SİTEDE ARA
BİZİ TAKİP EDİN
ÜCRETSİZ PROGRAMLAR

Giveaway of the Day

Anasayfa

Bir adam Hz. Ali’ye (k.v.) geldi ve:
    “Sana sormak istediğim dört sorum var” dedi.
    İlim Şehrinin Kapısı:
    “Buyur, sor!” dedi.
    Adam sordu:
    “Vacip nedir? Vacipten evvel vacip nedir?”
    Hz. Ali cevap verdi:
    “Tövbe etmek vaciptir; günahları terk ise ondan önce vaciptir.”


    Adam sordu:
    “Yakın nedir? Yakından yakın nedir?”
    Hz. Ali cevap verdi:
    “Kıyamet yakındır; ölüm ondan daha yakındır.”

    Adam sordu:
    “Acayip nedir? Acayipten daha acayip nedir?”
    Hz. Ali cevap verdi:
    “Dünya acayiptir; dünyayı sevmek ise ondan daha acayiptir.”

    Ve adam son olarak, şu soruyu sordu:
    “Zor nedir? Zordan daha zor nedir?”
    Ve Hz. Ali, bu son soruya da, şöyle cevap verdi:
    “Kabir zordur; azıksız, amelsiz kabre girmek ondan daha zordur.”

Yedi kutsal gerçek...
- Kaç yıldır benim yanımdasın?
- 20 yıldır efendim
- Bu zaman süresince benden ne öğrendin?
- Hiçbir şeyle değişmeyeceğim yedi gerçek öğrendim.
- Ömrüm seninle geçtiği halde topu topu 7 gerçek mi öğrendin?
- Evet.
- Söyle bakalım öyleyse neler öğrendin?
- Baktım ki herkes bir şeyi dost ediniyor, ona gönül verip bağlanıyor. Ancak bunlardan hemen hepsi insanı yarı yolda bırakıyor. Ben ise, beni hiç bırakmayacak, ölümden sonra bile benimle gelecek şeyleri aradım. Ve dost olarak iyilikleri seçtim kendime. Ki onlar sonsuz bir yükselme yolculuğuna çıkmış insanoğlunun hiç tükenmeyecek azığı ve en gerçek dostlarıdır.

 

- Çok güzel, ikincisi ne bakalım?
- Baktım ki, insanların bir çoğu geçici dünya değerlerine dört elle sarılmış onları koruyor, kasalarda saklıyor, kaybolmaması için her çareye başvuruyor. Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine, kimi ününe tutunmuş sımsıkı, onları elden çıkarmamak için çırpınıp duruyor. Oysa ben varlığımı ve bütün isteklerimi O'na satıp, gönlümü yalnız O'nun sevgisine açtım.

- Devam et!
- İnsanların üstün olmak için birbirleriyle yarıştıklarını gördüm. Ancak bir çoğu üstünlüğü yanlış yerlerde arıyor ve birbirinin üstüne basarak yükselmek istiyordu. Bunun üzerine üstünlüğü geçici dünya değerlerinde değil, akıl ve ahlakça yükselmekte, kötülüklerin her çeşidinden el etek çekip, iyiliklere vasıta olmakta aradım.

- Devam et yavrum.
- Yine baktım ki, insanlar sabahtan akşama birbirleriyle uğraşıyor, boş yere hayatı zehir ediyorlar kendilerine. Bütün bunların benlik, bencillik ve çekememezlikten ileri geldiğini gördüm. Ve gönlümü bu kirlerden arıtarak, herkesle dost olup, huzur ve güven içinde yaşamanın yolunu buldum.

- Sonra?
- Nedense herkes hatasının sebebini hep dışta arıyor ve başkalarını suçlamak yoluna sapıyordu. Böylece suçlarının örtüsü altına saklanıyordu. Oysa insanın başına ne geliyorsa kendi yüzünden ve kendi eliyle geliyordu. Bunun bilip yalnız kendimle cenge girerek, nefsimin iradesine uymamaya ve vesvese verenin ağına düşmemeye çalıştım.

- Doğru...
- Baktım ki insanlar şu bir lokma ekmek ve dünya geçimi için helal haram demeden, her türlü hakkı çiğnemekten çekinmiyorlar. Hem başkalarının hakkını alıp onları yoksul bırakmakla, hem de bu haksızlığın azabını ağır bir yük gibi vicdanlarında taşımakla iki kere kötülük etmiş oluyorlar. Oysa doğru yaşanıldığında ve hakça bölüşüldüğünde dünya nimetleri insanlara yeter de artardı bile.

- Ve yedinci?
- Yedinci olarak şunu gördüm ki, insanlar bir şeye dayanmak ve güvenmek ihtiyacındadırlar. Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine... Bunların hepsi de bir süre sonra yıkılacak eğreti desteklerdir. Ben ise yalnız O'na sığınıp yalnız O'ndan yardım diledim. Ve bunun karşılığı sonsuz bir güven oldu.

- Seni tebrik ederim evladım. Ben de yıllar yılı bütün din kitaplarını inceledim. Hepsinin bu 7 gerçek etrafında döndüğünü tespit ettim
 
 
Sekiz Özel Armağan.
     
   1) DİNLEME...
 Ama gerçekten dinleyin.Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz cevabı düşünmeden... Can kulağıyla dinleyin.

   2) SEVGİ...
Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert  olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık  göstermenizi sağlayabilir.

  3) KAHKAHA...
 Fıkra anlatın, neşeli hikayeleri paylaşın. Bu armağanınız "Seninle  birlikte gülmeyi seviyorum" anlamına gelir.

  4) YAZILI BİR NOT...
 Basit bir "Yardımın için teşekkürler" notu, ya da belki bir şiir...
 Kısa,  elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.

  5) İLTİFAT...
 Basit, içtenlikle söylenen bir söz ("Bu renk sana ne çok yakışmış",
 "Harika  bir is çıkardın", "Yemek nefis olmuş" gibi) karsınızdakinin içini aydınlatır.

   6) İYİLİK...
 Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik bir şey yapın.

   7) YALNIZLIK...
 Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır. Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı
 olana yalnız kalma armağanını verin.

   8) NEŞELİ BİR YAPI...
  Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur. Selam vermek veya teşekkür

Bu posta 339 defa okundu