Agop Martayan’ı biliyor musunuz? 1915’lerde ve tabii bugün de Türkiye’de pek çok Agop Martayan’lar vardır. Eğer Türkler Ermenilere soykırım uygulasaydı bu topraklarda bir tek bile Agop Martayan’ın mezarı dahi kalmazdı.
Devamını oku...
Meksika Kongresi Ermenistan'ı ve Paris'i şok edecek bir karar kabul etti.Fransa Meclisi'nin 'sözde Ermeni soykırımı iddialarını inkâr edenlere hapis cezası öneren' yasa tasarısını kabul etmeye çalıştığı bir sırada Meksika Kongresi Ermenistan'ı ve Paris'i şok edecek bir karar kabul etti. Soykırım teklifi geçti Meksika Kongresi, silahlı Ermeni güçlerinin Azerbaycan'ın Hocalı kentinde yaptıkları katliamı kınayan bir karar kabul etti. Meksika,'Hocalı katliamını', 'soykırım' niteliğinde değerlendirdi.
Devamını oku...
Ermeni Yasa Tasarısı'nın İçeriği ve İddialara Verilen Cevaplar
Eylül 2000 yılından beri ısıtılıp ısıtılıp Amerikan kongresine getirilen “Ermeni Soykırımı Karar Tasarısı” bu defa Demokrat Kongre başkanı Nancy Pelosi sayesinde geçecek kaygısı Türkiye’de hakimdir. Aslında tasarının geçip geçmemesinin birkaç açıdan önemli olmadığı kanaatindeyim. Birincisi, zaten benzeri karar tasarıları Eyalet Parlamentolarında kabul edilmiştir. ANCA’nın resmi sitesine göre şu an 42 Eyalette Ermeni soykırımı kabul edilmiş durumda. Gerçi bu sayı abartılıdır gerçek rakam 32 kadardır ama bunun da önemi yoktur. Nasıl olsa önümüzdeki yıl içinde hedeflenen sayıya ulaşmaları mümkündür.
Devamını oku...
Osmanlı ordusunda düzensiz bir birliğe verilen isimdi. Hatta bu birlik Osmanlı'nın değil, tüm dünyanın en düzensiz birliğiydi. Savaşçıların tamamını delilerin oluşturduğu birlik, çıplak veya garip giysili, ellerinde topuzlar, zincirler veya hiç silahı olmayan asker de denmeyecek, disiplinin kelime anlamını bile bilmeyen eksik akıllılardı.
Devamını oku...
Yazıya birkaç cümleyle katkıda bulunmam gerekirse; insan etini kullanmak, yemek, içmek o kadar yaygındır ki, 16. ve 17. yüzyıl avrupasında insan etini her eczanede bulmak mümkündü. Bir Alman eczacı kitabında: "insan eti, önce küçük parçalara ayrılır, daha sonra şaraba yatırılır. Hastalık yüzünden ölmemiş olması gerekir. Öldükten sonra bir gece ay ışığı altında bekletilir..." şeklinde tavsiyede bulunmaktadır. İnanışa göre insan yağı romatizmaya iyi gelmektedir ve bazı protestanlar dini törenlerde insan eti yiyerek İsa'nın vücudunun tadına baktıklarını düşünmektedir.
powered by Sitelinkx
Devamını oku...
MÖ 5000 yıllarında Dersim yöresinde yaşadığı saptanan müşki adlı Aryalarla başladığı Asur bölgelerinde Dersim halkının MÜŞKİ adı ARYALAR olduğu belirtilmektedir. Daha sonraki dönemlerde KARDUK adını alan bu kavim, Hitit krallığı&nın yıkılmasıyla batıdan gelen PALA ve diğer Hititlilere karıştılar....Bu dönemde Şuhna, Ishüru, Alshi halkları Hititlere komşu idiler. MÖ 4000 lerde Sümerlerin egemen olduğu Akad Kralı Sargan ve Naramsine ait kitabelerde anlaşılmaktadır, ancak MÖ 2370-2330 yıllarında Dersim, Akadlar Devletinin bir ili olarak gösterilmektedir.
Devamını oku...
|
Dünyada iki bilinmeyen vardır. Biri kutuplar, diğeri Türkler. Albert Sorel Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk'ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır. Lord Byron Türkler kahramadırlar, dostlarına zarar vermezler. Yüce Türk milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz. Böyle bir ulusla el ele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir. Comenius (Çek Bilgini)
Devamını oku...
Mustafa Kemal Paşa bir gün yanında hizmet eden Cemal Granda’ya ve Yazı İşleri Müdürü Tevfik bey’e der ki; Beni, Milli Mücadeleyi açmak üzere bunca paşa arasından seçip Anadolu’ya gönderen Sultan Vahideddin’dir… ...
MUSTAFA KEMAL; “SULTAN VAHDETTİN ÇOK NAMUSLU BİR ADAMDIR.”
Devamını oku...
1827 yılında Almanya'nın Brandenburg kentinde Karl adında bir çocuk dünyaya gelir. Babası müzik öğretmeni olan Karl, aile içinde baş gösteren huzursuzluklardan dolayı bir Fransız yetimhanesine gönderilir. Daha sonra gemilerde miço olarak çalışır. Hamburg'tan kalkan bir gemiyle İstanbul'a giderken henüz 12 yaşındadır.
Devamını oku...
Kraliyet düğünlerini seviyoruz. Dev gibi kilisenin düğün için nasıl hazırlanacağını, yolların nasıl kapanacağının günler öncesinden planlanmasını, bütçenin çıkmasını, gelinliğin kim tarafından dikileceğini, duvağının ya da kuyruğunun kaç metre olacağının, gelin çiçeğinin nasıl tasarlanacağını, düğüne kimlerin katılacağını sanki çok yakın bir akrabamız evleniyormuş gibi yakından takip ediyoruz. Bunu sadece biz yapmıyoruz belli ki...
Devamını oku...
Valide Sultanlar, İkballer, Kızlar Ağası, Kalfalar, Cariyeler ve diğerleri... Padişahın özel alanı olarak kabul edilen Harem bir okul muydu yoksa bir bakireler evi mi? Harem’e kimler girip çıkabilirdi? Cariyeler nasıl seçilirdi? Padişaha ihanet eden cariyeler kimlerdi? Padişahların cariyelere aşk mektupları yazdığı doğru mu? Cariyeler Padişahların karşısına çıplak olarak mı çıkardı? Batılı yazarların Harem’le ilgili erotik tasvirleri gerçek mi? Harem’le ilgili herşey...
Devamını oku...
1. Milattan Önce 2500 yıllarında, Mısır ve Mozopotamya'da insanlar altın ve gümüşü ilk olarak para birimi olarak kullanmaya başladıkları zamandan itibaren, vergi toplama geleneği çok daha kolay hale geldi. 2. İnsanlık tarihi en büyük derdi olan 'vergi' mevzusunu ilk dönemlerden beri maalesef hiçbir şekilde çözemedi. Ta ki, beş bin yıl önce Mısırlılar işgücüne karşılık sahip oldukları değerli eşyaları takas etmeye başladıkları andan itibaren...
Devamını oku...
|