SİTEDE ARA
ÜCRETSİZ PROGRAMLAR

Giveaway of the Day

BİZİ TAKİP EDİN
Anasayfa

Kırgınlıklarla acı duyduğumuz anlarda,bizi acıtanlara bakıp, onları başka dünyalardan gelen Anne Babalar mı büyüttü diye sorarız kendi kendimize... Elbirliği ile götürürler yalnızlığa, bu yüzden herkes biraz suçludur büyüdükçe yalnızlığa kapılıyorsak...


Eğer hala son insanlık dersini alan insanlar azınlıkta ise; varlığını hiçbir savaşın, kavganın bozamadığı tabiattan almamız gereken bu son ders olan 'huzur ve sükunet' bozulmaya mahkudur...

Doğumgünü kartlarına yazarım, herkesin bildiği sıradan dedikleri bu cümleyi; bir de ısrarımı yükleyip.
'Herşey ama herşey gönlünce olsun.' Neler ister gönüllerimiz?..


Ürettiğimiz sevginin, bir gün gelip kapımızı çalmasını mı?... O en yalnız kaldığımız zamanlarda kucaklamak, çocuk yüreğimizden uzaklaştıkça,göğsümüze bu sevgilerimizi yeniden basmak için mi?..


Gönüle ne basılır?..


Neler basılmaz ki gönüllere... Herbirimiz hep bu soru(nun) peşinden koşmadık mı bir ömür boyu... Bizi mutlu eden bir tek şey için yorulmadık mı?.. Ne iyi olurdu değil mi,her şey gönlümüzce olsa... Yaşamak için sadece kendi kalbimiz yetseydi...


Bir gün ağlıyordum, elime aldığım kitabımda kendimi, derdimi unutmaya çalışırken şu cümle ile yine geliyordum kendime.


'Ağlamasak gökkuşağı olmaz ki yüreğimizde...'


Ağlayan açılır...


Her şey ama her şey gönlümüzde olur...


"sen varsan mutluyum, sen yoksan mutsuz
kim ne derse desin inanmam
aşk varsa mutluyuz, aşk yoksa mutsuz
kocaman adamlar,kocaman kadınlar gördüm
aşk için çocuklar gibi ağladılar..."


___Olcay Yanmaz___


'DEV'lerin ayrılığı büyük olur ...



Ayrılık...
Hz. Ali der ki "ilim bir noktaydı cahiller onu çoğalttı."
Ayrılık tek kelimeydi onu sevdalılar çoğalttı zannımca..
Tabiat 'tan anlayacağımız çok şey var..En başta huzur ve sukunet..Doğru..


Ayrılık...
Şimdi önemli olan ;
Ne Kays'ın Leyla tutkusu,ayrılığı...
Ne Züleyha'nın Yûsuf tutkusu,ayrılığı..
Çözülmesi gereken "Sema'nın Arz'a" olan aşkı ..
Kimseye söylemeselerde emin olun aşık onlar birbirlerine ..hem de var yaa delicesine..


Öyle bir aşk ki;
Kainat yaratıldığından beri var olan..
Bir çığlıkla(bum) ayrılan ,ayrılık o ayrılık..
Kıyamet kopana kadar kavuşamayacak olan..
Varsa bilen bu sihirli aşkı anlatsın..


Nasıl bir aşk ki?
Bu kadar duru !
Bu kadar taze!
Bu kadar doğurgan!
Bu kadar heybetli !
Bu kadar beyaz ve bu kadar kahverengi !
Bu kadar 'ayrılıkla çoğalan' !
Bu kadar ...
Bu kadar..


İşte ; diyorum Seden Gürel misali "devlerin aşkı büyük olur" ve dahi ayrılıklarıda ..
Çaktığı şimşeklerle sevgilisinin gönlünde oluşturduğu yarıkları (korkuları)
yağmurlarıyla(gözyaşlarıyla) tamir eden ,sevgilisini nazarlarından akıttığı en pak sularla yuyan-yıkayan kaç sevgili var? Ya da var mı bu kadar duru seven ve dahi sevilen?


Sanırım sekr halindeyim yine..
Latifeler dolaşmış birbirine...
Derinlerde kaybolmadan ,tut elimden hele Cebrail'im çıkalım kuyudan..
Zira bu yü(re)k ağır bize ...


/yoruldum mu?
daha yaşamaya başladım mı ki?/

? ? ? ? ?Bu posta 913 defa okundu