Bursa valiliği milli maçta “Azerbaycan bayrağını” yasaklamış… Türkiye’de 2002’den beri milli kelimesi millete ait anlamını taşımadığı için çok da önemli değil. Zaten sokaklarında teröristlerin paçavralarının dalgalandığı, kurultaylarında rahat rahat asıldığı bir yerde Türk bayraklarının olup olmamasının çok fazla bir anlamı olmasa gerek.
Dedelerimizin katillerinin kanlı ellerini zencileri ikinci sınıf vatandaş sayan bir ülkenin zenci başkanının emriyle sıkmaya zorlandık… Hoş çok da zorlanmadık bu isteğin karşısında, fazla nazlanmadan üstüne atladık.
Dedelerimizin katilleri de bayağı nazlı çıktı doğrusu, helal olsun…73 milyonluk Türkiye 3 milyonluk Ermenistan önünde diz çöktürülürken Serkisyan efendinin yüzündeki kibre bakın… Binlerce yıllık tarihi nasıl da ayaklarının altında sürükleyip duruyor…
En acı yanı şu; eskiden kimse ses çıkarmasın diye ihanete taraf olmuş birkaç paçavra gazetede destek yazıları çıkardı. Şimdi kimse yazmaya tenezzül etmiyor. Nasıl olsa kimseden ses çıktığı yok…
Biz de kızardık eskiden milletin üstüne ölü toprağı serpilmiş diye… Sonra birden gaflet uykumuzdan uyandık. Ortada millet yok ki ölüsü olsun, dirisi olsun.
Bir beden kendini kadavra olarak bağışlamışsa üstünde ameliyat yapılıyor diye kimsenin şikâyet etmeye hakkı yoktur.
Madem durum böyle benim derdim ne? Niye durmadan kimsenin ilgisini çekmeyen, ancak 15-20 kişinin baktığı saçmalıkları karalıyorum? İşin aslı şu;
Bu aralar kimlik bunalımı yaşıyorum dostlarım, derin, sarsıcı bir kimlik bunalımı… Nasıl diyeceğimi, nasıl anlatacağımı da bilemiyorum, en iyisi gelin kulağınıza fısıldayayım...
Milletimi kaybettim, kendime aidiyetinden eskiden olduğu gibi gurur duyacağım bir millet arıyorum. Öyle bir millet ki bayrakları düştüğü yerden kaldırsın ait olduğu yere assın… Öyle bir millet ki kimliğine sahip çıksın, öyle bir millet ki mankurtlaştırıldığına isyan ve itiraz etsin.
Bana yardım edin lütfen.
Yard.Doç.Dr.İrfan Murat YILDIRIM
Bu posta 689 defa okundu

