Çok ama çok yakın bir dostumun kredi kartı öyküsünü sizlerle paylaşacağım. Bu dostum üst düzey bir kamu görevinden emekli olduktan sonra Antalya’ya yerleşti. Yaklaşık bir ay kadar önce kredi kartı isteği ile ülkemizin en büyük holdinglerinden birine ait amblemlerinde boynuzlar olan bir bankasına başvurmuş. Gelin bundan sonrasını onun bana anlattığı kelimelerle aynen aktarayım:
“ Kredi kartı başvurusundan 15 gün kadar sonra başvurduğum banka şubesine gittim. On güne kadar cevabın muhakkak geleceğini bildirdiler. Sabırla bekleyip on gün sonra tekrar şubeye vardım. Görevli memur hanım büyük ikramiye kazanmışım da müjdesini verircesine ağzı kulaklarında kredi kartı isteğimin kabul edildiğini ve kartımın kurye ile adresime gönderileceğini bildirdi. Merakla kredi limitimin ne kadar olduğunu sordum. Önündeki bilgisayarın ekranına bakıp, “ 850 lira” demez mi? Düşünmeden ve biraz da sertçe “ Kalsın” dedim. “ Başvururken bana gelirimi sormadınız. Bu konuda bir belge de istemediniz. Şimdi kalkmış komik bir rakam söylüyorsunuz. Kartınız da krediniz de sizin olsun” .
Doğrusu bankanın bu davranışı benim de çok garibime gitmişti. Sadece kendisi ve eşinin emekli, geliri aylık 3500 lira civarında idi. Ayrıca bildiğim kadarı ile kira geliri getiren bir ev ve bir dükkânları da vardı. Kendisine sordum; “ Bu durumu bankanın herhangi bir başka yetkilisine ilettin mi ?“ Anlattığına göre bir elektronik posta ile bankanın internet sayfasındaki adrese durumu aktarmış. On gün kadar sonra da cep telefonundan kendisini aramışlar. Telefondaki bayan görevli “Yapı Kredi Bankasından arıyorum” deyince de “ Benim bu saatten sonra Yapı Kredi Bankası ile bir işim olmaz “ diyerek telefonu görevlinin yüzüne kapamış. Bir daha da kendisini arayıp soran olmamış.
“ Neden telefon açan görevlinin diyeceklerini dinlemedin ?“ diye sordum. Bana yaptıkları densizliğe karşı bir tür intikam almış gibi oldum. Hem de gereken tepkiyi göstermiş oldum “ diyerek yanıtladı beni. Ben de kendisine yürekten hak verdim.
Merak ediyorum, haydi istihbarat servisiniz yok, müşteriden gelirini gösteren bir belge neden istemezsiniz? Arkadaşımın adını google arama motoruna yazıp bir tıkla bile onun hakkında dünyanın bilgisine ulaşabilirdiniz.
Bir yandan banka şubelerinin önünde, alış veriş merkezlerinde simit satar gibi kart pazarlamaya kalkarlar, öte yandan da böyle anlamsız işler yaparlar. Merak ediyorum, haydi istihbarat servisiniz yok, müşteriden gelirini gösteren bir belge neden istemezsiniz?
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Bankacı dostlar ne dersiniz?
İlhan ULUKÖSEpowered by SitelinkxBu posta 542 defa okundu






