AddThis Social Bookmark Button

Dördüncü yüzyılın sonları­na doğru Avrupa korkunç bir panik içindeydi...

Kır faresi derisinden yapılmış giysiler giyen bir takım atlılar, özel­likle Avrupa'nın doğusunda görül­meye başlamışlardı. "Hun" adı veri­len bu insanlar önlerine çıkan kent­leri yağmalıyor, kabileleri soyup so­ğana çeviriyorlardı. Atlarının üstün­de yiyip içiyor ve yine atlarının üs­tünde uyuyorlar, kendilerine diren­meyip teslim olanlara ise ağır vergi­ler ödetiyorlardı.

 

Önceleri bu insanların Xiong-nu isimli göçe­be Korelilerin torunları oldukları id­dia edildi

Bugün bile onların kim oldukları­na dair tartışmalar sürüyor. Önceleri bu insanların Xiong-nu isimli göçe­be Korelilerin torunları oldukları id­dia edildi. Çin prensleri, bu çok sa­vaşçı olan göçebe Koreliler'e karşı ünlü Çin Seddi'ni inşa etmişlerdi. Ne var ki, Koreli göçebe kabilesi te­zi bugün tamamen terkedilmiş bulu­nuyor. Avrupa'yı titreten Hunlar'ın Moğollar ve Türkler gibi bir Ural-Altay halkı olduğu kabul ediliyor. Kökenleri ne olursa olsun, As­ya'dan Ural Dağları üzerinden Avrupa'ya giren Hunlar'ın bu eyleminin arkasındaki ne­den açlık ve soğuktu... Tarihte, hak­larında en asılsız bilgiler üretilen topluluklardan biri oldular... Birçok batı kaynaklı kitapta onların acıma­sızlığından söz edildi, "Hun" keli­mesi barbarlık ve terör ile birlikte anıldı.

Hunlar zeki, kurnaz, diplomatik ve çok iyi askerdiler

Hunların çok iyi ata bindikleri, çok iyi ok attıkları ve güçlü birer sa­vaşçı oldukları bir gerçekti... Çoğu kez esir ettikleri düşmanlarını öldür­mez, onları kendi orduları içinde asimile ederlerdi. Sonuçta Hunlar, içinde küçük bir azınlık durumuna düştükleri dev bir uluslar mozaiği oldular... Bu bağlamda, Avrupa'da yeni kurulan Hun Birliği, etnik ya da ulusal bir kökene değil, siyasal temellere dayanıyordu. Bugün bir­çok tarih uzmanı, Hunlar'ın Avru­pa'da çok geniş topraklar elde etme­lerini, çok iyi diplomasi kuralları uygulamalarına, zeka ve kurnazlık­larına bağlıyor.

Bu diplomasi kurnazlığının en so­mut örnekleri ise Hunlar'ın efsanevi lideri Atilla'ya ait...

"Tanrının sopa­sı" lakaplı Atilla'nın, Avrupa'daki ilerleyişini, diğer güçlerin araların­daki anlaşmazlıkları kullanarak gerçekleştirdiği biliniyor. Gerek Doğu ge­rekse Batı Roma İmparatorluğu ile her zaman iyi ilişkiler kurmuş ve Roma lejyonlarıyla sürekli karşı karşıya gelmekten kaçınmıştı. Nite­kim, bazı Roma imparatorları, daha kuzeyden gelecek barbar kavimleri­ne set oluşturması için Atilla'ya Tu­na boylarına yerleşme izni vermişti.

Batı Avrupa Hun İmparatorluğu Atilla ile öylesine özdeşleşmiş, öy­lesine onun ince diplomasi oyunları üzerine kurulmuştu ki, M.S. 453 yı­lında Attila'nın ölümünden sonra kı­sa bir süre içinde parçalanmaya baş­ladı. Hun Birliği'ni oluşturan ulusla­rın her biri kendi beyliklerim ve kral­lıklarını ilan ettiler.

Olayların bundan sonrası ise daha da karmaşık...

Tarihçiler, bazı Hun­lar'ın İtalya ve Macaristan'da kaldık­ları konusunda görüş birliğine sa­hipler... Bazı Hunlar'ın ise tekrar geldikleri bölgelere, Volga boyları­na çekildikleri tahmin ediliyor. Ama Hunlar'ın asıl büyük çoğunluğunun kendileri gibi Ural-Altay ailesinden olan Türklerle kaynaştığı sanılıyor. Bu birleşmeden doğan Avar'ların 6. yüzyılda Macaristan ovalarını istila ettikleri ve ancak 9. yüzyılda bura­lardan çekildikleri biliniyor. 7. yüz­yılda bugünkü Bulgaristan'ı kuran insanların ataları olan "proto-Bul­garlar'ın da Batı Avrupa Hunla­rı'nın devamı olduğu tahmin edili­yor. Bazı tarihçilere göre ise bugün­kü Kazaklar'ın ataları da Batı Avru­pa Hunları...

Atilla'nın çocukları bir yandan Avrupa'da tutunmaya çalışırken, bir bölümü yeniden Asya steplerine dönmüş ve kaderlerini Asya'ya bağ­lamıştı. Nitekim. 4. ve 6. yüzyıl ara­larında "Beyaz Hunlar" adı verilen bir Hun kavmi önce Sasani İran'ını istila etmiş, daha sonra kuzeye, Hin­distan'a doğru yönelmişti. Bu bölge­lerde egemenlik süren "Gupta" devletini yıkan bu Hunlar, daha son­ra Hind aristokrasisiyle kaynaşmış ve onların içinde erimişti.

Atilla ve Macarlar: Bir uyduruk ilişki...

Bugünkü Macaristan'da en yay­gın isim Atilla... 19. yüzyıldan sonra Macar politikacıları ve sa­natçıları onu Macar ulusal bağım­sızlığının kurucusu olarak göster­meye çabalamıştı. Nitekim, bu proje çerçevesinde son yıllarda Macaristan'ın başkenti Budapeş­te'de dev bir Atilla heykeli dikildi.

Ne var ki, Atilla ile bugünkü Ma­carlar arasında somut ve tarihi bir ilişki yok... Macar halkının Atil­la'ya sahip çıkışı gerçeklerle ör­tüşmüyor. Çünkü, bugünkü Macar­lar Hunlar'ın değil, Hıristiyanlaş­mış Magyarlar'ın torunları... Orta Avrupa'da ilk kez 9. yy'da görülen ve Ural-Altay kökeninden olmayan Magyarlar Avrupa'ya Sibirya'dan inmişlerdi. Oysa Hunlar, onlardan çok daha önce Avrupa'da at koş­turmuşlardı. Bugünkü Macarlar dil açısından da Hunlar'dan farklılık gösteriyorlar. Hint-Avrupa ailesin­den olmayan Macarca, Fince ve Estonya dili ile aynı gruba ait... Bu dilin Hunlar'ın ko­nuştuğu   proto-Türkçe ile hiçbir ilgisi yok...

Kronoloji..

M.S. 90-170... Hunlar, Hazar Denizi ile Urallar arasındaki bölgeye yerleştiler.

M.S, 370... Kafkasya'nın kuzey bölgelerini ele geçirdiler.

M.S. 375... Hunlar'ın baskısıyla bugünkü Ukrayna toprakları üzerinde yaşa­yan Ostrogotlar Güney Avrupa'ya doğru hareketlendiler.

M.S. 395... Ünlü Hun komutanı Atilla doğ­du...

M.S. 405... Hunlar bugünkü Yugoslavya topraklarını ele geçirdiler ve İtalya sınırına kadar ulaştılar.

M.S. 432... Hunlar, Roma ile barış anlaş­ması imzaladılar.

M.S. 434... Atilla, Hunlar'ın lideri oldu.

M.S. 443-447... Hun atlıları o günkü adıyla Konstantinople önlerine kadar geldiler. Daha sonra Yunan Ya­rımadası'na yöneldiler.

M.S. 451... Atilla, bugün Fransa toprakları içinde kalan Metz kentini yağma­ladı. Orleans kentini kuşattı. Bura­da, Roma, Vizigot ve Ostrogot güçlerinin ittifakına karşı yaptığı savaşı kaybetti.

M.S. 452... Hunlar, İtalya Yarımadası'nda ilerlemeye başladılar. Roma'yı ku­şattılar, ama Başpiskopos Leon le Grand'ın arabuluculuğu sayesinde kent kurtuldu. Hunlar yeniden Yu­goslavya bölgesine çekildiler.

M.S. 453... Atilla öldü...

M.S. 454-466... Tuna boyundaki Germen kabile­lerin ayaklanması sonucu Hun im­paratorluğu çatırdadı. İmparator­luk parçalandı ve bir kısım Hunlar Asya'ya geri döndüler...

---------------------------------------------------------------------------

-----
Hazırlayanlar :  merakediyorum grubu üyeleri Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Kaynak : Focus Kasım 1998 "Onlara Ne Oldu?" başlıklı yazıdan alınmıştır.  Paragraf başlıkları yazıya ilave edilmiştir.
Lütfen bu kısmı silmeyiniz, kaynak göstererek paylaşınız.
Saatlerce uğraşarak verdiğimiz emeği bir "Delete" tuşuyla yok etmeyin.




powered by SitelinkxBu posta 4692 defa okundu