| BOR MUCİZESİ |
|
|
|
| esinayral tarafından yazıldı. | |||
| Cuma, 12 Mart 2010 21:28 | |||
|
Kütahya Seyitömer Höyüğü’nde bulunan ve yaklaşık 4 bin yıllık oldukları belirlenen insan beyinlerinin bor madeni sayesinde günümüze kadar bozulmadan kaldığı saptandı. Höyüğün kazı grubu başkanlığını yürüten Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, 2006′dan bu yana her yıl 6′şar aylık dönemler halinde devam ettikleri kazı çalışmalarını bu yıl planlanan tarihten 1 ay 10 gün önce sonlandırmak zorunda kaldıklarını söyledi. Prof. Dr. Bilgen, höyükte buldukları yaklaşık 4 bin yıllık 6 insan iskeletindeki beyinlerin küçülmeye başladığını gözlemlediklerini, normal yaşam koşullarında tahrip olmaya yüz tutunca çeşitli kimyasal maddeler kullanarak muhafaza etmeye çalıştıklarını bildirdi. Daha önce beyin kalıntılarını yerinde inceleyen Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Sav ile Haliç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyesi Dr. Meriç Adil Altınöz’ün, bunlardan bir miktar parçayı İstanbul‘a götürdüğünü anlatan Prof. Dr. Bilgen, “Yapılan incelemede beyin kalıntılarında DNA ve sıvı örnekleri tespit edildi” dedi. “BEYİNLERİN BOR MADENİ SAYESİNDE KORUNDUĞU BELİRLENDİ” Cesetler üzerinde ilk olarak DNA izlerine rastladıklarını bildiren Dr. Altınöz, daha sonraki çalışmalarda çok enteresan bulgular rastladıklarını belirtti. Bu enteresan bulguların başında bir dokunun nasıl korunabileceğ i konusunda çevre koşullarının saptanması olduğunu anlatan Dr. Altınöz, şöyle konuştu: Bunun dışında daha önce çürümemiş cesetlerde ve beyinlerde ulaşılmadık seviyelerde yağ sisteminin korunduğunu, hala sinir sistemine ve beyne özgü bir yağ sisteminin bulunduğunu gördük. Bu ülkem adına çok sevindirici bir bulgu.” Yağ asitleri, bor, alüminyum ve magnezyum açısından buradaki toprağın zengin olduğunu, cesette ve beyin dokusunda da bunlara rastladıklarını anlatan Dr. Altınöz, şöyle devam etti: “Dokulardaki yağların sabunlaşarak korunması da bor madeninden kaynaklanıyor. Yapılan yağ analizi de bunları gösterdi. İncelediğim cesette DNA izleri bulundu ve erkek olduğu saptandı. Türkiye’de ilk defa 3 bin 800 yıllık bir cesette DNA varlığı da tayin edilmiş oldu. Borun toprak altında zengin olarak bulunması ve bunu bir cesedi koruyup çürümesini engellemesi dünyada ilk olarak görünen bir bulgudur.” “BUGÜNKÜ İNSANLIĞIN BEYNİYLE ÖRTÜŞÜYOR” Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Sav da Prof. Dr. Nejat Bilgen ve Dr. Meriç Altınöz’ün daveti üzerine bu araştırmaya katıldığını söyledi. Kendisine gelen beyin parçalarında çıplak gözle çıkan sonucun, hem kemik örneklerinde hem de beyin örneklerinde bulunan bulguların, bugünkü çağdaş insanın bulgularıyla tamamen örtüştüğünü anlatan Prof. Dr. Sav, şunları kaydetti: AA
|
| SİTEYE POSTA EKLE |
| GENEL |
| TÜRKİYE'DEN |
| DÜNYA'DAN |
| EĞİTİM |
| GÜZEL SÖZLER |
| GÜZEL YAZILAR |
| SAĞLIK |
| TARİHİ |
| BİLİŞİM-TEKNOLOJİ |
| EKONOMİ |
| EĞLENCE |
| İNANÇ |
| ŞİİR |
| SPOR |
| AKTUEL |
| NEDEN - NİÇİN |
| DUYURULAR |
| YAŞAM |
| Bugün | 159 |
| Dün | 1570 |
| Bu Hafta | 8082 |
| Bu Ay | 49738 |
| Toplam | 2315895 |