Mutsuzluğa bahane bulmak çoğu insan için mutlu olmaktan daha kolay geliyor... Sizce de bu çok garip ve ironik değil mi?
İnsanların beklentisi vardır, bu da çok doğaldır, çünkü hayata çok değişik pencerelerden bakabilme yeteneğine sahibiz. Peki, bu yeteneğimizin ne kadar farkındayız? Öncelikle kendi hayatımıza başka açılardan bakabilmeyi öğrenmeliyiz ki, yaşamın genelini, derinliğini fark edebilelim..
İnsan önce kendinin, sonra içinde bulunduğu yaşamının ve arkasından da sahip olduklarının ayrımına varmalı, yani farkında olmalıdır ki tüm bunların değerini bilebilsin.
Afrika’daki açlar, savaşlar, kötüler, kötülükler, ihanetler vb... var diyerek konuya girebilirim ancak bu çok klişe olacaktır. Bunun yerine, sizin sahip olduğunuz şeylerin yarısına bile sahip olmayan insanlar olduğunun farkına varmanız gerektiğini hatırlatmak istiyorum.
Günümüz insanı maalesef maddeselliğe kendini çok fazla kaptırmış durumda. Egolarımız da devreye girerek özenme duygumuzu harekete geçirerek, " onda olan bende niye yok " diyerek bizleri hırslı olmaya davet etmektedir. Hep daha fazla, hep daha fazlasını isteriz... Sonunda hırs denen bu yıkıcı duygu bizleri kör eder. Göremeyiz, duyamayız ve bu da bizi mutsuzluğa sürükler..
MUTSUZLUK....Kulağa hiç hoş gelmiyor, değil mi?
Mutsuzluk, bir hastalık gibi, etrafımızı saran ve yaşantımızı esir alan bir virüs gibi. Mutsuz olmak bir yaşam tarzı haline gelmiş...Hatta kimimiz mutsuz olunca ironik bir şekilde mutlu oluyoruz. Bu bir kısır döngü gibi...
Para yok, aşk yok, sosyal çevre yok, o yok, bu yok diye söylenip dururuz. Peki, neyim var diye hiç sordunuz mu kendinize? Bir liste yapmanızı istesem , kaç madde yazarsınız sizce, çok mu az, sadece 2-3 madde mi? Bir deneyin lütfen ve hayretler içinde göreceksiniz ki aslında fark edemediğiniz o kadar çok şeyiniz var ki?
Bir ilişkim yok, beni seven-sevebileceğim biri yok ve mutsuzsunuz. Bir ilişkiniz var ama gene de mutsuzsunuz. Çok sorunlarınız var ve bu ilişkiyi ıskalamanıza neden oluyor.
Para yok mutsuzum mu diyorsunuz. Çok param var ama niye gene mutsuzum mu diyorsunuz? Mutlu olmak için alışveriş yaptın çılgınca. Bak bakalım, kaç çift gereksiz ayakkabın, giymediğin elbisen, sadece ucuz diye alınmış ama kullanılmayan ıvır zıvırın var? Eline geçen üç kuruş parayı harcadın, yetmedi kredi kartlarını ödenemez hale getirdin, bütün bunları mutlu olmak için yaptın, değil mi? Oldun mu?
Yalnızken mutsuzsun, arkadaşlarının yanında mutsuzsun. Bu kadar sorun içinde bir de onların saçma sorunları içinde boğuluyorsun.
Pekii nerede hata yapıyoruz?
Yaşam ve yaşamak her gün kendini geliştirmek ve ilerlemek demektir. Bunu da öncelikle ve ancak sahip olduklarımızın farkına vararak yapabiliriz. Bende niye bu-şu yok yerine, ne kadar çok şeyim var diyerek işe başlayabiliriz. MESELE ELİNDE OLANLARLA MUTLU OLMAK VE BU OLANLAR İÇİN ŞÜKRAN DUYMAKTIR.
Bazı kadınların her şeyi vardır ama farkında olamadıkları için, hiçbir şeysizdirler. Siz onlardan olmayın! Dönüp hayatınıza bakın, neler için şükretmeniz gerektiğini düşünün ve farkına varın. Kendi boşluğunuzu yaratıp sonra da onun içinde kaybolmayın. Zenginlik, elindekilere sahip çıkabilmektir. Bu elinizdeki maddesel ve manevi olan her şeydir. Buna sevgiliniz, eşiniz, çocuklarınız, sevdikleriniz, sevenleriniz ve aşkın her türlüsü de dahildir….


