SİTEDE ARA
BİZİ TAKİP EDİN
ÜCRETSİZ PROGRAMLAR

Giveaway of the Day

Yetişkin her Türk vatandaşı Türkiye’nin temel ve birincil probleminin yönetim olduğunu yani yönetilemediğini iyi bilir.

Peki, neden yönetilemiyor? Ya da eskiden bu yönetim işi nasıldı (Osmanlı Devletini kastediyorum) ?  Yönetilebiliyor muydu acaba?

Üç ayrı kıtaya yayılmış on milyon metrekare bir coğrafya üzerinde, sonradan içinden kırk ayrı devlet çıkmış, farklı din, dil ve etnisite’ye sahip bir milletler topluluğunu homojen bir devlet bürokrasisi ile 600 yıl nasıl yönetildi?

Bu sorunun cevabını bulabilmek için, 15 yıl sürdüğü söylenen temel kaynakları Osmanlı Arşivlerine dayanan çileli ve uzun bir çalışma neticesi olduğu belli olan, bu araştırma ortaya çıkmış.

Yine bu konu kapsamında binlerle ifade edilen belge arasından özenle seçilmiş 200 belge (nin, fonksiyon analizleri yapılmış) ve resim (gravür, minyatür, v.s) görüntü olarak kullanılmış.

Bu araştırmanın temel konusu, Osmanlı Devletinin sevk-idare ve yönetim tekniği “bürokrasisi” üzerine bir incelemedir.

Osmanlı bürokrasisi ise; kendinden önceki onlarca Türk-İslâm devlet yönetiminin asırlarla ifade edilen birikiminin özetidir.

Sosyal bilimciler tarafından kabul görmüş yönetim tekniğini, yani bürokrasiyi formüle eden onlarca belgenin, analiz ve açılımları yapılarak, bu sırlı oluşum dokuz ana başlıkta (bölümde) çözülmeye ve anlaşılır kılınmaya çalışılmış.

Sözünü ettiğimiz geçmişteki bu sırlı oluşumun aktörleri “Kâtib” sınıfıdır.

Kâtib; Osmanlı Bürokrasisi'nin temel unsuru, “Kaht-ı rical” denen “Devlet Adamı” modelinin prototipidir.

Bu eserde dokuz ana bölümden oluşan çalışmanın son bölümü bu yüzden tamamen Kâtib sınıfına ayrılmış.

Sonuç olarak diyebiliriz ki;

İlk defa geçmişteki yönetim tekniğinin “bürokrasinin” açılımı yapılarak, devlet ve toplumların sürekliliği ilkesi içerisinde, günümüzdeki sevk–idare ve yönetim olgusuna, yeni bir yol, bir imkân sunulmuştur

Bürokrasi, Necati Gültepe, Ötüken Yayınları 596 Sayfa, Fiyatı: 45 TL.

Bu posta 685 defa okundu