Hayatın en sevdiğim - ve bazen en sevmediğim- yanı, bir '' beş dakkada değişir bütün işler '' durumunun gerçekliği..
Mesela oturuyorsunuz, can sıkkın,yapacak bir şey yok, bir telefon çalıyor, bir dostunuz arıyor, gidiyorsunuz yanına, orada hayatınızın akışını bir şekilde değiştirecek biri ile tanışıyorsunuz, bir kırılma noktası, bir kendinizi ifade etme fırsatı.. Hoş ..
Ya da, gayet keyiflisiniz, yolda yürüyorsunuz, yanınızda arkadaşınızla '' traditional turkish joke '' tadında kakara kikiri koşuşurken, pat diye bir çukura düşüveriyorsunuz, kırılan kemikler, agrı sızı, pis kokular vs.. Eh nahoş, haliyle...
Cepte para varken, sağlık yerinde iken keyif afiyette olmak, gördüğün çiçekte, denizin dalgasında yüce Ol anın izlerini görebilmek, neşe ile gülümsemek kolay biraz...
Peki, tam tersi durumda iken.. Hani eşinizden dostunuzdan olmuşken, insanlar size sırt çevirmişken, hastalıkla sıkıntıyla cebelleşirken, paranız suyunu çekmişken, sagınız solunuz agrırken, boşanırken, iflas etmişken falan...
Gene görebilecek miyiz yüce hayatin guzelliklerini?
Neşeyi ve sevgiyi bulabilecek miyiz kendi içimizde...
Evet, hayat beş dakkada değişebiliyor. .Evet biz iyi düşünürsek, pozitif olursak iyi ile karşılaşırız , '' secret''i okuduk, kesseler acımaz vs..
'' İyi '' ve '' kötü '' bize ait etiketler..
Bizim yargılarımız...
En sıkıntılı anlar bazen sadece bilmediğimiz hatırlamadığımız zamanlarda seçtiklerimiz, olsun dediklerimizin tezahür edişi olmasın sakın?
Şeyler..Sadece verdiğimiz değer üzerinde değişebilen bir şeyler olmasın sakın?
Sevdiginin gamzesi, yeni arabanın metalik rengi, şölen ziyafetleri, dost kahkahaları.. .ancak senin değer verdiğin oranda varlar..
Ancak bağlandığın kadar bağlarlar...Ancak senin gözünden mana bulurlar...
Sen seni bilir isen, nereye bakarsan görürsün guzellikleri
Sen seni bilir isen, açlıkta da, hastalıkta da, iftira ile iflas ile acı ile boğuşurken de görürsün herşeyi
Eğer, neşeni çalan telefonlara, karşılaşılan insanlara, bağlamaz isen...
Neşe'nin senin doğan olduğunu hatırlar isen..Neşe hep senle olur, sen de özgür..
'' Çukura düşme'' leri '' kötü '' diye etiketlemezsen. ..'' kötü öyle ise ben şimdi mutsuz olmalıyım '' demez isen.. '' çukurları cennete çevirebilecek gücün '' nerede olduğunu hatırlarsın...
Öğrenirsen değil..Hatırlarsan. .. Kim sana seni öğretecek ?!
Sana seni hatırlatabilirler, ancak sana seni öğretemezler.. .
Zaten bildiğin şey ancak hatırlatılabilir zira...
Şimdi hatırlama zamanı..
Cümleten hatırlamamız için çalan zilleri birbirimize gösterip duruyoruz..
Artık ne kendimizi, ne başkalarını kandıramayacağı z...
Biz ne isek oyuz...Biz ne isek oyuz...
BİZ ne isek O'yuz...
Bitimsiz Sevgimle,Bu posta 740 defa okundu
Mesela oturuyorsunuz, can sıkkın,yapacak bir şey yok, bir telefon çalıyor, bir dostunuz arıyor, gidiyorsunuz yanına, orada hayatınızın akışını bir şekilde değiştirecek biri ile tanışıyorsunuz, bir kırılma noktası, bir kendinizi ifade etme fırsatı.. Hoş ..
Ya da, gayet keyiflisiniz, yolda yürüyorsunuz, yanınızda arkadaşınızla '' traditional turkish joke '' tadında kakara kikiri koşuşurken, pat diye bir çukura düşüveriyorsunuz, kırılan kemikler, agrı sızı, pis kokular vs.. Eh nahoş, haliyle...
Cepte para varken, sağlık yerinde iken keyif afiyette olmak, gördüğün çiçekte, denizin dalgasında yüce Ol anın izlerini görebilmek, neşe ile gülümsemek kolay biraz...
Peki, tam tersi durumda iken.. Hani eşinizden dostunuzdan olmuşken, insanlar size sırt çevirmişken, hastalıkla sıkıntıyla cebelleşirken, paranız suyunu çekmişken, sagınız solunuz agrırken, boşanırken, iflas etmişken falan...
Gene görebilecek miyiz yüce hayatin guzelliklerini?
Neşeyi ve sevgiyi bulabilecek miyiz kendi içimizde...
Evet, hayat beş dakkada değişebiliyor. .Evet biz iyi düşünürsek, pozitif olursak iyi ile karşılaşırız , '' secret''i okuduk, kesseler acımaz vs..
'' İyi '' ve '' kötü '' bize ait etiketler..
Bizim yargılarımız...
En sıkıntılı anlar bazen sadece bilmediğimiz hatırlamadığımız zamanlarda seçtiklerimiz, olsun dediklerimizin tezahür edişi olmasın sakın?
Şeyler..Sadece verdiğimiz değer üzerinde değişebilen bir şeyler olmasın sakın?
Sevdiginin gamzesi, yeni arabanın metalik rengi, şölen ziyafetleri, dost kahkahaları.. .ancak senin değer verdiğin oranda varlar..
Ancak bağlandığın kadar bağlarlar...Ancak senin gözünden mana bulurlar...
Sen seni bilir isen, nereye bakarsan görürsün guzellikleri
Sen seni bilir isen, açlıkta da, hastalıkta da, iftira ile iflas ile acı ile boğuşurken de görürsün herşeyi
Eğer, neşeni çalan telefonlara, karşılaşılan insanlara, bağlamaz isen...
Neşe'nin senin doğan olduğunu hatırlar isen..Neşe hep senle olur, sen de özgür..
'' Çukura düşme'' leri '' kötü '' diye etiketlemezsen. ..'' kötü öyle ise ben şimdi mutsuz olmalıyım '' demez isen.. '' çukurları cennete çevirebilecek gücün '' nerede olduğunu hatırlarsın...
Öğrenirsen değil..Hatırlarsan. .. Kim sana seni öğretecek ?!
Sana seni hatırlatabilirler, ancak sana seni öğretemezler.. .
Zaten bildiğin şey ancak hatırlatılabilir zira...
Şimdi hatırlama zamanı..
Cümleten hatırlamamız için çalan zilleri birbirimize gösterip duruyoruz..
Artık ne kendimizi, ne başkalarını kandıramayacağı z...
Biz ne isek oyuz...Biz ne isek oyuz...
BİZ ne isek O'yuz...
Bitimsiz Sevgimle,Bu posta 740 defa okundu


