortadoğu'daki varlık nedeni eğitim, bilim ve teknolojiye verdiği
önemde gizlidir. Küçük ancak nitelikli nüfusu ile uçak ve elektronik
sanayisi ile dünyaya meydan okuyabilmektedir. Tarım teknolojileri tohum ve
damla sulama teknikleri ile dünyanın tarımsal çehresini değiştirmiştir. Ünlü
Çin özdeyişin de belirtildiği üzere "Planın, hedefin bir yıllık ise pirinç
ek; on yıllık ise ağaç dik, yüz yıllık ise insan yetiştir" anlayışına uygun
olarak insana yatırım yapmış. Üniversiteleri dünya klâsmanında bilim
yapmaktadırlar.
İsrail'de ilk ve orta eğitim 11 yıl bazen 12 yıl olabiliyormuş . Özel okul
yok denecek kadar düşük. Çoğunluğu kamu okulları ve genelde her tarafta
benzer eğitim veriliyor. Her öğrenci İbranice (Hibron), İngilizce ve Arapça
öğrenmek zorunda. Eğitim çok sıkı yapılmaktadır. Ayrıca her erkek genç 3 yıl
kızlarda 2 yıl askerlik eğitimi ve askerlik yapmak zorundadır.
İsrail'de Üniversiteler
Ülkede 5 üniversite var. Hepsi de aynı nitelikte değerli. Her biri kendi
çapında belirli alanlarda ileridirler. Meslek Yüksekokulu düzeyinde 6 yarı
özel üniversite belirli alanlarda diploma-sertifika verdiği belirtiliyor.
Üniversitede Hibron, İngilizce ve Arapça ders veriliyor. Arap öğrenciler de
aynı üniversitelerde okuyor ve Arapça seçmeli dersler de alıyorlarmış.
Üniversitede her öğrenci İngilizce bilir mi diye sorduğumda, evet, her
öğrenci İngilizce bilir dediler. İsrail'de bizdeki gibi bir üniversiteye
giriş sınavının olduğu ve bu sınavın bir bölümünde İngilizce düzeyini
belirleyen testleri içeriyor. Böylece öğrenciler üniversiteye kayıt
yapabilmek için mutlaka İngilizce bilmek zorunda. Yoksa üniversiteye
giremez.
Üniversiteler Seçici ve Niteliği Yüksek Tutuyorlar
Hebrrow üniversitesi 1925 yılında kuruluyor. İsrail'in en ileri
üniversitelerinden. Tarım alanında çok ileri çalışma yapılıyor. Diğer
üniversitelerin başka alanlarda başarılı araştırma ve eğitim yapılmaktadır.
Üniversitede öğretim üyesi olmak, araştırma kalitesi ve sürdürülebilirlik
konusunda kendi sistemleri ve öz denetimlerinin olduğunu öğreniyoruz. İsrail
her ne kadar dışarıdan besleniyor bile olsa sistem tamamen batıdan
esinlenilmiş ancak kendi standartlarını koymuşlar. Lisans üstü eğitimden
sonra araştırmacı olmak isteyen kişilerden araştırmacı olma gerekçesi
yanında ders verme becerisi de değerlendirilmekteym iş.
Bilim insanları çok seçici. İsrailli öğretim üyeleri sürekli kan tazeliyor.
Öğretim üyeleri her 6 yılda bir, bir yıllığına sbetikal'a zorunlu
gönderiliyor. Bu da üniversitelerin dünya ile paralel hareket etmelerini
sağlıyor. Hatta daha da ileri oldukları alanlarda bulunuyor.
Kendi çalışma alanımız tarım konusunda çok ileri ve bazılarını da ilk defa
kendileri çalışmışlardır. Damla sulama teknikleri, tohum ıslahı ve genetik
çalışmalarda çok ileri araştırma alt yapısı ve bilgi düzeyine sahiptirler.
Tuzlu toprakların ıslahı, tuzlu su ile bitkisel üretim gerçekleştirmek için
toprak ve bitkinin temel yasalarını iyi bilmek gerekiyor. Bu konularda
dünyada eşi benzeri olmayan çalışmalar yapıyorlar. Topraksız tarım kültürü
konusunda çok ileri çalışmalara sahipler. Su hasatı ve yönetimi konularına
ileri çalışmalar yürütülüyor. Doğal olarak kaynak sorunu yaşıyorlar. Ancak
dış destek ve Bilim ve teknoloji bakanlığı her konuda ileri teknolojik
çalışmaya önem veriyor ve araştırıcılarını destekliyor.
Filistin'de de Üniversite Var
Filistin'de de eski üniversiteler var. Şimdi sanırım yalnızca ders
veriliyor. Dersler nasıl yapılıyor konusunu bilmiyorum ancak kalitenin çok
iyi olmadığı biliniyor. Durumu iyi olan ailelerin çocuklarını Mısıra, Ürdün,
ABD ve Avrupa'ya gittiği belirtiliyor
Araştırma Enstitüleri Üniversite Gibi Çalışıyor
İsrail'de araştırmacı olmak çok zorlu bir süreci gerektiriyormuş . Önce
Araştırma Enstitüsünün talebinin olması gerekiyor. Baş vuran adayların biri
ilgili bölüm, biri Enstitü, biri Üniversite öğretim üyesi ve biri de diğer
kurumalardan oluşan 4 kişilik bir heyet kişiyi işe alma sınavından
geçiriyor. Ve kişi işe alındıysa 4 yıl boyunca izlenmeye alınıyor. Her yıl
araştırıcı kişisel başarı raporunu ilgili birime vererek yeteneğini ve etkin
çalışabilirliğini gösteriyor. 4 yıl sonra komite kişinin sürekli işe
alınabilirliğine karar veriyor. Ondan sonra da her iki yılda bir kişi
bilimsel çalışma kalitesi, yayın sayısı, yayınları kalitesi, kişinin İsrail
tarımı için yaptığı katkılar, Bölge için yaptıkları, ulusal komitelerdeki
rolü ve diğer etkinlikleri seminerler dikkate alınarak gelişmesi
değerlendirilmektedi r. İsrail'de Araştırma Enstitülerinde de Profesörlüğe
kadar çıkılabilir. Ancak her aşamada en az 20 kaliteli yayın yapmak
gerekiyor. Çalışmalar temel çalışma ancak pratikte de kullanılıyor olması
koşulu geti
Bilim adamı olmanın çok sıkı bir elemeden geçtiğini anlıyoruz. Amaç o alana
uygun kişi belirlemektir. Bizdeki gibi adamına göre iş alanı
yaratılmamaktadı r.
Bilim insanları ayrıca İsrail toplumuna karşı da sorumlu ve sosyal da olmak
zorundadırlar.
İsrail tarımı yol boyunca analiz ettiğim bütün alanlarda ne denli süzenli
olduğu görülüyor. İsrail tarımı hassas tarım. En küçük bir etkinin
ölçülebilir nitelikte yapılmakta olduğu görülüyor. Su damla ile gübre
miligram düzeyinde ilaç zamanında yapılıyor. Ürünlerin hasat zamanı belirli
analizlere sonrası karar veriliyor. Yaptığımız bilimsel toplantıya çiftçi
temsilcilileri ve doktoralı çiftçilerin izlemesi dikkatten kaçmadı.
Bir hafta boyunca İsrail Kuzey'de Golandan güneyde Ölü Denize kadar
yaptığımız gezi yanında Filistin kentlerine yaptığım geziler ve geçen sene
Üründe gördüklerim eğitim ve nitelikli insana sahip olmanın ne denli önemli
bir zenginlik olduğunu gösterdi. Örgütlenmek, organize olmak, dünya çapında
üniversite kurmak, kaliteli eğitim ile nitelikli insan yetiştirmenin önemini
bir kez daha gördüm.
Kendi Adıma Çıkardığım Ders
İsrail İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturmuş bir ülke. Temelde dünyanın
değişik ülkelerinde gelen ve her birinin kendine özgü zenginlik ve
birikimlerinin iyi organize edildiği bir ülke. Yurt dışlında sağladıkları
maddi ve manevi destek ile iyi organize olmuş bilim ve teknolojiyi ileri
düzeyde kullanma becerisini kazanmış ve sistematik hale getirmişler.
İsrail'e giderken ve gelirken uçakta tanıştığım İsraillilerin çoğunluğu
teknik eleman, iş adamı ve işletmeci kimliği yanında Atatürk Havaalanında
Avrupa'dan gelen çoğunluğu sıradan hizmet işi yapan Türk işçileri ile
karşılaştırınca Victor Hugo'nun "Bir ulusun büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile
değil, akıllı ve erdemli kişilerin sayısı ile belli olur" ifadesi ne demek
istediğini daha iyi anladım. Öztin Akgüç (13 Aralık 2009) tarihli yorum
köşesinde "Ülkelerin gerçek varlığı, gerçek zenginliği insandır" ifadesi
Victor Hugo'nun ifadesi ile bütünleşince çok daha anlamlı olmaktadır. Sayın
Akgüç "Ne kıymetli madenler ne de doğal kaynaklar" zenginliğidir. Gerçek
zeng
Türklerden de yurt dışında başarılı olmuş girişimci, eğitimli kişiler var
ancak genellemeye çalıştığımızda eğitim düzeyimizin halen ortalama 4 yıl
olması, okuma yazma bilmeyen kadın ve erkelerin % 30-10 arasında değişiyor
olması bunun yarattığı yansıma net olarak görülüyor. Türkiye'nin içinde
geçtiği süreçteki yaşanan bunca olayın önemli bir nedeni eğitim yetersizliği
ve kalitesi olduğu hep beynimi meşgul etmiştir.
İsrail ile ilgili tutuğum diğer notları ileride zaman ölçüsünde paylaşmaya
çalışacağım.
Bu posta 533 defa okundu
Prof. Dr. İbrahim ORTAS, Çukurova Üniversitesi,
16-19, 2009 Kasım 2009 tarihleri arasında İsrail'in Kudüs ve Ölü Denizde
(Jerusalem and the Dead Sea) yapılan "COST 870 aksiyonun çalışma grupları
(WG) WG4 ve İsrail Tarım bakanlığı Volcani Araştırma Merkezi tarafından
organize edilen bilimsel bir çalıştaya katıldım. Bilimsel ve kültürel olarak
çok zenginleştiğim bu toplantı süresince tutuğum notlarımdan bir kısmını
paylaşmak isterim.
İsrail kuzeyden güneye 470 km. Kuzeyde Goland tepeleri güneyde Negav çölü ve
kızıl deniz kadar uzanıyor. Haritada o kadar yerleşim yeri görülmüyor.
İsrail'in nüfusu yaklaşık 7 milyon yaklaşık 2 milyon kadar Arap yaşıyor.
Çoğunluğu dünyanın değişik yerlerinde gelmiş Yahudilerden oluşuyor. İlk
gelen Yahudiler kendilerine göre sistem kurmuşlar. Dışarıdan halen aldıkları
yüksek maddi destek ve askeri yardımı ile kendilerine uygun Kibutz'ler ile
yeni yapılar oluşturmuşlar. Son yıllarda Rusya, Yemen ve Kuzey Afrika'dan
gelen Yahudiler ile farklı insanlardan oluşan bir topluluk oluşturmuşlardı r.
Eski Kudüs'teki Osmanlı Padişahı Sultan Süleyman'ın yaptığı kalenin surları
arasındaki üç büyük dinin ibadet yerleri ve farklı inanıştaki insanların
giyim kuşamları ve diğer farklılıkları görülmeye değer. Özellikle batı
kısımların en yoğun yerleşim yerleri iç içe geçmiş. Özellikle Yahudi
yerleşim yerleri çok yoğun olarak modern kentlerden oluşmuştur. Yanı başında
ise doğru dürüst yoları bile olmayan, bildik manzaraların ya
İsrail dünyada genelde iki konuda varlığını göstermektedir.
Bunlardan birincisi İsrail'in bir din devleti olarak 1948 yılında Filistin
topraklarında kurulması ile başlayan gerginlik ve göz yaşı. Diğeri de bilim
ve teknolojide ileri araştırma ve teknoloji üretmesidir. İsrail'in işgal
ettiği topraklar ve bölgede uyguladığı şiddet insan hakları ihlalleri
dünyanın sürekli gündeminde olan bir konudur. Türkiye ile İsrail ilişkileri
de istenilen düzeyde gelişmediğini bunun etkileri ve yansımalarını her
alanda görmekteyiz. İsrail'de katıldığım bir bilimsel toplantı esnasında
yaptığımız çevre gezilerinde tuttuğum notların yayınlanabileceğ ini düşünen
ve Türkiye'den gelen tek kişi olarak İsrailli meslektaşım ikide bir sanki
Türkiye mesaj gönderir gibi "bak Türkiye'de bu konu yanlış biliniyor"
"Şurası orada söylendiği gibi değil" ifadeleri ile adeta Türkiye İsrail'i
yanlış tanıyor diyor. İsrail'de yapılan toplantıdan bir yıl önce 2008
yılında Ürdün'ün Irbid kentindeki Jordan University of Science and
Techmology bölümü ile Uluslararası Bitki Besleme Enstitüsünün düzenlediği
fert
Tarım Bakanı Toplantı İle Doğrudan ilgileniyor
Toplantının başlangıcında bir ara telefonu çalan toplantı yöneticisi dışarı
çıkıp geldiğinde tarım bakanının iyi dilekleri ileterek her konuda yarımcı
olacaklarını belirtiyorlar. Toplantı İsrail Bilim bakanlığı tarafından
desteklenmekteydi. İlgili yöneticiler de aynı şekilde ilgi göstermişlerdir.
İlgililerin ilgisi ve toplantının organizasyon şekli ülkenin bilme
verdikleri önemi ortay koymaktadır.
İsrail Eğitilmiş Nitelikli İnsana Sahiptir.
İsrail'deki toplantının bir kısmı Ölü Deniz kıyısında gerçekleşti. 2008
yılında Ürdün tarafında kalan Ölü Denizi de gezdirmişlerdi. Toplantı
sırasında iki tarafın gelişmişliğini ve bir çok yönden karşılaştırma şansım
oldu. Ürdün toplantısı sonrası organize olmanın ve yetişmiş insan
potansiyelinin önemini çevremdeki arkadaş ve dostlarım ile paylaşmıştım.
Genelde yaşam bakış açım insan eksenli olduğu için eğitilmiş, insani
değerleri yüksek, ne aradığını bilen insanın başarısı hep gördüğüm ve
izlediğim bir olgudur.
İsrail Tarımsal Üretimde İleri Teknoloji Ürünleri yetiştiriyor
Bugün İsrail dünyada ekonomik destek görmesine rağmen Dünyaya avuç içi kadar
sınırlı alanda ürettikleri ile ihracat yapabilmektedir. Ortadoğu'nun Akdeniz
iklim kuşağında suyun yetersiz olduğu sıcak kurak iklim kuşağında
toprakların kalitesinin bozulduğu tuzlu ve alkali toprak koşullarında yüksek
üretim yapmak ve dünyaya tarım ürünleri çiçek satabilmesi hepimizin ilgisini
çekmektedir. Tarım alanında bir çok ürünü doğrudan alandan pazarlamaktadı r.
Ülkemizde kurduğu şirketler ile Türkiye'ye de mal ve hizmet satabilmektedir.
Tohum üretimi önemsenmiştir. İsrail'de 20 tane ileri düzeyde tohum üreten
şirket var. Ayrıca çok sayıda fidan ve fide şirketi bulunmaktadır. Karpuz,
domates ve salatalık bölgedeki önemli ihracatlık sebzelerin tohumlarının
kilosu altından daha pahalıdır.
İsrail'de Eğitim Birinci Öncelik
İsrail güvenlik kaygısı en yüksek olan ülkelerin başında geldiği için eğitme
çok önem vermektedirler. Onun için eğitim her şeyin başında geliyor.
İsrail'in Ortadoğu'daki varlık nedeni eğitim, bilim ve teknolojiye verdiği
önemde gizlidir. Küçük ancak nitelikli nüfusu ile uçak ve elektronik
sanayisi ile dünyaya meydan okuyabilmektedir. Tarım teknolojileri tohum ve
damla sulama teknikleri ile dünyanın tarımsal çehresini değiştirmiştir. Ünlü
Çin özdeyişin de belirtildiği üzere "Planın, hedefin bir yıllık ise pirinç
ek; on yıllık ise ağaç dik, yüz yıllık ise insan yetiştir" anlayışına uygun
olarak insana yatırım yapmış. Üniversiteleri dünya klâsmanında bilim
yapmaktadırlar.
İsrail'de ilk ve orta eğitim 11 yıl bazen 12 yıl olabiliyormuş . Özel okul
yok denecek kadar düşük. Çoğunluğu kamu okulları ve genelde her tarafta
benzer eğitim veriliyor. Her öğrenci İbranice (Hibron), İngilizce ve Arapça
öğrenmek zorunda. Eğitim çok sıkı yapılmaktadır. Ayrıca her erkek genç 3 yıl
kızlarda 2 yıl askerlik eğitimi ve askerlik yapmak zorundadır.
İsrail'de Üniversiteler
Ülkede 5 üniversite var. Hepsi de aynı nitelikte değerli. Her biri kendi
çapında belirli alanlarda ileridirler. Meslek Yüksekokulu düzeyinde 6 yarı
özel üniversite belirli alanlarda diploma-sertifika verdiği belirtiliyor.
Üniversitede Hibron, İngilizce ve Arapça ders veriliyor. Arap öğrenciler de
aynı üniversitelerde okuyor ve Arapça seçmeli dersler de alıyorlarmış.
Üniversitede her öğrenci İngilizce bilir mi diye sorduğumda, evet, her
öğrenci İngilizce bilir dediler. İsrail'de bizdeki gibi bir üniversiteye
giriş sınavının olduğu ve bu sınavın bir bölümünde İngilizce düzeyini
belirleyen testleri içeriyor. Böylece öğrenciler üniversiteye kayıt
yapabilmek için mutlaka İngilizce bilmek zorunda. Yoksa üniversiteye
giremez.
Üniversiteler Seçici ve Niteliği Yüksek Tutuyorlar
Hebrrow üniversitesi 1925 yılında kuruluyor. İsrail'in en ileri
üniversitelerinden. Tarım alanında çok ileri çalışma yapılıyor. Diğer
üniversitelerin başka alanlarda başarılı araştırma ve eğitim yapılmaktadır.
Üniversitede öğretim üyesi olmak, araştırma kalitesi ve sürdürülebilirlik
konusunda kendi sistemleri ve öz denetimlerinin olduğunu öğreniyoruz. İsrail
her ne kadar dışarıdan besleniyor bile olsa sistem tamamen batıdan
esinlenilmiş ancak kendi standartlarını koymuşlar. Lisans üstü eğitimden
sonra araştırmacı olmak isteyen kişilerden araştırmacı olma gerekçesi
yanında ders verme becerisi de değerlendirilmekteym iş.
Bilim insanları çok seçici. İsrailli öğretim üyeleri sürekli kan tazeliyor.
Öğretim üyeleri her 6 yılda bir, bir yıllığına sbetikal'a zorunlu
gönderiliyor. Bu da üniversitelerin dünya ile paralel hareket etmelerini
sağlıyor. Hatta daha da ileri oldukları alanlarda bulunuyor.
Kendi çalışma alanımız tarım konusunda çok ileri ve bazılarını da ilk defa
kendileri çalışmışlardır. Damla sulama teknikleri, tohum ıslahı ve genetik
çalışmalarda çok ileri araştırma alt yapısı ve bilgi düzeyine sahiptirler.
Tuzlu toprakların ıslahı, tuzlu su ile bitkisel üretim gerçekleştirmek için
toprak ve bitkinin temel yasalarını iyi bilmek gerekiyor. Bu konularda
dünyada eşi benzeri olmayan çalışmalar yapıyorlar. Topraksız tarım kültürü
konusunda çok ileri çalışmalara sahipler. Su hasatı ve yönetimi konularına
ileri çalışmalar yürütülüyor. Doğal olarak kaynak sorunu yaşıyorlar. Ancak
dış destek ve Bilim ve teknoloji bakanlığı her konuda ileri teknolojik
çalışmaya önem veriyor ve araştırıcılarını destekliyor.
Filistin'de de Üniversite Var
Filistin'de de eski üniversiteler var. Şimdi sanırım yalnızca ders
veriliyor. Dersler nasıl yapılıyor konusunu bilmiyorum ancak kalitenin çok
iyi olmadığı biliniyor. Durumu iyi olan ailelerin çocuklarını Mısıra, Ürdün,
ABD ve Avrupa'ya gittiği belirtiliyor
Araştırma Enstitüleri Üniversite Gibi Çalışıyor
İsrail'de araştırmacı olmak çok zorlu bir süreci gerektiriyormuş . Önce
Araştırma Enstitüsünün talebinin olması gerekiyor. Baş vuran adayların biri
ilgili bölüm, biri Enstitü, biri Üniversite öğretim üyesi ve biri de diğer
kurumalardan oluşan 4 kişilik bir heyet kişiyi işe alma sınavından
geçiriyor. Ve kişi işe alındıysa 4 yıl boyunca izlenmeye alınıyor. Her yıl
araştırıcı kişisel başarı raporunu ilgili birime vererek yeteneğini ve etkin
çalışabilirliğini gösteriyor. 4 yıl sonra komite kişinin sürekli işe
alınabilirliğine karar veriyor. Ondan sonra da her iki yılda bir kişi
bilimsel çalışma kalitesi, yayın sayısı, yayınları kalitesi, kişinin İsrail
tarımı için yaptığı katkılar, Bölge için yaptıkları, ulusal komitelerdeki
rolü ve diğer etkinlikleri seminerler dikkate alınarak gelişmesi
değerlendirilmektedi r. İsrail'de Araştırma Enstitülerinde de Profesörlüğe
kadar çıkılabilir. Ancak her aşamada en az 20 kaliteli yayın yapmak
gerekiyor. Çalışmalar temel çalışma ancak pratikte de kullanılıyor olması
koşulu geti
Bilim adamı olmanın çok sıkı bir elemeden geçtiğini anlıyoruz. Amaç o alana
uygun kişi belirlemektir. Bizdeki gibi adamına göre iş alanı
yaratılmamaktadı r.
Bilim insanları ayrıca İsrail toplumuna karşı da sorumlu ve sosyal da olmak
zorundadırlar.
İsrail tarımı yol boyunca analiz ettiğim bütün alanlarda ne denli süzenli
olduğu görülüyor. İsrail tarımı hassas tarım. En küçük bir etkinin
ölçülebilir nitelikte yapılmakta olduğu görülüyor. Su damla ile gübre
miligram düzeyinde ilaç zamanında yapılıyor. Ürünlerin hasat zamanı belirli
analizlere sonrası karar veriliyor. Yaptığımız bilimsel toplantıya çiftçi
temsilcilileri ve doktoralı çiftçilerin izlemesi dikkatten kaçmadı.
Bir hafta boyunca İsrail Kuzey'de Golandan güneyde Ölü Denize kadar
yaptığımız gezi yanında Filistin kentlerine yaptığım geziler ve geçen sene
Üründe gördüklerim eğitim ve nitelikli insana sahip olmanın ne denli önemli
bir zenginlik olduğunu gösterdi. Örgütlenmek, organize olmak, dünya çapında
üniversite kurmak, kaliteli eğitim ile nitelikli insan yetiştirmenin önemini
bir kez daha gördüm.
Kendi Adıma Çıkardığım Ders
İsrail İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturmuş bir ülke. Temelde dünyanın
değişik ülkelerinde gelen ve her birinin kendine özgü zenginlik ve
birikimlerinin iyi organize edildiği bir ülke. Yurt dışlında sağladıkları
maddi ve manevi destek ile iyi organize olmuş bilim ve teknolojiyi ileri
düzeyde kullanma becerisini kazanmış ve sistematik hale getirmişler.
İsrail'e giderken ve gelirken uçakta tanıştığım İsraillilerin çoğunluğu
teknik eleman, iş adamı ve işletmeci kimliği yanında Atatürk Havaalanında
Avrupa'dan gelen çoğunluğu sıradan hizmet işi yapan Türk işçileri ile
karşılaştırınca Victor Hugo'nun "Bir ulusun büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile
değil, akıllı ve erdemli kişilerin sayısı ile belli olur" ifadesi ne demek
istediğini daha iyi anladım. Öztin Akgüç (13 Aralık 2009) tarihli yorum
köşesinde "Ülkelerin gerçek varlığı, gerçek zenginliği insandır" ifadesi
Victor Hugo'nun ifadesi ile bütünleşince çok daha anlamlı olmaktadır. Sayın
Akgüç "Ne kıymetli madenler ne de doğal kaynaklar" zenginliğidir. Gerçek
zeng
Türklerden de yurt dışında başarılı olmuş girişimci, eğitimli kişiler var
ancak genellemeye çalıştığımızda eğitim düzeyimizin halen ortalama 4 yıl
olması, okuma yazma bilmeyen kadın ve erkelerin % 30-10 arasında değişiyor
olması bunun yarattığı yansıma net olarak görülüyor. Türkiye'nin içinde
geçtiği süreçteki yaşanan bunca olayın önemli bir nedeni eğitim yetersizliği
ve kalitesi olduğu hep beynimi meşgul etmiştir.
İsrail ile ilgili tutuğum diğer notları ileride zaman ölçüsünde paylaşmaya
çalışacağım.
Bu posta 533 defa okundu


