SİTEDE ARA
ÜCRETSİZ PROGRAMLAR

Giveaway of the Day

BİZİ TAKİP EDİN
Anasayfa

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği önderliğinde, Türkiye’nin en büyük işveren ve işçi örgütleri HAK-İŞ, TÜRK-İŞ, TESK, TİSK, KAMU-SEN, TİM, TÜSİAD ve MÜSİAD bir araya gelerek, “Kriz varsa çare de var” ismiyle bir seferberlik başlatmışlar.

 

Bu kelli felli adamlar, kendi üzerlerine düşen her ne varsa (ki benden fazla bişelerin düştüğü kesin)  harfiyen yerine getir(ebil)mişler gibi ‘benim memurumun, benim işçimin, benim köylümün, benim işsizimin ve benim garip gurebamın’ cebindeki üç otuz paraya göz dikmişler..

Eve Kapanma Pazara çık; ‘Nası yani, para yok ki abi, işten yeni atıldım, aylardır maaşımı alamıyorum, kiramı ödeyemiyorum’

‘Olsun sen pazara çık, cebindeki son on parayı da simit ve çaya yatır..

 

‘Eeee, sonra nolcak..?’

 

‘Nolcak hiç.. Sen bizi dinle ‘Eve kapanma pazara çık’

 

Ulen, evin önüne çıkamıyor millet siz pazara çık diyorsunuz..

 

Hani her işadamı, işçi çıkarmak şöyle dursun ‘bir işçi fazla çalıştıracaktı’ noldu. Sen ondan haber versene..

 

İki cümlenizden birisi ‘Krizi fırsata dönüştüreceğiz’ idi, Krizi fırsata dönüştüren, kredileri geri çağıran, faiz indirimi yapmayan bankalara sesinizi duyurabildiniz mi sen ondan haber versene..

 

Merkez Bankası açıklıyor; “Bankalar gurk tavuk gibi paranın üstünde oturuyor.” gücünüz yetmiyor mu, ondan haber versene..

 

Krize tedbir alacaktınız. Ala ala bunu mu tedbir diye aldınız. Bu mu yani.. Çok yazık, çok yazık, çok yazık.. Vatandaş gene üzerine düşen vazifeyi yapacak..

 

Eve kapanma, pazara çık’ meşazıyla başlanan kampanyada, sonraki haftalarda üreticiye, çalışana ve Hükümet’e yönelik çağrılar da yapılacakmış.

Tam tersi olmalıydı hal bu ki;  En son çağrı benim memuruma, benim işçime, benim köylüme, benim işsizime ve benim garip gurebama” yapılmalıydı..

‘Bak canım benim, biz krize karşı her türlü ve bilumum tedbirleri almış vaziyetteyiz, sen daha ne diye eve kapanıyor ve ekonomik parametreleri allak bullak ediyorsun’ diye ikaz edilmeliydi.

Ne var ki, “ Alavera, dalavera, Mehmet gider nöbete” misali gene olan benim memuruma, benim işçime, benim köylüme, benim işsizime ve benim garip gurebama oluyor..

 

Bir zamanlar bir sayın MİT Müsteşarı “ bu televoleler adamı komünist yapar” demişti. Bu tuhaf kampanyalar ise adamı Marksist yapar.. Gerçi keşke yapsa, vahşi kapitalizmin ‘bırakınız yapsınların’dan, Marksizmin Artı değeri yaratan canlı emek azaldıkça bu değerden pay alan sektörler tıkanacaktır. öngörüsünü çooktaan takdir eder hale geldik.. ( “Marx, elbette haklı çıktı. Krizlerin kapitalist sistemin kaçınılmaz sonucu olduğunu söyleyen sadece o idi. Ama kriz demek kapitalizmin sonu demek değil. Onun sonunun gelmesi için sınıf mücadelesinin yükselmesi gerekir.” diyor yazar Sungur Savran)

 

Zaten ASKON Genel Başkanı Mustafa KOCA, krizin geldiği durumla ilgili olarak yaptığı değerlendirme de: `ABD kaynaklı  küresel kriz profesyonel bir ahlaksızlıktır.`dememiş miydi.

 

Eve Kapanma Pazara Çıkçılar, dahiyane fikirlerini şöyle hayli tuhafiye bir ‘hikaye(cik) ile’ besliyor, süslüyor,tezliyorlarmış.. Bakın şimdi;

 

"Küçük bir kasabada işler kesat, sokaklar bomboş, hava puslu, esnaf borçla yaşıyorken kasabanın oteline bir müşteri geliyor, 100 dolar kapora vererek, ’Kasabayı akşama kadar şöyle bir dolaşacağım, beğenirsem kalırım. Beğenmezsem akşam geldiğimde paramı alır giderim’ diyor... Otelci kapıyor 100 doları, kasaba koşuyor, borcunu ödüyor. Kasap kapıyor 100 doları, toptancıya koşuyor, borcunu ödüyor. Toptancı kapıyor 100 doları, kasabaya mal getiren tüccara gidiyor, borcunu ödüyor. Tüccar kapıyor 100 doları, odasını kullandığı otele koşuyor, borcunu ödüyor. Akşama doğru turist geliyor, ’Vazgeçtim, beğenmedim kasabanızı, kalmayacağım’ diyerek, 100 dolarını alıp, gidiyor” Hikaye(cik) bu.. 

 

Eve Kapanma Pazara Çıkçılara bakılırsa “Ama ne oluyor” muş? “Herkes birbirine borcunu ödüyor, sistemde para dolaştığı için, herkes geleceğe ümitle bakıyor." muş..

 

Ben  Mustafa KOCA’nın doğru tespiti gibi bu hikaye(cik)te de ‘profesyonel bir ahlaksızlık’ kokusu alıyorum.. Bu posta 473 defa okundu