SİTEDE ARA
ÜCRETSİZ PROGRAMLAR

Giveaway of the Day

BİZİ TAKİP EDİN
Anasayfa

Ol’uslarimizin ve sanrilarimizin “kaderimiz” olmakta Ol’dugu zamanlarda ve mekanlardayiz…
 
Ayirt etme yetenegimizi keskinlestirip; “Var” Ol’manin gercekten ne demek Ol’dugunu algilayarak, Kosmik Durusumuzu – Yonumuzu belirlememiz (Kozmik tarihimizi; kendimizi bilemedigimiz tum zamanlar boyunca gercekte bize ne olmus oldugu ve Simdi Buradan sonra ne olacagi ve nereye gidecegimiz), Evrensel Varolusumuzun “Nedenini” neye baglayacagimizi tespit etmis olmamiz ( icsel var olma nedenimiz) ve Ruh Kavrayisimizi bir An once derinlestirip ayaga kalkmamiz hayrimiza olacaktir.

Bu nedenle zihnin ve binlerce yildir semirmis Egolarin oyun malzemesi Ol’An, tum insanligin bilincinde sefilligin ve cehaletin nedeni Ol’An, inanildigi icin tum illuzyonik karmik baglari yaratan, secilmisleri- kurbanlari ureten, tanriciklari ve tapanlari icat eden; kader, okul, sinav, ders gibi kavramlara hicbir ogretinin, dinin ve sartlanmanin etkisi altinda kalmadan gonul gozu ile dikkatlice bakmanizi sevgiyle tavsiye ediyorum.
 
Biz insanlar Simdi Burada; bu dunyaya yiyip icip gezmek kendimizden gecmek icin gelmedik. Ama okulda okumak ve sinava girmek icin de gelmedik.
 
Okulda Ol’ma ve sinava girme iluzyonu; Evrende varliga yeni cikis yapan ve Evreni Sonsuzlugunu Sinirsizligini, Alemlerin ve boyutlarin paradoksal Varolusunu henuz anlayamayacak evrim skalasinda olan varlik boyutlarinda gecerli bir sanridir. Veya deneyimdir. Varlik buyudugunde Evrimlestikce “benlik Ol’uslarina” gore terk edilmesi hayrinadir.
 
Varligin; gorunuse cikisinda egitim araci iken, vakti saati geldiginde terk edilmez ise, Varligin icinden cikamayacagi hapishaneye donusur. Hapishane hem disardan illuzyona hizmet edenler tarafindan orulur hem de icerden Nefs tarafindan orulur. ( Okul, sinav ders  illuzyonundan beslenen Alemler ve varliklar bizler bu kavramlara deger atfettikce ve inandikca, sanriyi devam ettirmek icin ellerinden geleni yaparlar, cunku onlarda kendi secimleri geregi bunun uzerine tekamul etmektedirler.)
 
Bu illuzyonda zihin (nefs) Yaptigi hizmetler icin hem bu dunyada hem ahirette odul beklemeye, cezadan acidan kacmaya alisir ve kendine yasayabilecegi konfor alani olusturur. Bu oyun alaninda; secilmisler, kurbanlar, gorevliler, tanrilar, tapanlar ve dolayisiyla kader, aci, sefalet, atalet, kibir, karanlik akliniza gelebilecek ve bizim su anda Yeni Dunyayi yeryuzune indirme adina ilerledigimiz yolda birakmaya calistigimiz eski kavramlar ve tekamul yollari ortaya cikar.
 
Ve boylece Sonsuz zamanlardir, Dunya topragindan “Insan” olarak Varolusa cikmak uzere OL’An,  kendini henuz bilmeyen insanin ve haddini bilmeyen Alemlerin - varliklarin oyun alani olur.
 
Ne yaziktir ki bu Alemler; Insanin okulda, sinavda, ezada, cefada, Yaradan’dan ayri ve kul Ol’dugunu sanmasina neden OL’mus ve izin vermislerdir.
Halbuki Insani;  sadece koruyup kollamalari ve sevgiyle buyutmeleri gerekirken, insan icin “kader” yazmislardir.
 
Oysa ki Insanin “Kaderi” kendisi iken ve kaderin ismi “”Alemlerin Efendisi”” iken.
 
Maksat korumak, kollamak sefkatle sevgiyle “Varolusu”, hicliginde buyutmekse ve bu da guzelligin ve sevginin hatiri icin yapiliyorsa, ne kutlu varolusu sevgiyle yureginde buyutenlere ve kol kanat gerenlere.
 
Bazen “masallar” gercek diye anlatilir. illuzyon Ol’ur yasanan.
Bazen; “Gercekler” masal diye aktarilir. Masal diye sunulanin icindeki Sonsuz Gercektir. Ol’dukca bilinir. Bilindikce Ol’unur.
 
Gezegenlerin var Ol’masinin nasil ki bir nedeni yoksa, Ol’makta Ol’Anin da bir nedeni yoktur. OL’Andir.
Insan; Alemlerin Efendisidir. Tanri’nin sirrinin sirridir.
Neden derseniz, bunun da bir nedeni yoktur.
Cunku “Insan” nedensiz “Nedendir”.
 
Ol’makta Ol’Anlara; kendinin ve kendisi Ol’An Butunun hayrina Simdi Buradan sonra neden OL’acak “Nedendir”. Tabiî ki “Kendini Bilenlere”.
 
Bize ogretilerle belletildigi gibi, yalan yanlis anlatildigi gibi ne kuluz ne cezaliyiz ne sinavdayiz. Ne otesi var ne berisi.
 
Her sey Simdi Burada.
Ve bizler her An’da masumduk. Ve sevgiydik.
Bizler sadece ve sadece “buyuyorduk”.
Kendi zamanimiza ve mekanimiza. Momentimize.
Artik “Insan” buyumus ve moment dolmustur.
Her seyin caresi insanin “Kendisidir”. Kendisini Insan Ol’arak bilmesidir.
Canlar Insan icin calmaktadir.
“Kutsal Vaad” insan icin sunulmaktadir. Almak icin hazir ve nazir OL’Anlara.
Insan; Alemlere hiclikte kaftan bicecek OL’Andir. Manalandiracak ve Rahmet gibi yagacak Ol’Andir.
Son perdeyi indirecek, Tamamlayacak, Butunleyecek, kendini kendinde dengelemesiyle ve merkezlemesiyle Evrenleri ve Alemleri de dengeleyecek OL’Andir.
Kendini bilisiyle; kendine ve Alemelere “hayir”, kendinden vazgecisiyle Alemlere “yem” ve “ser” Olacak Ol’Ândir.
 
 
 
Artik Ol’maya kara vermeli ve “Kendimizi” gercegimize buyutmeliyiz.
Cunku artik cok sey biliyoruz.
Yeteri kadar dersimizi aldik.
Yeteri kadar aci ve keder cektik.
Yeteri kadar taptik ve kurban olduk.
Bu rolleri defalarca defalarca yasadik
Ne Alemlere ne de yucelere hic birine ihtiyacimiz yok. Kendimizi bilmemiz ve “kendimizden”  baska.
 
Vakit geldi. Artik buyuyebiliriz.
Insan; buyumeye kara verdiginde buyuyebilir, Ol’maya karar verdiginde Ol’abilir.
Ve Insan; O’ndan ayri degildir.
“O”; Sevgidir, Asktir, Nesedir. Dengedir.
Sevgiyseniz, asksaniz,  neseyseniz, dengede ve merkezde iseniz O’sunuz.
O An’da O’dan ayri degilsiniz. Ruh Kavrayisindasiniz ve muhtesemsiniz.
 
Bu nedenle O, Bir, Simdi, Burada, An, Ebedilik gibi halleri ve Ruhun durusunu; kelimelerin yettigince tarif etmeye calismis olan Ken Wilber’in kisa yazilarini yolunuza isIk olmasi icin sizinle sevgiyle paylasiyorum.
 
************Ken Wilber der ki; " Insan  Tanri’dan  ayri oldugunu  ve ona tekamul  ederek  varmaya calisabilecegini  sanir. Tanri’nin  bireye  acik gorunmeyebilmesinin nedeni, bu  hep  var  olan  Tanri  bilgisinin  biraz  tuhaf  dogasidir;  yani  “O”  ikilik- olmayan'dir ( "ikilik - olmayan" tam  olarak  Bir anlamina gelmez. Cunku ari Birlik daha cok kendi  Cokluk karsitini  disladigi  icin ikiliktir. Tekil Bir cogul Cok'a karsitken,  ikilik-olmayan  her  ikisini de  kapsar. "Ikincisi olmayan Bir'in anlami  "Karsiti olmayan Bir'dir, yoksa Cok'a karsit anlaminda  degildir. Hem coklugu  hem de birligi denge icinde kucaklar.)
Bir kimsenin onu biliyor gorunmemesinin tek nedeni, ozne olarak  kisinin ister  zihinsel  isterse fiziksel olsun  bir nesneye  baktiginda, seyleri  ikilik  icinde gormeye cok alisIk olmasi  ve "kendisi"  ve  "o nesne"nin  bambaska  iki  sey oldugu dusuncesiyle, " Evet  nesneyi  cok acik olarak  goruyorum" diye duyumsamasidir. Ozne olarak kisi, bundan dolayi, dogal  olarak Tanriyi da orada  bir yerde  bakilacak  ve kavranacak  bir  nesne  olarak  gorebilecegini  varsayar. Bu yuzden   o, kavrayici,  Tanriyi, yani  kavranani elde edebilmeli  diye dusunulur.
Ama  Tanri  elde edici  ve elde edilen  olarak   ikiye bolunmeyecektir.  Cunku  butundur. Tanri  oldugunuz  icin  elbette Tanriyi goremezsiniz.  Tipki gozun kendini gorememesi, kulagin  kendini isitememesi gibi.
 
Ve  Zenrin  basitce  soyle  der; "Kesen, ama kendini  kesemeyen bir kilic gibi;   goren ama kendini goremeyen  bir  goz gibi." Gercekten de, gozunuz  kendini  gormeye  calissa, kesinlikle  hic  bir  sey  goremez.  Benzer  olarak  bosluk  da, Tanri'yi aramaya  calistiginiz  su anda  goremediginiz  seydir.
“””“O”,   Bosluk, tam  olarak, her  zaman  aramakta  oldugunuz, ama hic  bir  zaman  bulamadiginiz  ya da   goremediginiz  seydir.   VE  TAM DA  O GOREMEYIS  O'DUR. """"
 
Gercekligin tumunde  yalnizca bir ikincisi  olmayan Bir vardir, ama yine de kisi, aliskanliktan  oturu, Onu  iki  yapmaya, bolmeye, boylece  sonunda  Onu yakalamaya  veya  surekli  bir  "varilmayan- varis "  yeri  olarak ayri  algilamaya calisir.
 
“””””Ken Wilber;  " ikilik –olmayanin (O’nun)  disinda  gercekte  hic birsey  olmadigi  icin, uzayda  ya da  zamanda  Tanrinin  olmadigi  hic bir  nokta  yoktur.  Bu, Tanrinin  bir  parcasinin---panteizmde oldugu  gibi--  her bir  seyde  bulundugu  anlamina gelmez, cunku bu  sonsuzun  icerisine  bir sinir  getirmek,  her  seye  sonsuz  pastanin  farkli  bir dilimini  yuklemek  demektir.  Dogrusu,  Butunun---ikilik-olmayanin--Tanrinin---uzay  ve zamanin  her  noktasinda  EKSIKSIZCE   ve BUTUN  olarak  bulundugudur   ve  bunun  nedeni  HER  BIR  NOKTADA   FARKLI  SONSUZUNUZUN  OLAMAYACAK  OLMASIDIR.  Aziz  Bonaventura nin dedigi  gibi; “Tanri  merkezi  her  yerde  olan ve cevresi  hic  bir  yerde  olmayan  bir  kuredir,"
Oyleki,  Plotinos'un  sozleriyle,  " hicbir  yerdeyse de,  hic bir yer  O  degildir."
 
"Tanrinin, ancak kendisi uzaysizsa,  uzayin  her  noktasinda  butunuyle  var  olabilecegine dikkat edin.   Nasil  ki  gozleriniz  yalnizca   kendisinde  kirmizi  renk  olmadigi  ya  da  "kirmizisiz" oldugu  icin  kirmizi  renkli  seyleri  gorebiliyorsa,  ayni  sekilde   Tanri da  tum  uzayi  kapsayabilir,  cunku  Kendisinde  uzay  yoktur, ya  da  "uzaysiz"dir.  "
 
"Ne  olursa  olsun, sonsuz  denilen sey,  baska  noktalar, uzaylar  ve boyutlar  arasinda   bir  nokta,  bir  uzay--hatta  cok buyuk  bir  uzay---ya da  bir  boyut  degildir;  tersine    noktasiz, uzaysiz, boyutsuzdur-- bircoklari  arasinda  bir  degil, ama bir  ikincisi  olmayan bir.  Ayni  sekilde,  sonsuzun  butunu    uzayin  tum  noktalarinda bulunabilir,  cunku  kendisi  uzaysiz  oldugundan, uzayla  catismaz  ve dolayisiyla  onu  butunuyle  kapsamak  icin  ozgurdur--tipki  sekilsiz  ve formsuz  oldugu  icin  suyun  tum sekil   ve formlardaki  kaplari  doldurabilmesi gibi.   Hem  sonsuz,  uzayin  her  noktasinda  kendi  butunlugu  icinde var  olduguna  gore,  sonsuzun  tumu   tam  BURADA   eksIksiz  olarak  bulunur.  Aslinda, sonsuzun  gozunden   orasi diye   bir  yer yoktur (  cunku, kabaca  dile  getirirsek, eger   oradaki  bir  baska yere  giderseniz, yine  yalnizca  buradaki  ile   ayni  sonsuzu   bulursunuz,  cunku   her  bir  yerde   baska  bir   sonsuzluk  bulunmaz.)"
 
"Zaman  icinde bu  boyledir.  Tanri  ancak  eger  Kendisi  zamansizsa, zamanin  her  noktasinda  butunlugu  icinde  bulunabilir.  Ve  zamansiz  olan  Ebedidir. Ebedilik    "sonsuz  zaman  suresi  degil, zamansizliktir". Baska bir  deyisle,   Ebedilik; hep-suren zaman  degil,  ama   zaman  olmaksizin  bir An'dir. Bu  yuzden zamansiz  oldugundan   Ebediligin  tumu  zamanin  her  noktasinda  butun  ve  tam  olarak   bulunur.
Dolayisiyla  ebediligin  tumu  tam SIMDI  zaten  vardir.  Ebediligin  gozunden,  ister   gecmis  isterse  gelecek  olsun, o zaman  diye  bir  sey  yoktur.  HER  YERDE  VE  HER ZAMAN  HAZIR   OLMANIN  ANLAMI  YALIN OLARAK  BUDUR.   TANRI  ESZAMANLI OLARAK,  HER YERDE  VE  HER ZAMAN  BUTUNLUGUN  ICINDE  BULUNUR.  "
 
"TANRIYI  HER  YERDE  VE  HER SEYDE  GOREMEYEN BIRI,  ASLINDA   ONU  HIC BIR YERDE  GOREMEZ."
 
"Yalnizca  daha ote  gelisim, yalnizca  daha  ote  evrim  olan  meditasyon- farkindalik    soyle ilerler----birlikten  birlige  bir  donusum,  ta ki  yalnizca  Birlik  olana  dek;  oyle  ki  Tanri,  uyarisiz  gelen  bir  fark edisin  ve  son  olarak  animsayisin  verdigi  sarsinti  icinde,  sessizce   kendi  kendine  gulumser,  gozlerini  kapar,  derin  bir  soluk  alir  ve milyonuncu  kez  kendisini  disavurur;  tumuyle  kendi  eglencesi  ve oyunu  olan  belirisinde  kendini yitirir. "" KEN  WILBER,  The  Atman Project
*********************************************************************************
 
“KENDI”  zaten  vardir  ve  biz  zaten  O'yuz.
 
Parcalar birlesecek Butunu olusturacak, Butun bizde olmayacak parcasiyiz dersek nasil “kendisi” OL’abiliriz.
 
Simdi YOL’dayim varacagim dersek;  dusunce ve secim An’daki “Gercekligimizi” yaratiyorsa nasil SIMDI BURADA OL’abiliriz.
OL’mak icin artik karar vermezsek nasil “Kendisi” olabiliriz.
 
Yaradan'in olmakta olani bilmemesi, “Kaderi” bilmemesi diye bir sey soz konusu olamaz. Olmakta olanin "Kendisi" zaten O'dur. Ve insan basitce “Kendisi” yani Efendi ise OL’makta Ol’anin hayri mi ser mi olacagini Ilahi Iradesi ile secer ve karar verir. Ve kendi kendini “Gercek” kilar. Ve “Kendisi” kaderdir.
 
Yaradan her Varligin secimini bilmektedir. Cunku Yaradan’dir.
Varlik Kader var derse; atalete girer. Irade ve cesaret gostermesini bilmek gerek.
Varlik Kader yok derse sefalete duser. Teslim OL’masini da bilmek gerek.
 
Nihayetinde Insan ne oldugunu basitce biliyorsa ve OL’uyorsa Efendidir. Ozgurdur. Kaderini yaratir.
Eger ki Insan “kendisinden” ve ne oldugundan bi haber ise kaderi yaratanlarin ve dolayisiyla da kendisi icin yaratilan kaderin kurbanidir.
 
Insana; ozgurluk, sevgi, ask, asalet kisaca Efendilik yakisir.
 
(Evrensel Varolus II – “Kendinin Sorumlulugu” ile devam edecek)
 
 
Yazan Nilgun Nart
03.05.2008 / Istanbul
Bu posta 831 defa okundu