Sende Paylaş

Sende Paylaş

Site içi Arama
ÜCRETSİZ PROGRAMLAR
Giveaway of the Day
Kimler Online
Şu anda 62 konuk çevrimiçi
Ziyaretçiler
Bugün20217
Dün23069
Bu Hafta63663
Bu Ay168527
Toplam4984345
Anasayfa Blog GÜZEL YAZILAR

AddThis Social Bookmark Button

Kadınlar erkekleri anlama noktasında sıkıntı çeker. Aslında biz erkeklerin bizi anlamadığını iddia ederiz ama gerçekte erkekleri anlamak zor. Çünkü erkekler duygularını saklama gereği duyar. Duygularını açık açık ifade eden erkek bulmak sanırım zor. Kadınlar erkekleri anlamaz, anlayamaz çünkü erkekler kendileri tam olarak ifade etmez.

Peki erkekler neden duygularını sakma ihtiyacı hisseder ?

powered by Sitelinkx

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Toprak temizdi.
Gökyüzü ve hava temizdi. Bize sundukları da.
Biz de temizdik.

Pazardan peynir almak risk değildi, sokak satıcıları dosttu. Onlarla selamlaşıyorduk. Merhabanın hatırı vardı.
Hijyen, kalite ve garantinin belgesi işte bu merhaba idi. Sütçümüz, yoğurtçumuz, sebzecimiz vardı. Hal hatır sorduğumuz, hangi zeytinden hoşlandığımızı bilen, iyi peynirden bizi haberdar eden bakkalımız vardı. Şimdi. Şimdi potansiyel tehlike olarak görüldüğümüz ve üstümüz arandıktan sonra girdiğimiz süper marketlerin on binlerce çeşidinin arasında 'merhaba'dan mahrum alış veriş yapıyoruz. Labirentin içinde raflarda şekiller, mesajlar ve imajlar var.

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Bir eski Türk kasabasında, bir yaşlı derviş varmış. Bu yaşlı derviş, kasaba sokaklarında durmadan dolaşır, boyunada;

“Yapan, kendine yapar”! de- r dururmuş.

Bu sözü dilinden hiç eksik etmezmiş. “Yapan, kendine yapar”.

O kasabadaki kötü yürekli bir kadın, sık sık evinin önünden, “yapan, kendine yapar”, diye bağırarak geçen bu dervişten tedirgin olmuş, bıkmış.

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı:

- Hayrola, neden elimi öpmek istedin?

- Hocam, üç yıl önce sizin bir seminerinizi katıldım. Hayatım değişti. O seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size teşekkür etmek istiyorum; onun için elinizi öpmek istedim.

- Ne oldu, nasıl oldu?

powered by Sitelinkx

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona gore degişir...

Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken içtigin kahvenin tadı kederlidir... Kahve

telvesine yüreginin acısı karışır.

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Bakalım Psikiyatrist Doç.Dr.Sefa Saygılı dürüstlüğü ve dürüst insanın özelliklerini nasıl tanımlamış:

***Dürüstlük manevi bir yükümlülüktür.Yaradanımıza karşı sözümüzdür.Daha peygamberlik gelmeden “emin” lakabıyla tanınan Peygamberimize(s.a.v) bağlı olmanın gereğidir.Bu yüzden dürüstüğün seçiminden herkes kendisi sorumludur.Yani insan dürüst de olabilir,sahtekar da..Yetişme tarzımız elbet etkilidir ama kişi kendine çeki düzen vermek,dürüstlüğü hedeflemek zorundadır.Ve bunu yapabilir.

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Kırılmışlıklarımız var içimizde, Bizden başka hiç kimsenin bilemeyeceği,

Sevdalarımız var kıyıda köşede, gizli saklı yaşadığımız, Ama yinede umutlarımız

var geleceğe dair. Biliyoruz yaşadığımız hiçbirgün benzemeyecek bir diğerine.

Pişmanlıklarımızda olacak, keşkelerimizde.Öfkeleneceğiz belki sevdiğimize,

Olmadık sözler söyleyip, inşallah sende diyeceğiz ,günün birinde...

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Çıkmaz sokağa girmeden evvel dönmem gerekiyormuş köşeyi. Ne geri vitesi var bu taşıtın ne de geri dönmek için gerekli manevra alanı. Sadece dikiz aynasını takılı gözlerim ve arkada kalanlar.

Aslında çoğu insan bu sözü hayatlarının son demlerini yaşadıklarında, tüm çıkar yolların çıkmaz sokağa çıktığını sandıklarında söylerler. Halbuki, yaşamın her daim yeniden başlayabileceğine inanmaya çalışmalıyız.

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika bir şeydi. O gün peşinde o kadar
delikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.
Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir
kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular.
Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı... “Ben artık gideyim” demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı.
“Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi. “Kahveme koymak için.”

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Toprak temizdi.

Gökyüzü ve hava temizdi. Bize sundukları da.

Biz de temizdik.

Pazardan peynir almak risk değildi, sokak satıcıları dosttu. Onlarla selamlaşıyorduk.
Merhabanın hatırı vardı.

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

“Hocam siz bize kitap okuyun, kendinizi yetiştirin diyorsunuz. Anne babasının elinde kitap görmeyen çocuklara ders çalışma alışkanlığı kazandırmakta zorlanıyoruz diyorsunuz. Söylediklerinizde haklısınız. Ancak benim merak ettiğim başka bir şey var. Bizim anne babalarımız okuma yazma bilmiyordu. Evlerimiz de kütüphane de yoktu. Onlar bizi nasıl terbiye etti?”

Devamını oku...

 
AddThis Social Bookmark Button

Yasalar her zaman soyut kavramlar üretirler. Yasa dili ‘herkes’ der, ‘her kim’ der, ‘kişi’, ‘birey’ der. Ancak biliyoruz ki aslında kastedilen kavramlar somut olarak varsıl, beyaz yakalı ve erkek olanı tanımlar. Yoksulsanız, azınlık iseniz, farklı cinsel yöneliminiz varsa, hasta ya da sakatsanız, yaşlı iseniz, kadınsanız yasalardaki ‘herkes’ olamazsınız.

Yeni Anayasa taslağında ‘eşitlik’ kavramı ‘Herkesin…. Ayrım gözetmeden kanun önünde eşitliği….’ olarak tanımlanmış. Ardından da ‘kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korumayı gerektiren kesimler için alınması gereken tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...