İbrahim (M.Ö. 20. yy'da yaşamış dini şahsiyet. Batı liteteratüründe Abraham olarak geçen isim;İbranice abba, Arapça'da abu(baba) Halkın Babası anlamına gelmektedir. Musevilik ve Hristiyanlığa göre din büyüğü, İslam'a göre peygamberdir. İshak ve İsmail'in babasıdır. Bu nedenle Yahudilerin ve Arapların atası olduğu kabul edilir.
İslam'a göre günümüzde bulunan İbrahimî dinler var olmadan önce kendisine Allah tarafından peygamberlik verilmiştir. Allah kendisine samimiyetinden dolayı "Halil" yani dost sıfatını vermiştir. Günümüzdeki “Halil İbrahim” söylemi buradan gelmektedir. Kur'anda bir çok ayette ismi açıkça geçmekte olan bir peygamber Kabul edilen İbrahim'in oğlu İsmail'i kurban etmesinin istenmesi konusundaki imtihanı önemli bir yer tutar ve her yıl Kurban Bayram'ında bu olay da yad edilir. Kuran’da Hz. İbrahim hakkında bahsedilen, ancak Eski Ahit’te bahsedilmeyen bir diğer konu da Kabe’nin inşaasıdır. Kuran’da Kabe’yi Hz. İbrahim’in oğlu İsmail ile beraber inşa ettikleri anlatılmaktadır ve Hz. İbrahim’in Hz. Nuh’un soyundan geldiği de belirtilmektedir.
Kuran'da İbrahim Peygamber'in, özellikle Allah'a şirk koşan putperestlerle ve kendini ilah sayan yöneticilerle yaptığı çetin mücadele anlatılmaktadır. Bu mücadelesi sonucu ona cevap veremeyenler, onu ateşe atarak cezalandırmak istemişler fakat bunda başarılı olamamışlardır. Ateş İbrahim için bir gül bahçesine dönüşmüştür.
Hz. İbrahim'in eşi Sare'dir. Uzun yıllar Sare’nin çocuğu olmayınca Mısır kölesi Hacer’i alır. Hacer İsmail'i dünyaya getirdikten sonra, ilk ve asıl eşi Sare hamile kalıp Hz. İshak'ı doğurmuştur. Sara’nın oğlu İshak’tan İsrailoğulları Hacer’den olan İsmail’den de 12 Arap aşiret türemiştir.
Her kutsal kitaba göre ufak farklılıklarla İsrailoğulları asıl esi Sara’dan ,Araplar ise Mısır kökenli köle eş Hacer’den gelmedir. Yani Arap milleti ile Yahudi milletinin atalari ortaktır
Ayrıca İbrahim üçüncü bir eş daha alır. Üçüncü eş Keturah ona altı erkek evlat vermiştir. Ancak ne Hacer ne de Keturah asli eş olmamışlar, şartlarla gelen , ihtiyaç için alınan cariye (concubine) statüsünde olmuşlardır.
Sare erkek çocuk doğurunca kadınlık itibarını geri kazanır ve Hacer’i kıskanır. İbrahim’den bu cariyeden kurtulmasını ister. İbrahim de eşinin isteğini yerine getirir. Hacer ve daha emzikteki bebeği hiç insan yaşamayan, su olamayan Mekke’ye bırakır. Hacer “neden bizi bırakıyorsun?” diye yakınınca da Allahın isteğinin bu olduğunu söyler.
Zavallı kadın bebeği ile ölüme terk edilince susuzluk ve çaresizlik içinde Safa ile Merve arasında koşmaya başlar. İslam görüşünde en son Merve tepesine çıktığında bir ses işitir. Zemzem Kuyusunun yanında Hz.s Cebrail'i görür. Cebrail (a.s.) kanadıyla (bir tarife göre ayağıyla) yerli kazıyordu. Nihayet su görünür. Hz. Hacer buna çok sevindi. Suyun aktığını görünce, “Dur, dur” manasında “Zem zem” dedi ve su akmasın diye önünü kesti, havuz gibi yaptı. Bir taraftan da testisini dolduruyordu. Suyu aldıkça yerinde kaynıyordu. Testisi dolduktan onra sudan içti ve Hz. İsmail'i emzirmeye başladı. O devirde Zemzem kuyusu Shabbaa’ah (tatmin eden) adı ile anılırdı.
Yani İslam öncesi de bu kuyu ve suyu kutsal sayılmıştır. Ayrıca putperestlik devrinde de Kabe bina olarak vardı ve kutsal Kabul edilen bir yerdi.Ancak Safa ve Merve arasında ilk koşan ve Zemzem suyunu bulan, erkeği tarafından terk edilen Hacer’dir.Bu posta 644 defa okundu
İslam'a göre günümüzde bulunan İbrahimî dinler var olmadan önce kendisine Allah tarafından peygamberlik verilmiştir. Allah kendisine samimiyetinden dolayı "Halil" yani dost sıfatını vermiştir. Günümüzdeki “Halil İbrahim” söylemi buradan gelmektedir. Kur'anda bir çok ayette ismi açıkça geçmekte olan bir peygamber Kabul edilen İbrahim'in oğlu İsmail'i kurban etmesinin istenmesi konusundaki imtihanı önemli bir yer tutar ve her yıl Kurban Bayram'ında bu olay da yad edilir. Kuran’da Hz. İbrahim hakkında bahsedilen, ancak Eski Ahit’te bahsedilmeyen bir diğer konu da Kabe’nin inşaasıdır. Kuran’da Kabe’yi Hz. İbrahim’in oğlu İsmail ile beraber inşa ettikleri anlatılmaktadır ve Hz. İbrahim’in Hz. Nuh’un soyundan geldiği de belirtilmektedir.
Kuran'da İbrahim Peygamber'in, özellikle Allah'a şirk koşan putperestlerle ve kendini ilah sayan yöneticilerle yaptığı çetin mücadele anlatılmaktadır. Bu mücadelesi sonucu ona cevap veremeyenler, onu ateşe atarak cezalandırmak istemişler fakat bunda başarılı olamamışlardır. Ateş İbrahim için bir gül bahçesine dönüşmüştür.
Hz. İbrahim'in eşi Sare'dir. Uzun yıllar Sare’nin çocuğu olmayınca Mısır kölesi Hacer’i alır. Hacer İsmail'i dünyaya getirdikten sonra, ilk ve asıl eşi Sare hamile kalıp Hz. İshak'ı doğurmuştur. Sara’nın oğlu İshak’tan İsrailoğulları Hacer’den olan İsmail’den de 12 Arap aşiret türemiştir.
Her kutsal kitaba göre ufak farklılıklarla İsrailoğulları asıl esi Sara’dan ,Araplar ise Mısır kökenli köle eş Hacer’den gelmedir. Yani Arap milleti ile Yahudi milletinin atalari ortaktır
Ayrıca İbrahim üçüncü bir eş daha alır. Üçüncü eş Keturah ona altı erkek evlat vermiştir. Ancak ne Hacer ne de Keturah asli eş olmamışlar, şartlarla gelen , ihtiyaç için alınan cariye (concubine) statüsünde olmuşlardır.
Sare erkek çocuk doğurunca kadınlık itibarını geri kazanır ve Hacer’i kıskanır. İbrahim’den bu cariyeden kurtulmasını ister. İbrahim de eşinin isteğini yerine getirir. Hacer ve daha emzikteki bebeği hiç insan yaşamayan, su olamayan Mekke’ye bırakır. Hacer “neden bizi bırakıyorsun?” diye yakınınca da Allahın isteğinin bu olduğunu söyler.
Zavallı kadın bebeği ile ölüme terk edilince susuzluk ve çaresizlik içinde Safa ile Merve arasında koşmaya başlar. İslam görüşünde en son Merve tepesine çıktığında bir ses işitir. Zemzem Kuyusunun yanında Hz.s Cebrail'i görür. Cebrail (a.s.) kanadıyla (bir tarife göre ayağıyla) yerli kazıyordu. Nihayet su görünür. Hz. Hacer buna çok sevindi. Suyun aktığını görünce, “Dur, dur” manasında “Zem zem” dedi ve su akmasın diye önünü kesti, havuz gibi yaptı. Bir taraftan da testisini dolduruyordu. Suyu aldıkça yerinde kaynıyordu. Testisi dolduktan onra sudan içti ve Hz. İsmail'i emzirmeye başladı. O devirde Zemzem kuyusu Shabbaa’ah (tatmin eden) adı ile anılırdı.
Yani İslam öncesi de bu kuyu ve suyu kutsal sayılmıştır. Ayrıca putperestlik devrinde de Kabe bina olarak vardı ve kutsal Kabul edilen bir yerdi.Ancak Safa ve Merve arasında ilk koşan ve Zemzem suyunu bulan, erkeği tarafından terk edilen Hacer’dir.Bu posta 644 defa okundu


