Dün gece haberlerde ekrana düşen afet görüntülerinin arasında, işte adam gibi adam diyeceğimiz bir beyefendi ciğerimi dilim dilim eden o sözleri haykırıyordu. "BİZ BÖYLE BİR MİLLET DEĞİLİZ ARKADAŞLAR, ÇALMAYIN! BİZ BÖYLE BİR MİLLET DEĞİLİZ!"
Kimse bu feryadı duymadı bile. Selde kaybolmuş, canını vermiş vatandaşlarımızı n ortalıkta kalmış çantalarını dahi yağmalayan çapulcular selin bıraktığı balçıkla aynı hamurdan gelen "insanlıklarıyla" ne buldularsa doldurp götürmeye uğraşıyordu. Ampul kafalı sıkmabaşlar çamura bulanmış Orkid paketlerini pardesülerinin altına saklayarak çalarken ortalığa saçılmış silahları sanki bir alışveriş mağazasındaymış gibi ambalajlarını açarak seçenler bile vardı.
Kimisi kucağı aldığı kadar çaldı, kimisi felaket yerine dayadığı kamyoneti!
Aslında böyle bir manzara karşısında şaşırdım dersem yalan olur. İnsanları ortalık yere toplayıp gazetecileri de çağırarak yapılan yüzlerce "hayırsever" dağıtımlarda bir kutu ayran, bir plastik top için saçsaça başbaşa yumruk yumruğa girişilen kavga görüntülerine alıştırılan insanların felaketi çıkara çevirmeye kalkışması çok da yadırganmamalı .
İlanla indirim yapan alışveriş yerlerini kapısını kırarak hınca hınç dolduran, yaşlı çocuk demeden birbirini ezerek 3 kuruşluk çaput parçasına tenezzül etmeyi öğrenenlerdi o akbabalar.
Bir çuval kömüre, iki paket bulgura oyunu satanlardı. Yani kısacası "biz böyle bir millet değiliz" feryadına kulak verecek özsaygı, onur, gurur selden önce yelde savrulup gitmişti.
Komşu teyzenin verdiği uyduruk kağıt şekeri bile utana-sıkıla, ana babamızın gözünün içine bakıp, onay bekleyerek alan bizler,bu yüzsüzleştiren akbabalaştırma çalışmasının son örneğini geçtiğimiz günlerde RTE'nin Ankaralı çocuklara dağıttığı Çin malı oyuncaklar yüzünden korumaların izdahamdan kaçışlarında görmedik mi ?
Ekrana düşen afet görüntüsünü izlerken bir de şunu düşündüm, eğer bu felaket Doğu ve Güneydoğu'da olsaydı veya selde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı n isimlerinden soyadlarından hangi etnisiteye ait oldukları belirgin olsaydı, şimdi PKK destekcileri, bölücü şakşakcıların sözcüleri, ortalığa dökülmüş devletin nasıl ayrımcılık yaptığını ballandıra ballandıra anlatıp, açılım saçılım isteklerini tekrarlayarak ajitasyon üstüne ajitasyon yapıyor olacaklardı.
Şimdi ise ne AB'den ne o sözde "insan hakları" tellallarından ne de "özgürlükçü" şarlatanlardan tıs yok!
"Biz böyle bir millet değiliz arkadaşlar" haykırışı kulaklarımda yankılanırken, memleket manzarasını tiksinerek izliyorum !
Melike FK
Bu posta 436 defa okundu

