Ömür Dediğin

PostaPaylas.com tarafından yazıldı..

Hayata ha şimdi, ha sonra başlayım derken bir bakıyorsun elinde tükenmiş bir ömür, avucunda son kullanma tarihi çoktan geçmiş bir yığın tecrübe kalıyor. Atsan atılmaz, satsan satılmaz tecrübeler.
“Gençlik bir kuştu, tutmak istedim tutamadım,
Yaşlılık bir paçavra, satmak istedim satamadım”

Bir ikindi gölgesi ömür dediğin. Gece olur duramazsın, güneş vurur kalamazsın. Sade bir ikindilik, kısa bir dinlenmelik.

Dünyaya ait ne varsa harcanıp gidiyor. Yeyip içmeler, gezip tozmalar, gülüp eğlenmeler. Evin, arabanın taksitleri, filanca yerde yaptığın tatil, almalar vermeler, saçıp savurmalar, senin sandığın, saklayıp durduğun takılar, azıcık bile vermeye kıyamadığın paralar…
Ya hepsi bir bir kaçıyor senden, veya sen onlardan ayrılmak zorunda kalıyorsun…

Bir secde yerleri kalıyor geriye. Alnında mıh gibi çakılı kalıyor. Bozulmuyor, kokmuyor, yitmiyor… Bir o bize kalıyor… Uzatılmış bir yardım eli, okşanmış bir yetim başı, mutlu edilmiş bir anne kalbi, alınmış bir baba duası…

Reyyan kapısından geçmek için vize mahiyetinde, saklanmış savm’lar… Gizliden şöyle, kimseye çaktırmadan bir fakirin eline tutuşturulmuş, birileri görür diye korkulmuş sadakalar kalıyor…

Masivadan sıyrılıp, vakit saat dinlemeden açılmış eller, tek O’ndan istemeler, tek O’na gönderilmiş dilekçeler kalıyor…

Yürekten söylenmiş Elhamdulillah, acizce, kulca edilmiş nasuh bir tevbe, isyanları yıkayan gözyaşları, mü'mince gülüşler, şeker tadında sözler, kimsenin etini yemeden, kırıp dökmeden, gözünde yaş bırakmadan geçirilmiş günler kalıyor.

Biraz dur, bekle biraz…Arada bir arkana dön ve geriye neler bıraktığına bak. Harcanmış yıllarını seyret usulca. Bak nasıl bitiyor ömür dediğin.