YÜZÜM PAK değil, ama sana bakıyorum. Baktıkça aydınlığın yüzüme vurur diye utanmadan bakıyorum yüzüne. Seni korumaya çalışıyorum aciz halimle. Seni bulmasınlar, vurmasınlar diye dolabıma saklıyorum. O zamanlar bir liseli kızım işte. Bu kadar anlıyorum seni, bu kadar biliyorum. Dolaba girip gülümsüyorsun. El sallıyorsun bana. Yıllar sonra anlıyorum, ben seni korumaya çalışırken sen beni korumana alıyorsun.
Devamını oku...
Satış gücünüzü artırmak mı istiyorsunuz? O halde, ikna kabiliyetinizi geliştirmeniz gerekir.Peki, ikna kabiliyetinizi nasıl artırabilirsiniz? Müşterilerinizi satın almaya ikna etmede nasıl daha etkili olabilirsiniz?Aşağıda, Amerika’da yüksek ikna gücüne sahip satış uzmanlarının 10 sırrını bulacaksınız. Bunlar, ikna gücünüzü artıracak 10 yöntemdir. 1- Olumlu olun. Başarılı satış elemanları, olumlu kişilerdir. Kendileri, temsil ettikleri firmalar, sattıkları ürün ya da hizmetler, ikna etmeye çalıştıkları müşteri adayları ve yaşadıkları ülke hakkında olumlu düşünce ve yaklaşımlara sahiptirler. Her şeye olumlu bakarlar. Coşku, bulaşıcıdır. Yaşam ve yaptığınız iş hakkında heyecan duyduğunuzda, ikna gücünüz artar; çünkü, diğer insanları da heyecanlandırırsınız.
Devamını oku...
21. yüzyılda hala şiddet gören birçok kadın var. Kadınlara yönelik şiddet, yaygın olarak sanıldığı gibi sadece fiziksel şiddetle sınırlı değil.
21. yüzyılda hala şiddet gören birçok kadın var. Kadınlara yönelik şiddet, yaygın olarak sanıldığı gibi sadece fiziksel şiddetle sınırlı değil. Kadınlara uygulanan sözel, duygusal ve hatta ekonomik şiddet de aynı şekilde ruh sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Değişim Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden Psikolog Ayşe Yanık Knudsen yaşanan şiddetin boyutlarına ve etkilerine dikkat çekiyor;
Devamını oku...
Her nokta gizli bir (ah!)tır... Seviyorum diye haykıramamaktır... Boğazda düğümlenen iki çift sözdür... Dilin lal gönlün melal olduğu andır... Gözlerden süzülemeyen iki damla gözyaşıdır... Hissedilen fakat bir türlü yazılamayandır... Kelimelerin kifayetsiz kaldığı andır...
Devamını oku...
Dünya hayatında hep kötülük işleyen bir adamı ölünce cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama şöyle seslendi: "Hayatta iken tek bir gün bile birisine iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin." Günahkar adam uzun süre düşündükten sonra, bir keresinde ormanda gördüğü örümceği hatırladı. Balta girmemiş ormanda yürürken önüne bir örümcek ağı çıkmıştı. Adam ağı bozmamak ve örümceği ezmemek için o gün yolunu değiştirmişti. Heyecan içinde o günü meleğe anlattı. Melek adama gülümsedi ve ardından elini şaklattı. Gökten bir örümcek ağı inmişti.
Devamını oku...
Bir erkeğin hayatına kim bilir kaç kadın girer ve çıkar? Hangisine sevgilim, hangisine kadınım diye hitap eder acaba? İkisinin arasında ne fark var diyeceksiniz. Çok fark var. Şimdi ben kadın gözüyle erkekleri yazmak istiyorum. Ya da olmasını istediğim gibi yazıyorum. Yanlış isem lütfen beni yorumlarınızla uyarınız. Bir erkeğin hayatına giren kadınların hepsi sevgilidir. Ama bir tanesi vardır ki ona sadece “KADINIM” diye hitap eder. Sevgilim dediği, günlerini gün ettiği, hoş vakit geçirdiği, bazen boşluğunu dolduran, bazen hüzününü dağıtan, bazen onu eğlendiren, bazen onu dertlerinden uzaklaştıran ya da boş zamanlarını doldurandır. Hatta onunla evlenebilir bile. Çocukları bile olur. O artık çocuklarının annesidir. Bir insan olarak onu sever. Ona zarar gelmesini istemez. Bir zaman sevgilim dediği şimdi resmi olarak karısıdır.
Devamını oku...
|
Mutlu bir evliliği olan insan nereye giderse gitsin evini, ailesini özler. Mutlu bir evlilikte eşlerin birbirine bağlı ve dayanışma içinde olması büyük önem taşır. Evlilikte eşler arasında uyum olabilmesi için eşler iyi bir dayanışma içinde olmalıdır. Evlilikte kendilerini güven içinde hissetmeleri, karşılaştıkları sorunlarda yalnız olmadıklarını bilmeleri çok önemlidir. Acı tatlı her şey paylaşılırsa eşler kendilerini daha güçlü hisseder. Eşine güvenen, yalnız olmadığını bilen bir insan evliliğine daha çok katkıda bulunur. Evliliği sağlamlaştırmak için eşlerin; birbirlerine karşı, saygı sevgi ve güvenini kaybetmesine yol açan davranışlardan kaçınmaları, iyi bir dayanışma içinde olmaları gerekir. Bunun için eşler birbirlerinin ihtiyaçlarını bilmeli, karşılıklı ihtiyaçlarını doyurucu biçimde birlikteliklerini yürütmelidir. İyi bir dayanışma içinde olmak için:
Devamını oku...
Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, şiddet gördüğü için korunma isteyen kadın, önce 40 TL, kocasına tazminat davası açmak için de 281 TL ödemek zorunda Yeni HukukMuhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 1 Ekim2011’de yürürlüğe girmesiyle birlikte “önce para, sonra adalet” dönemi de başladı. Hukuk davalarında yargılama öncesi tüm masrafların peşin yatırılmasını düzenleyen yasa, pek çok hukuk davasının yüksekmasraflar nedeniyle hiç açılmamasına da neden olabiliyor. HMK’da düzenlenen peşin gider avansları sadece hukukdavaları için geçerli. Ceza yargılamaları devlet tarafından karşılanıyor. Ancak ceza yargılamasında ödenmesi istenen bazı bedeller de var. Kocasından şiddet gören bir kadının şikâyetiyle başlayan ceza soruşturmasında, kadın kocasından korunmayı talep ederse 40 TL ödemesi isteniyor.
powered by Sitelinkx
Devamını oku...
Susarız… Konuşulan konuyu boş, basit ve anlamsız buluyoruzdur, konuşmayı da gereksiz ve anlamsız buluruz… Susarız… Konuşulanlar öyle abes ve mantık dışıdır ki sadece hayretle dinler ve sessiz bir tepkiyle belli ederiz duruşumuzu… Susarız… Sessiz bir onaydır susuşumuz…Biraz utangaçlık belki ama içten bir katılıştır söylenenlere…
Devamını oku...
“Kendinizi idare ederken aklınızı, başkalarını idare ederken kalbinizikullanın.”
İngiliz Atasözü
Liderlik ve insan yönetimi bir ‘ruh sarraflığı’ işidir. Temelinde insanın kendisini karşı tarafın yerine koyması vardır. İnsanları etkilemek, motive etmek, harekete geçirmek, üretken kılmak, ancak onları anlamakla mümkün olabilir. Liderin görevi, birlikte çalıştığı insanların ruhlarına ulaşmak ve onların gönüllü katkılarını alabilmektir.
Devamını oku...
Kendine karşı dürüst olmayı unutma. Nasıl ? Üç şeyi hatırlamak gerekiyor! Bir , ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme : kendi iç sesini dinle , sen nasıl olmak istiyorsun ? Yoksa hayatın harcanır gider.
Devamını oku...
Çoğumuzun öptüğü kurbağalara bakıp, sonucunda kimsenin prense ulaşamamış olması, yüzümüze şu gerçeği çarpıyor: Prens falan yok! Neden mi? Çünkü biz de prenses değiliz! Mükemmeli arama sevdasıyla çıkılan yolculuklar, maalesef hüsranla sonlanıyor. Ya ne aradığımızı bilmiyoruz, ya çok iyi biliyoruz. Her iki koşulda da, sonucu bizi pek mutlu etmiyor.
Devamını oku...
|