Kendine dikkat et. Hayatta yanlislarin yerine dogrulari koymak
istediginde
sunu animsa: yapilacak ilk devrim insanin kendi içinde yapacagidir,
evet ilk
ve en önemli devrim budur. Insan kendi hakkinda bir düsünceye sahip
degilken, ne istedigini, hayattan ve insanlardan ne bekledigini
bilmiyorken
bir düsünce ugruna savasmak yapilabilecek en tehlikeli seylerden
biridir.
Hayatini basitlestirme ve ucuz zevkler ugruna harcama onu. Hayat
ilkbaharda
daglardaki karlarin erimesi kadar çabuk sona erer. Anlamadan bitiverir.
Yasadigimiz her saniye bize bahsedilmis birer mucize olsa gerek. O
kadar ki,
geri alinmasi ve tekrar yasanmasi olanaksiz. Bunu bil ve her sikintili
aninda bunu animsa. Acilari ve üzüntüleri, hayatinin büyük bölümüne
yayarak kendini
yipratma. Dolu dolu, heyecanla, severek, sevilerek yasa. Sevmekten ve
çok
sevilmekten korkma. Sevmek, en yüce deger; ölesiye, uçsuz bucaksiz
sevmek.
Sevilmekte bir o kadar. Sevmenin güzelligi, sevilmenin izdirabinda,
sevgisizligin
sizisi içimizde sakli. Bir gün arkana baktiginda - ki o gün mutlaka
gelecek - tüm
benligini pismanlik kaplamasin.
Yapamadiklarinin pismanligiyla degil, yapabildiklerinin hazziyla
yaslan.
Her zaman
yapilan yanlis nedir bilir misin? Hayatimizin ve hayatimizda yer eden
insanlarin hiç
degismeyecegini sanmaktir, trenin ray degistirmeden sonsuza kadar
gidecegini
düsünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir.
Artik çikis yolunun kalmadigini sandigin bir durumda, umutsuzlugun
zirveye
vardiginda, rüzgar hiziyla her sey degisir, alt üst olur ve bir andan
ötekine
geçerken kendini yeni bir yasantinin, yeni insanlarin içinde bulursun.
Dogru insan
ve insanlarla beraber olmak ise kaderin hayal gücünün renkliligine
degil,
tamamen
bizim seçimimize baglidir. Senin için çirpinan insanlara hak ettikleri
degeri ver.
Birileri için çirpinan, fedakarlik yapan, gerçekten
seven insanlari yeniden bulmak çok zor. Insan elindekilerin kiymetini
genellikle bilmez. Onlari kaybedince degerlerini anlar. Buna firsat
verme,
çok geç olabilir. Bir gün yolunu yitirdigini, sasirdigini hissettigin
zaman
agaçlari düsün, onlarin büyüme biçimini animsa. Unutma ki yapragi gür,
ama
kökü
zayif bir agaç ilk güçlü rüzgarda devrilir, oysa kökü güçlü ve az
yaprakli agaçta can suyu bin güçlükle dolasir. Kökler ve yapraklar ayni
ölçüde gelismelidir. Çevrendeki insanlar bunu saglayabilecek nitelikte
olmalidir; olaylarin içinde ve üstünde olmalisin, ancak böyle gölge ve
siginak sunabilir, ancak böyle dogru mevsimde çiçekler ve meyvelerle
donanabilirsin. Ve sonra önünde pek çok yol açilip sen hangisini
seçecegini
bilmedigin zaman herhangi birine, öylece girme; otur ve bekle. Hayatina
girecek insanlari belirlerken de buna dikkat et.
Dünyaya geldigin gün nasil güvenli ve derin soluk aldiysan öyle soluk
al,
hiçbir
seyin senin dikkatini dagitmasina izin verme, bekle ve gene bekle. Dur,
sessizce dur
ve yüregini
dinle. Seninle konustugu zaman kalk ve yüreginin götürdügü yere git,
yüreginin belirledigi kisiyi seç...Bu posta 446 defa okundu
istediginde
sunu animsa: yapilacak ilk devrim insanin kendi içinde yapacagidir,
evet ilk
ve en önemli devrim budur. Insan kendi hakkinda bir düsünceye sahip
degilken, ne istedigini, hayattan ve insanlardan ne bekledigini
bilmiyorken
bir düsünce ugruna savasmak yapilabilecek en tehlikeli seylerden
biridir.
Hayatini basitlestirme ve ucuz zevkler ugruna harcama onu. Hayat
ilkbaharda
daglardaki karlarin erimesi kadar çabuk sona erer. Anlamadan bitiverir.
Yasadigimiz her saniye bize bahsedilmis birer mucize olsa gerek. O
kadar ki,
geri alinmasi ve tekrar yasanmasi olanaksiz. Bunu bil ve her sikintili
aninda bunu animsa. Acilari ve üzüntüleri, hayatinin büyük bölümüne
yayarak kendini
yipratma. Dolu dolu, heyecanla, severek, sevilerek yasa. Sevmekten ve
çok
sevilmekten korkma. Sevmek, en yüce deger; ölesiye, uçsuz bucaksiz
sevmek.
Sevilmekte bir o kadar. Sevmenin güzelligi, sevilmenin izdirabinda,
sevgisizligin
sizisi içimizde sakli. Bir gün arkana baktiginda - ki o gün mutlaka
gelecek - tüm
benligini pismanlik kaplamasin.
Yapamadiklarinin pismanligiyla degil, yapabildiklerinin hazziyla
yaslan.
Her zaman
yapilan yanlis nedir bilir misin? Hayatimizin ve hayatimizda yer eden
insanlarin hiç
degismeyecegini sanmaktir, trenin ray degistirmeden sonsuza kadar
gidecegini
düsünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir.
Artik çikis yolunun kalmadigini sandigin bir durumda, umutsuzlugun
zirveye
vardiginda, rüzgar hiziyla her sey degisir, alt üst olur ve bir andan
ötekine
geçerken kendini yeni bir yasantinin, yeni insanlarin içinde bulursun.
Dogru insan
ve insanlarla beraber olmak ise kaderin hayal gücünün renkliligine
degil,
tamamen
bizim seçimimize baglidir. Senin için çirpinan insanlara hak ettikleri
degeri ver.
Birileri için çirpinan, fedakarlik yapan, gerçekten
seven insanlari yeniden bulmak çok zor. Insan elindekilerin kiymetini
genellikle bilmez. Onlari kaybedince degerlerini anlar. Buna firsat
verme,
çok geç olabilir. Bir gün yolunu yitirdigini, sasirdigini hissettigin
zaman
agaçlari düsün, onlarin büyüme biçimini animsa. Unutma ki yapragi gür,
ama
kökü
zayif bir agaç ilk güçlü rüzgarda devrilir, oysa kökü güçlü ve az
yaprakli agaçta can suyu bin güçlükle dolasir. Kökler ve yapraklar ayni
ölçüde gelismelidir. Çevrendeki insanlar bunu saglayabilecek nitelikte
olmalidir; olaylarin içinde ve üstünde olmalisin, ancak böyle gölge ve
siginak sunabilir, ancak böyle dogru mevsimde çiçekler ve meyvelerle
donanabilirsin. Ve sonra önünde pek çok yol açilip sen hangisini
seçecegini
bilmedigin zaman herhangi birine, öylece girme; otur ve bekle. Hayatina
girecek insanlari belirlerken de buna dikkat et.
Dünyaya geldigin gün nasil güvenli ve derin soluk aldiysan öyle soluk
al,
hiçbir
seyin senin dikkatini dagitmasina izin verme, bekle ve gene bekle. Dur,
sessizce dur
ve yüregini
dinle. Seninle konustugu zaman kalk ve yüreginin götürdügü yere git,
yüreginin belirledigi kisiyi seç...Bu posta 446 defa okundu


