SİTEDE ARA
BİZİ TAKİP EDİN
ÜCRETSİZ PROGRAMLAR

Giveaway of the Day

Anasayfa

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla
Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman, İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır. Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir. O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.

Zilzal suresi
 
Dünyayı ele geçirmek için ahireti vermek ve insanlara yaranmak için Allahu Teala'yı bırakmak ahmaklıktır.
-İmam-ı Rabbani (k.s)
 
Dilediğini yapma anlamında kayıtsız şartsız mutlak özgürlük, Yaratan’dan başkası için düşünülemez!

İnsan için mutlak özgürlük anlayışı, hem İslam’a, hem genel ahlak kurallarına hem sosyal yapıya ve hem de mantığa uygun düşmemektedir. Zaten bu imkânsızdır da…

Devamını oku...

 

    “Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?”(Âl-i İmran: 142)

    Allah (cc)’ın, değişmez kanunu ve cari olan yasalarından biri de kuşkusuz kullarını bir takım imtihanlara tabi tutmasıdır. Bu Rabbani sünnet, insanlığın atası olan Âdem (a.s)’den itibaren başlamış ve yeryüzünde insan nesli var oldukça da devam edecektir. Dünyaya gelen her insan, kendisi için mukadder olan imtihan serüveninden mutlaka nasibini almıştır. İnsanlardan kimi, imtihan gerçeğinin farkında olup, bütün zaman ve imkânlarını bu hedef doğrultusunda değerlendirmiştir. Neticede Rabbinin huzuruna varıp hesaba çekildiğinde, gayet emin bir şekilde: “… ‘Alın, kitabımı okuyun; doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum’ der.” (Hakka: 19-20) Ancak dünyanın hülyalarına kapılıp da Rabbine vereceği hesaptan gafil olan şaşkınlar ise, muaheze edilmek üzere sorguya çekildiklerinde: “… ‘Ah keşke bana kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim! Keşke onunla (ölümümle) her iş olup bitseydi! Malım bana hiç fayda sağlamadı; saltanatım da benden (koptu), yok olup gitti.’ der.” (Hakka: 25-29)

Devamını oku...

 
Müslümanların birlik olmaları, sadece mevcut sıkıntıların sona ermesi için ihtiyaç duyulan siyasi bir gereklilik değildir. Bundan daha da önemlisi, birlik, zaten Müslüman olmanın gereklerinden biridir. Müslümanların hayatlarının her anında olduğu gibi, ulusal ve uluslararası siyasetlerinde de Kuran ahlakına göre davranmaları gerekir. Kuran ahlakı ise öncelikli olarak İslam dünyasının ittifak etmesini gerektirmektedir. Kuran ahlakının esas alınması, bu ittifakın kalıcı olmasını ve kendisinden beklenen aktif rolü üstlenmesini sağlayacaktır.

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...