Ülkeyi 10 yıllığına bana verseler ;
1- Çocuğu (0-15 yaş) olan anneleri asgari ücret üzerinden maaşa bağlardım:
Toplumun en küçük ve en temel birimi Ailedir.
Yeni yetişen çocuklar gerek temel eğitimden ve gerekse aile şefkatinden
mahrum kalmaktadır. Çocuk yetişiminde önemli faktör olan "ANNE" yi
rahatlatmak, aile yapılanmasına büyük bir katkı olacaktır. Çalışmayan
anne çocuğunu sabah okula göndermekle birlikte dönüşünde de karşılamayı
yaparak çocuğa güven telkin edecektir.
Bu girişim sonrasında
nüfus artışı beklenebilir, nevar ki; çocuklar arasında yaş sınırlaması
konulabilir Bir önceki çocuk ile yeni doğan çocuk arasında en az 6 yaş
olmalıdır gibi
Annenin evde olması bir süre sonra sıkıcı bir
zamanı doğuracaktır böylelikle TV ye saplanacak gibi görünen Anne
komşulukları geliştirecektir. Komşulukların gelişmesi bina bütünlüğü ve
samimiyetini sonrasında mahalle birliğini ilçe, il ve en sonunda da
toplum bütünlüğünü ortaya çıkarır.
Velevki boşta kalan Anneler
birlikte oturup TV izleyecek, varsın izlesinler izleme esnasında
izledikleri faydalı programlar olmasa dahi komşu ile birlikte
izlemeleri neticesinde sohbet ve fikir alışverişi gerçekleşecek
böylelikle de yorumlama yetilerini öldürmemiş olacaklardır. Bugüne
baktığımızda çalışan veya çalışmayan aileler tekil izleyici olarak
programlardan ne aldılar ise doğru ya da yanlış olarak bilinç
altlarında netleştirip kısıtlı olan sohbetlerde aldıkları fikri idda
noktasında savunur haldeler.
Annenin evde kalması günlük rutin
yaşam içinde olan annenin talebi doğrultusunda akşam yemeklerinin aile
çerçevesinde yenilmesini getirecek ve sofrada günün sohbetini
doğuracaktır.
Sabah düzenli kahvaltı ile okul öncesi
hazırlıkta bulunan çocukların eksikleri konuşulurken ilginin doğması
kaçınılmazdır. Yine okul dönüşü evde bir bekleyenin olması çocuğu
farklı yollara sapmasını engelleyeceği gibi eğitimi içinde annenin
gözetleyici konumunda görülmesi mümkün olacaktır.
Hafta içinde
devamlı evde bulunan anne hafta sonları için komşu, akraba, dost
ziyaretleri ve ya gezmek isteyecek dolayısıyla ailenin birlikte bu
uygulamaları yaşamaları mümkün olabileceği gibi birlikte geçirilen bu
zaman aile içi iletişimi güçlendirecektir.
2- Tarıma Ağırlık Verirdim:
Herhangi
bir araştırma yapmamama rağmen ülkemizde üretimin her geçen gün
azaldığını görmekteyim. Üretilenler cüz-i rakamlarla üreticiden
alındığından, üretici bugün sattığını yarın yerine koyabilme gibi bir
durum içinde olamıyor. Bu durum üretici (çiftçi) yi arayışlar içine
itiyor. Genç nesil ebeveynlerinin boşa giden çabalarından ders alıp,
para kazanmak için büyük şehirlere göç ediyor. Gerçekleşen göç nedeni
ile ailenin parçalanması da cabası.
TARIM SEKTÖRÜNDEKİ TÜM ÜRETİMLERE TALİP OLURDUM:
Üreticinin malı ucuza satma veya elinde kalma riskini ortadan
kaldırdığımızda Üretim artacağı gibi üretilene talep olduğundan
Üreticilerden uzuca mal alıp pahalıya satan firmaların ürünü alabilmek
için fiyatları yükseltmesi mümkün olacaktır. Alımda biraz daha yüksek
fiyat olduğundan bunun satışa da yansıyacağını düşünürseniz hayır
derim. Çünkü devlet aldıklarını belirli kar marjlarıyla satacağı için
serbest piyasadaki diğer satıcılar faiş rakamlar çekemeyecektir.
Bugün ithal ettiğimiz ürünleri yarın ihrac edecek konuma gelmemiz ülkenin gelir seviyesini de yükseltecektir.
Bazı
ülkeler daha uygun fiyatlara aynı ürünü Türkiye piyasasına sokmak
isteyeceklerdir. Bu durum karşısında YERLİ MALI mantığıyla düşünerek
hareket etmemiz halinde pazar bizlerin kontrolünde olacaktır.
Büyük
şehirlerde yaşayan göç etmiş kişileri ebeveynler köylerine kasabalarına
çağıracaktır. İşlenmeyen topraklar işlenmeye başlayacak (bakarsan bağ
olur bakmazsan dağ olur) ve yeşillenecektir. Büyük şehirlerden köylere
kasabalara doğru oluşacak akım sonrasında büyük şehirlerde yaşayanlar
ilk zamanlarda bazı aktivitelerden yoksun olabilirler nevar ki, süreç
içerisinde bulundukları bölgelerde bu ihtiyaçlara cevap verecek
girişimler olacaktır. (otel, restaurant, cafe, telekom, baz
istasyonları, dershane, okul, poliklinik, mağazalar vb.)
Köy
ve kasabaların şehirleşmesi hızla artarken bu yerleşim yerlerine
yapılacak yatırımlar sonrasında iş olanakları da doğacaktır. Üretilen
ürünü anında alım yapmak için kurulacak fabrikalar da ayrıca etkili
olacaktır.
Ülke geneline hızla yayılacak halkımız sayesinde her
karış toprağın değeri artacağı gibi gelecekte toprak altından çıkacak
cevherler (bor gibi) de yine bu ülke insanlarının kaynakları olarak
kalacaktır.
NOT : Diğer millet vekilleri de projeyi geliştirsin
SAĞCISINI
SOLCUSUNU ANLAMAM, NASIL ATALARIMIZ BU TOPRAKLAR VE EVLATLARI İÇİN
CANLARINI VERMİŞLERSE BİZLERİN YAPMASI GEREKENDE BUDUR. TÜRLÜ ŞAHSİ
MENFAATLERLE YAŞAYANLAR YANILGILARINI İŞ İŞTEN GEÇTİKTEN SONRA ANLARLAR.
BİRLİKTEN GÜÇ DOĞAR...
Kutbay


