Ağzına, diline, kalemine, yüreğine sağlık Bülent Demir kardeşim;
Bu satırları yazan bendeniz de İmam Hatip Lisesi mezunuyum. Ancak, hiçbir zaman dinimi beyninden başka yeriyle anlayanlardan olmadım. Ben de askerliğimi kısa dönem er olarak yaptım. Hem de yedeksubay olarak ve güneydoğuda yapmayı çok istememe rağmen.
Peygamberimiz (S.A.V.) zamanında da askerlik vardı; hatta savaşın en şiddetlileri vardı müslümanlar için. Çünkü sayıca çok azdılar ve kendilerine göre hem techizat hem de insan sayısı olarak kıyaslanamayacak güçlerle savaşmak zorundaydılar.
Bu savaşlarda hem Peygamberimiz hem de hafızlar bizatihi ön saflarda savaşmışlardı. Çünkü, hıfz ettikleri o yüce kitap ve o yüce peygamber, şehadetin önemini onlara en iyi şekilde anlatıyordu. Öyle ki, hafızlardan çok sayıda şehit verilmeye başlandığı ve Kur'an-ı Kerim, o zamana kadar hafızların ezberlediği düzen içerisinde yazılı olarak saklanmadığı için, müslümanlar arasında Peygamber Efendimiz de vefat ederse, Kur'an'ın gerçek haliyle korunamayacağı na dair korku oluşmuştur.
ANCAK, böyle bir tehlike olmasına rağmen ne Peygamber Efendimiz savaştan ve nöbetten vazgeçmiş, ne de hafızları savaş ve nöbetten men etmiştir. Çözüm olarak, Cebrail (A.S.) tarafından kendine bildirilen düzende, Kur'an-ı Kerim'i yazılı olarak bir araya getirmiştir.
ŞİMDİ, böyle bir Peygamberin getirdiği dine inandığını söyleyen bu zavallıların, kendilerinin (veya kendileri gibi olduğuna inandığı kişilerin) yerine başkalarını ölüme gönderebilecek kadar kendilerini mübarek görmelerine ancak acıyarak bakıyorum. Halbuki, bu kadar mübarek olduğuna inanan/inanılan kişilerin kendilerini şehadet mertebesine daha layık görmesi ve bunun için çaba göstermeleri gerekmez miydi? O hıfz ettikleri mübarek ve yüce kitap "ahirette şehitliğin, peygamberlikten sonraki en yüce makam olduğunu" söylemiyor mu?
Bu, dinini kaba etinden anlamaya meyilli sakat zihniyet yüzünden değil midir ki, İslamiyet'i hiç bilmeyen veya az bilen insanların aklında kara suratlı, kara bakışlı, kendinden başka düşünenlere karşı terörist zihniyetli, kadın budalası tipler canlanmaktadı r.
Ben son söz olarak şunları söylemek istiyorum:
Allah'u Teala'nın "Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik" dediği bir peygamber vasıtasıyla indirdiği dini, insanlara zulüm aracı olarak kullanmaktan çekinmeyen, bu tip insanlara bir müslüman ve bir İmam Hatip'li olarak asla hakkımı helal etmiyorum.
Abdullah Özkaya
***DİP NOT; mesleğinize bu paylaşım nedeni ile zarar gelmemesi adına, isminizin altındaki ünvanınızı sildim... ve bu paylaşım için de teşekkür ederim... saygılarımla.. . Atila IŞIK-güzelgrubum mod.***Bu posta 417 defa okundu


