26 Haziran’da Türkiye saatiyle 14.30 da, Oğlak-Yengeç aksının 4 ° 50 derecesinde gerçekleşecek olan Parçalı Ay tutulmasıyla ilgili olarak, bireysel ve dünya üzerindeki etkilerine kısa bir bakış yapalım, astroloji penceresiyle.
Ay tutulmaları artık hepimizin bildiği üzere, içsel doğamızla ilgilidir, bizlerin başlatacağı olayları yönetir, dış tesirleri burada bizzat bizler başlatırız başlatmalıyızdır. Dolunay zamanları tamamlama, kesip atma, gereksizlerin artık su yüzüne çıkması ve direndiğimiz sıkı sıkıya bağlandığımız ne var ise üzerimizden atmamamızın iyi olacağını bizlere gösteren etkiler taşır. Oğlak öncü işarettir, sosyal toplumu, toplumun üst kademesinde olan insanları, finans dünyasını ve yapılanmayı simgeler, burada güç savaşları vardır, inatçılık hakimdir, herkes tepeye çıkmak ister kimse aşağıya dönüp bakmaz, ezilen mi var üzülen mi var diye.
Gökyüzünde şekillenen karmaşık bir düzene giriyoruz bu aşikâr, öncü burçlarda olan tutulumlar temsil ettikleri alanlardaki konuları uzun süreliğine başlatırlar, düğmeye basmak gibi.
Global Tutulum Etkisi
Ay-pluto ile birleşim orbunda ve güneş-Merkür ile birleşmiş karşı durmakta, duygularda ve içgüdüsel davranışlarımızda yoğunlaşma, ego yükselimi, güç kullanarak kontrol kurma ve yine oğlak-yengeç’in muhafazakâr yapısında, eskiye ait değerlerde sosyal olarak bir uyanış ve devrimleri getirecektir. Merkür ve güneş enerjisiyle bunu içe atma değil daha çok görünür kılma, eyleme geçme etkisini verecektir. Dişil enerji ile eril enerjinin birleşimi ve ikisinin birlikte, eril enerjiye karşı çıkması, liderler ve yaşam kaynaklarını düzenleyen isimler arasında çatışmaları getirebilir Sözde görünen güçlüler ve aslında görünmeyen, gölgeleriyle dünyayı yönetenler arasında derin ve yoğun çatışmalar, Merkür’ün arabuluculuk, habercilik ve anlaşmaları yönetmesiyle, daha önceden yapılmış olan anlaşmaların fese edilmesi, hile ile yapılan işlerin açığa çıkması ve dünya sahnesinde ciddi anlamda mide bulandıracak pek çok olayın artık tamamlanma noktasına gelmesiyle son kez kusup bir daha ağzını açamaz duruma düşecek olan pek çok olaya şahit olacağız.
Plutonun tutulumdaki etkin rollerinden biri de, zor kullanarak güç elde etme ve yine suikastları de yönetmesi yer alır.
Başak burcunda seyreden Satürn ‘ün, yine öncü burçlardan olan Koç burcunda yer alan, Uranüs ve Jüpiter kavuşumuna, zorlayan etki vermesi, koç’un savaşçı yönlerini, Satürn’ün disipline etmeye çalışması, Uranüs ve jüpiterin her ülke ve her birimize göre yabancıları temsil etmesiyle, yabancısı olduğumuz konu ve topluluklarla gerilimleri artırabilir.
Satürn burada kilit noktada aslında, başak burcu, coğrafi tabloda, Anadolu topraklarını, Mezopotamya ve Basra körfezinin sınırları içine alır. Ve Koç Avrupa 'yı yönetir, bir yerde kendini korumak isteyen, dış dünyaya kapalı, kısıtlamaların yoğun olduğu ve acil güvenliğe ihtiyaç duyan Satürn, diğer tarafta Jüpiter desteğiyle güçlenmiş, yenilik yapmak isteyen, devrimleri ve kargaşayı yöneten Uranüs gücü. Hangi ülkeler bunlar biliyorsunuz zaten!
Uranüs ve jüpiterin, ay –pluto kavuşumuna kare açısı, dünya sahnesindeki bu gerilime muhatabı olmayanlarında müdahalelerde bulunacağının göstergesidir. Oğlak maddeseldir somut olanla ilgilenir, bir bakıma para dünyası ve yine pluto nun yer altını madenleri ve servet sahibi olan insanları yönetmesiyle, koç ta ki bu gerilim 2011 Mart ayına kadar etkin bir şekilde dünya sahnesinde, artık Uranüs ve Jüpiter’le, aleni bir şekilde abartılarak, kirli hesaplar ve oyunlar aleni bir şekilde gözler önüne serilecektir. Evet, bunları yazmak için astrolojiye gerek yok zaten meydanda olan şeyler, astroloji penceresinden de bakınca bu ilmin ne kadar muazzam bir dünya olduğunu ve yaratıcının dünya yaşamı üzerinde kurduğu sistemin yıldızlar aracılığıyla cereyan ettiğinin bir şekilde yine ispatıdır. Özellikle burç ve yıldızların anlamlarını yazdım irdeleyebilirsiniz. Bazı şeyleri ise yazamıyoruz maalesef, zaten gerginlik had safhada…
Türkiye için Tutulum Etkileri
İlk başta şunu söylemek istiyorum, Türkiye bu girmiş olduğumuz zorlu süreçte, tüm dünyayı etkisi altına alacak olayların başlangıç noktası olacak, , şuana değin dış politikada olan siyasi anlaşmalar ve topluluk, birlik gibi oluşumlara resti çekmenin zamanı geldiğini anlayacağımız bir bilinç hali canlanacak. Bu tutulumda transit palas(strateji, akıl oyunları, aklın en üst hali, zekâ, kurnazlık, savaş) ülkemizin güneşiyle kavuşumda ve tutulumda trine açı yapmakta ve natal pallasımızın üzerinde kavuşum yapmış bir kuzey ay düğümü desteğini de yanına alarak. Bu tutulum en çok ülkemiz adına iyi olacaktır. Geleceğin mimarı bir bakıma Türkiye’dir. Eğer bu etkiyi iyi değerlendirirsek, palaslın desteğiyle akıllı davranır, artık işgüzarlık yapmayı bırakır ve kendi başımıza karar verme yetisini kazanırsak Türkiye dediğim gibi yenidünya düzeninde geleceğin mimarı olacak. Yapı taşları Türkiye’den dağılacak yenidünya düzeninde. Bu bir ütopya değil. Birlikte göreceğiz. Elbette her doğum sancılıdır, elbette güneş doğmak için geceye muhtaçtır.
Tutulum ülkemizin 6.ev sonunda 7.evin kapısına 3 orb ile yaklaşımda ve güneş te 12.ev sonu aynı şekilde 3 orb ile 1.ev yükselenimize kavuşumda, 12.ev ülkelerin gizli düşmanlarını yönetir, baskılanmış bilincini, ülke aleyhine olan faktörleri, perde araksında dönen olayları, gizli planları yönetir. Ve 1.evde gözle görülür hale dönüşür, aynı şekilde 7.ev ise açık düşmanlar, ortaklık, dış ülkelerle olan anlaşmalar vb yönetir. Şimdi bu durumda yukarıda değindiğim konuları da ekleyince bir ortaklık, bir masaya yatırılacak acil durum, dış ülkelerle olan anlaşmazlıklar ve uzlaşmaya yanaşmamak gibi… Neticelerini göreceğiz birlikte.
Ülkemizin natal haritasında 10.evde yer alan admetos bu tutulumda i,kinci kilit noktasıdır. Kare zorlayan açı kalıbı içinde, pluto ve ay bileşkesine, admetos, katı, sabit, istikrarlı, dayanıklılık, askıya alınana işlerde hızlandırma, işlenmemiş hammaddelerimiz, kökenimiz, bilinçaltımızın en dibinin uyanışı gibi anlamları olan admetos karşı çıkacaktır, gerilimi tırmandıracaktır. Olması gerektiği şekliyle, uzmanlaşmayı da yönetir aynı zamanda ve 10.ev alanından 7.ev ve 1.ev alanına etkisiyle, sert olaylar demeçler ve kendini gösterme şeklinde vuku bulacaktır. admetos, ölüm halini yönetir şöyle ki, ölü gibi hareketsiz ölü gibi durağanlık ve en dipten gelerek yukarı doğru canlılığın simgesidir! Ani ve şaşırtan girişimler…
Ülkemiz tutulum yayında değil, doğal felaketler olması gerektiği gibi olacaktır bu çokta şaşırtan bir durum değildir, özellikle tutulum güzergâhını takip eden alanlarda olacaktır. Kanada’dan başlayıp, Amerika, pasifik okyanusu, Japonya, Avustralya ve yeni Zelanda ya kadar uzanacaktır. Bu bölgelerde doğa olaylarını tetikleyecektir yine liderler dünyasında, ekonomide, finans alanında zorlayan şaşırtan çöküşleri de gündeme taşıyacaktır. Bir nokta var ki ay-pluto kavuşum, koç Jüpiter-Uranüs kavuşumuna kare akla devrimi getirmiyor değil. Bir ülke içinde anlı bir devrim söz konusu, yönetim değişikliği söz konusu, suikast vb. durumlara açığız. Zaman olarak temmuz sonu-25 Eylül- 2011 başlangıcı…
“"coelum non animum mutant qui trans mare currunt"”
“denizi aşan insanlar ruhlarını değil, gökyüzünü değiştirirler" yani denizi aşıyoruz birlikte ve sadece değişen dış dünyamız olmasın, o denizi aşarken görüp yaşadıklarımızla ruhlarımızı da değiştirelim mi ne dersiniz? Fırtınanın içinde değişmeyen bilinç başka hiç bir şekilde değişmez. E bu fırtınalarda bizlere haybeye mi gelmekte oluşmakta, yooo hayır, yüce yaratıcı atraksiyon olsun diye mi bu tür olaylara göz yummakta hayır, e bizim için tüm bunlar, insan dünyanın halifesi değil mi, evet halifesi, e bizim durumumuz nedir * eşref-i mahlûkattan, ş.mahlûkat olma yolundayız hepimiz. Bir kişinin bilinci değişse kurtulsa idrak etse, başka bilinçlerde nasiplenmez mi, nasiplenir, her birimiz kendimiz için olacaklara odaklanmış durumdayız, biz iyi olduk diyelim, ne fayda dış dünya değişmemişse...”
Bireysel Ay Tutulması Etkileri
Öncelikle Facebook’ ta ki aileme sevgilerimle,
Bireysel olarak ay tutulması, içsel ve bizim artık tamamlamamız gereken olayların habercisidir, son noktaya gelen işlerimizi gözümüzün önüne getirecektir. Bu açılarına göre menfi de olabilir müspette, örneğin bir işyeriniz var, ortak diyelim, kardan ziyade zarardasınız ve bu sizi zorlamakta, siz ise inatla devam ettirme gayretindesiniz, zararın neresinden dönülse kar, tutulum 6.7.10.evinize denk geliyor (tamamen örnektir) ve Satürn ile haritanızda sert açıları var, siz hala direnmektesiniz peki bu tutulumda bu olayı noktalamazsanız ne olur? Bir kere zararınız olacaktır olmuştur da ve devamı niteliğinde elinizde bireysel olarak size ait olan değerlerde bu işe gidecektir ve sonuçta bu huzursuz eden iş durumu yine iyiye gitmeyecek ve olan kendinize ait olan değerlere de olacaktır. Midyat’a pirince giderken evdeki bulgur misali.
Bu tutulum özellikle oğlak, yengeç, koç, terazi burçlarının ilk onluğunda doğanlarda etkin olacaktır, ardından bu burçlardan birinde ilk onluğunda kişisel planetleri olanlar ve yine transitte bu noktaya temas eden planetlere sahip olanları ilgili olduğu ev ile alakalı konularda artık tamam deme durumuna getirecektir. Bir söz geldi aklıma şimdi, Şems Tebriz-i’ye ait idi yanılmıyorsam,
“Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın.”düzenim bozulur hayatımın altı üstüne gelir “diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını...??”
Oğlak-Yengeç aksındaki bu tutulum,, bireysel bazda, aile yapımızı,ebeveynlerimizi, gelecek garantimizi, finans dünyamızı etkilemekte.herkesin ebeveyni , ailesinden biri,yakını ölecek diye bir kaide yok, eğer ki bu tutulum üzerine sizin natal haritanızdaki diğer enstrümanlarla etkileşimi var ise ortaya hüzün bestesi çıkacaktır.yoksa her tutulum her kişiyi etkilemez emi.kimi bu tutulum sayesinde uzun zamandır düşlediği uzatmalı olan bir ilişkisini evlilikle sonuçlandırır belirteçler oturmuştur, kimi de artık aile yuvasının kendisine zarar verdiğini ve diğerlerinin de sağlığını bozduğunu idrak edip yoluna yalnız devam etme kararı alabilir.
Özet: her şey bilincimizle başladı ve yine bilincimizle devam etti, geldiğimiz ve getirdiğimiz dünya işte budur! Bundan sonrasında ise üstüne basa basa yinelemek istiyorum lütfen kendimiz değil ben değil, biz olarak bütünleşelim, gruplaşalım ama iyi için güzle için, ruhumuza bilincimize yakın olanlarla irtibatta kalalım ve bol bol dua edelim, bilinçlerimizi temizlemeye çalışalım, temiz bilinçlerle yücelir insanlık ve dünya bizlerin bilinci sayesinde durmakta ayakta ilave edeceğim daha pek çok terim ve açıklayacağım daha pek çok nokt var,lakin bu kadarını şimdilik yeterli görmekteyim emi. bu tutulumu daha iyi kavramak açısından lütfen sizler için faydalı olacaktır,zira sizleirn okumasının bana herhangi bir getirisi yok okumanızı talep ettim diye,lütfen daha önceki tutulum makalelerini ve yeni dünya düzeniyle ilgili yazılaırmı yeniden okuyunuz emi. Bilincini ben'e değil, bize açık edenlerle buluşmak ümidiyle.
SEVGİMLE KALIN emi
Elif Hece (Esmeralda)
http://astrolojistik.blogcu.com/26-haziran-parcali-ay-tutulmasi-lunar-eclipse-in-capricorn/8301811
powered by SitelinkxBu posta 525 defa okundu
Ay tutulmaları artık hepimizin bildiği üzere, içsel doğamızla ilgilidir, bizlerin başlatacağı olayları yönetir, dış tesirleri burada bizzat bizler başlatırız başlatmalıyızdır. Dolunay zamanları tamamlama, kesip atma, gereksizlerin artık su yüzüne çıkması ve direndiğimiz sıkı sıkıya bağlandığımız ne var ise üzerimizden atmamamızın iyi olacağını bizlere gösteren etkiler taşır. Oğlak öncü işarettir, sosyal toplumu, toplumun üst kademesinde olan insanları, finans dünyasını ve yapılanmayı simgeler, burada güç savaşları vardır, inatçılık hakimdir, herkes tepeye çıkmak ister kimse aşağıya dönüp bakmaz, ezilen mi var üzülen mi var diye.
Gökyüzünde şekillenen karmaşık bir düzene giriyoruz bu aşikâr, öncü burçlarda olan tutulumlar temsil ettikleri alanlardaki konuları uzun süreliğine başlatırlar, düğmeye basmak gibi.
Global Tutulum Etkisi
Ay-pluto ile birleşim orbunda ve güneş-Merkür ile birleşmiş karşı durmakta, duygularda ve içgüdüsel davranışlarımızda yoğunlaşma, ego yükselimi, güç kullanarak kontrol kurma ve yine oğlak-yengeç’in muhafazakâr yapısında, eskiye ait değerlerde sosyal olarak bir uyanış ve devrimleri getirecektir. Merkür ve güneş enerjisiyle bunu içe atma değil daha çok görünür kılma, eyleme geçme etkisini verecektir. Dişil enerji ile eril enerjinin birleşimi ve ikisinin birlikte, eril enerjiye karşı çıkması, liderler ve yaşam kaynaklarını düzenleyen isimler arasında çatışmaları getirebilir Sözde görünen güçlüler ve aslında görünmeyen, gölgeleriyle dünyayı yönetenler arasında derin ve yoğun çatışmalar, Merkür’ün arabuluculuk, habercilik ve anlaşmaları yönetmesiyle, daha önceden yapılmış olan anlaşmaların fese edilmesi, hile ile yapılan işlerin açığa çıkması ve dünya sahnesinde ciddi anlamda mide bulandıracak pek çok olayın artık tamamlanma noktasına gelmesiyle son kez kusup bir daha ağzını açamaz duruma düşecek olan pek çok olaya şahit olacağız.
Plutonun tutulumdaki etkin rollerinden biri de, zor kullanarak güç elde etme ve yine suikastları de yönetmesi yer alır.
Başak burcunda seyreden Satürn ‘ün, yine öncü burçlardan olan Koç burcunda yer alan, Uranüs ve Jüpiter kavuşumuna, zorlayan etki vermesi, koç’un savaşçı yönlerini, Satürn’ün disipline etmeye çalışması, Uranüs ve jüpiterin her ülke ve her birimize göre yabancıları temsil etmesiyle, yabancısı olduğumuz konu ve topluluklarla gerilimleri artırabilir.
Satürn burada kilit noktada aslında, başak burcu, coğrafi tabloda, Anadolu topraklarını, Mezopotamya ve Basra körfezinin sınırları içine alır. Ve Koç Avrupa 'yı yönetir, bir yerde kendini korumak isteyen, dış dünyaya kapalı, kısıtlamaların yoğun olduğu ve acil güvenliğe ihtiyaç duyan Satürn, diğer tarafta Jüpiter desteğiyle güçlenmiş, yenilik yapmak isteyen, devrimleri ve kargaşayı yöneten Uranüs gücü. Hangi ülkeler bunlar biliyorsunuz zaten!
Uranüs ve jüpiterin, ay –pluto kavuşumuna kare açısı, dünya sahnesindeki bu gerilime muhatabı olmayanlarında müdahalelerde bulunacağının göstergesidir. Oğlak maddeseldir somut olanla ilgilenir, bir bakıma para dünyası ve yine pluto nun yer altını madenleri ve servet sahibi olan insanları yönetmesiyle, koç ta ki bu gerilim 2011 Mart ayına kadar etkin bir şekilde dünya sahnesinde, artık Uranüs ve Jüpiter’le, aleni bir şekilde abartılarak, kirli hesaplar ve oyunlar aleni bir şekilde gözler önüne serilecektir. Evet, bunları yazmak için astrolojiye gerek yok zaten meydanda olan şeyler, astroloji penceresinden de bakınca bu ilmin ne kadar muazzam bir dünya olduğunu ve yaratıcının dünya yaşamı üzerinde kurduğu sistemin yıldızlar aracılığıyla cereyan ettiğinin bir şekilde yine ispatıdır. Özellikle burç ve yıldızların anlamlarını yazdım irdeleyebilirsiniz. Bazı şeyleri ise yazamıyoruz maalesef, zaten gerginlik had safhada…
Türkiye için Tutulum Etkileri
İlk başta şunu söylemek istiyorum, Türkiye bu girmiş olduğumuz zorlu süreçte, tüm dünyayı etkisi altına alacak olayların başlangıç noktası olacak, , şuana değin dış politikada olan siyasi anlaşmalar ve topluluk, birlik gibi oluşumlara resti çekmenin zamanı geldiğini anlayacağımız bir bilinç hali canlanacak. Bu tutulumda transit palas(strateji, akıl oyunları, aklın en üst hali, zekâ, kurnazlık, savaş) ülkemizin güneşiyle kavuşumda ve tutulumda trine açı yapmakta ve natal pallasımızın üzerinde kavuşum yapmış bir kuzey ay düğümü desteğini de yanına alarak. Bu tutulum en çok ülkemiz adına iyi olacaktır. Geleceğin mimarı bir bakıma Türkiye’dir. Eğer bu etkiyi iyi değerlendirirsek, palaslın desteğiyle akıllı davranır, artık işgüzarlık yapmayı bırakır ve kendi başımıza karar verme yetisini kazanırsak Türkiye dediğim gibi yenidünya düzeninde geleceğin mimarı olacak. Yapı taşları Türkiye’den dağılacak yenidünya düzeninde. Bu bir ütopya değil. Birlikte göreceğiz. Elbette her doğum sancılıdır, elbette güneş doğmak için geceye muhtaçtır.
Tutulum ülkemizin 6.ev sonunda 7.evin kapısına 3 orb ile yaklaşımda ve güneş te 12.ev sonu aynı şekilde 3 orb ile 1.ev yükselenimize kavuşumda, 12.ev ülkelerin gizli düşmanlarını yönetir, baskılanmış bilincini, ülke aleyhine olan faktörleri, perde araksında dönen olayları, gizli planları yönetir. Ve 1.evde gözle görülür hale dönüşür, aynı şekilde 7.ev ise açık düşmanlar, ortaklık, dış ülkelerle olan anlaşmalar vb yönetir. Şimdi bu durumda yukarıda değindiğim konuları da ekleyince bir ortaklık, bir masaya yatırılacak acil durum, dış ülkelerle olan anlaşmazlıklar ve uzlaşmaya yanaşmamak gibi… Neticelerini göreceğiz birlikte.
Ülkemizin natal haritasında 10.evde yer alan admetos bu tutulumda i,kinci kilit noktasıdır. Kare zorlayan açı kalıbı içinde, pluto ve ay bileşkesine, admetos, katı, sabit, istikrarlı, dayanıklılık, askıya alınana işlerde hızlandırma, işlenmemiş hammaddelerimiz, kökenimiz, bilinçaltımızın en dibinin uyanışı gibi anlamları olan admetos karşı çıkacaktır, gerilimi tırmandıracaktır. Olması gerektiği şekliyle, uzmanlaşmayı da yönetir aynı zamanda ve 10.ev alanından 7.ev ve 1.ev alanına etkisiyle, sert olaylar demeçler ve kendini gösterme şeklinde vuku bulacaktır. admetos, ölüm halini yönetir şöyle ki, ölü gibi hareketsiz ölü gibi durağanlık ve en dipten gelerek yukarı doğru canlılığın simgesidir! Ani ve şaşırtan girişimler…
Ülkemiz tutulum yayında değil, doğal felaketler olması gerektiği gibi olacaktır bu çokta şaşırtan bir durum değildir, özellikle tutulum güzergâhını takip eden alanlarda olacaktır. Kanada’dan başlayıp, Amerika, pasifik okyanusu, Japonya, Avustralya ve yeni Zelanda ya kadar uzanacaktır. Bu bölgelerde doğa olaylarını tetikleyecektir yine liderler dünyasında, ekonomide, finans alanında zorlayan şaşırtan çöküşleri de gündeme taşıyacaktır. Bir nokta var ki ay-pluto kavuşum, koç Jüpiter-Uranüs kavuşumuna kare akla devrimi getirmiyor değil. Bir ülke içinde anlı bir devrim söz konusu, yönetim değişikliği söz konusu, suikast vb. durumlara açığız. Zaman olarak temmuz sonu-25 Eylül- 2011 başlangıcı…
“"coelum non animum mutant qui trans mare currunt"”
“denizi aşan insanlar ruhlarını değil, gökyüzünü değiştirirler" yani denizi aşıyoruz birlikte ve sadece değişen dış dünyamız olmasın, o denizi aşarken görüp yaşadıklarımızla ruhlarımızı da değiştirelim mi ne dersiniz? Fırtınanın içinde değişmeyen bilinç başka hiç bir şekilde değişmez. E bu fırtınalarda bizlere haybeye mi gelmekte oluşmakta, yooo hayır, yüce yaratıcı atraksiyon olsun diye mi bu tür olaylara göz yummakta hayır, e bizim için tüm bunlar, insan dünyanın halifesi değil mi, evet halifesi, e bizim durumumuz nedir * eşref-i mahlûkattan, ş.mahlûkat olma yolundayız hepimiz. Bir kişinin bilinci değişse kurtulsa idrak etse, başka bilinçlerde nasiplenmez mi, nasiplenir, her birimiz kendimiz için olacaklara odaklanmış durumdayız, biz iyi olduk diyelim, ne fayda dış dünya değişmemişse...”
Bireysel Ay Tutulması Etkileri
Öncelikle Facebook’ ta ki aileme sevgilerimle,
Bireysel olarak ay tutulması, içsel ve bizim artık tamamlamamız gereken olayların habercisidir, son noktaya gelen işlerimizi gözümüzün önüne getirecektir. Bu açılarına göre menfi de olabilir müspette, örneğin bir işyeriniz var, ortak diyelim, kardan ziyade zarardasınız ve bu sizi zorlamakta, siz ise inatla devam ettirme gayretindesiniz, zararın neresinden dönülse kar, tutulum 6.7.10.evinize denk geliyor (tamamen örnektir) ve Satürn ile haritanızda sert açıları var, siz hala direnmektesiniz peki bu tutulumda bu olayı noktalamazsanız ne olur? Bir kere zararınız olacaktır olmuştur da ve devamı niteliğinde elinizde bireysel olarak size ait olan değerlerde bu işe gidecektir ve sonuçta bu huzursuz eden iş durumu yine iyiye gitmeyecek ve olan kendinize ait olan değerlere de olacaktır. Midyat’a pirince giderken evdeki bulgur misali.
Bu tutulum özellikle oğlak, yengeç, koç, terazi burçlarının ilk onluğunda doğanlarda etkin olacaktır, ardından bu burçlardan birinde ilk onluğunda kişisel planetleri olanlar ve yine transitte bu noktaya temas eden planetlere sahip olanları ilgili olduğu ev ile alakalı konularda artık tamam deme durumuna getirecektir. Bir söz geldi aklıma şimdi, Şems Tebriz-i’ye ait idi yanılmıyorsam,
“Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın.”düzenim bozulur hayatımın altı üstüne gelir “diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını...??”
Oğlak-Yengeç aksındaki bu tutulum,, bireysel bazda, aile yapımızı,ebeveynlerimizi, gelecek garantimizi, finans dünyamızı etkilemekte.herkesin ebeveyni , ailesinden biri,yakını ölecek diye bir kaide yok, eğer ki bu tutulum üzerine sizin natal haritanızdaki diğer enstrümanlarla etkileşimi var ise ortaya hüzün bestesi çıkacaktır.yoksa her tutulum her kişiyi etkilemez emi.kimi bu tutulum sayesinde uzun zamandır düşlediği uzatmalı olan bir ilişkisini evlilikle sonuçlandırır belirteçler oturmuştur, kimi de artık aile yuvasının kendisine zarar verdiğini ve diğerlerinin de sağlığını bozduğunu idrak edip yoluna yalnız devam etme kararı alabilir.
Özet: her şey bilincimizle başladı ve yine bilincimizle devam etti, geldiğimiz ve getirdiğimiz dünya işte budur! Bundan sonrasında ise üstüne basa basa yinelemek istiyorum lütfen kendimiz değil ben değil, biz olarak bütünleşelim, gruplaşalım ama iyi için güzle için, ruhumuza bilincimize yakın olanlarla irtibatta kalalım ve bol bol dua edelim, bilinçlerimizi temizlemeye çalışalım, temiz bilinçlerle yücelir insanlık ve dünya bizlerin bilinci sayesinde durmakta ayakta ilave edeceğim daha pek çok terim ve açıklayacağım daha pek çok nokt var,lakin bu kadarını şimdilik yeterli görmekteyim emi. bu tutulumu daha iyi kavramak açısından lütfen sizler için faydalı olacaktır,zira sizleirn okumasının bana herhangi bir getirisi yok okumanızı talep ettim diye,lütfen daha önceki tutulum makalelerini ve yeni dünya düzeniyle ilgili yazılaırmı yeniden okuyunuz emi. Bilincini ben'e değil, bize açık edenlerle buluşmak ümidiyle.
SEVGİMLE KALIN emi
Elif Hece (Esmeralda)
http://astrolojistik.blogcu.com/26-haziran-parcali-ay-tutulmasi-lunar-eclipse-in-capricorn/8301811
powered by SitelinkxBu posta 525 defa okundu






