- 'Nazar değmesin' diye etrafında tahta arayan bulduğunda elinin tersiyle o tahtaya vuran üniversite mezunu genç müdürün,yeni doğan bebeğini damacana suyuyla yıkayan çocuk eğitimi almış bir hanımı var.
- Bebeğini gazı nedeniyle götürdükleri doktorun verdiği ilacı eczaneden alıp prospektüsünü okuduğunda 'bu ilaçta parasetamol(ağrı kesici) var. Bebek için zararlıdır.' diyerek ilacı bebeğine vermeyen bir genç anne tanıyorum.
- Her ağladığında bebeği gece yarıları özel hastaneye götüren,tahlil için bebekten kan alınmasına ve her seferinde zavallı bebeğin canının yanmasına neden olan,tahlillerde bir şey çıkmayınca da bebeğin canının yandığına üzülen,telkinlerimle artık 'doktorun asıl kendilerine gerek' olduğu gerçeğini kabul eden, böylece bebeklerinin de rahatladığı bir aile biliyorum.
- Bıçak makas gibi kesici aletleri elden almayıp bir yere bıraktıran ,oradan aldığında da o kesici alet'e yalandan tüküren bir hanım akrabam var.(Öyle yapmazsa evde kavga çıkarmış)
- Apartmandaki dairesine 'Otomat elektrik harcamasın' diye karanlıkta basamakları sayarak çıkan, yine otomatı yakmadan dairesinden apartmanın basamaklarını sayarak inen, evindeki tuvallette bile aynı nedenle ışık açmayan çok tutumlu(!) bir tanıdığım var.
- Evindeki gün'e çağırdığı kadınlar için pasta börek ve çörekleri pastaneye yaptırarak evine getirten,çayları da evinin yakınındaki kahveden söyleyen bir kadın tanıyorum.
- Memleketten gelen sarmısaklardan yalnızca bir tane (bir baş) tabağa koyarak apartman komşusuna veren bir kadın biliyorum.
- Sabah işe giderken ve akşam iş dönüşü kendisini, kocasına mutlaka öptüren bir memur hanım tanıyorum.
- Cep telefonunda:'Anneciğim,anneciğim,anneM'diye konuşmasına şahit olduğum,''Mutlaka kayınvalidenle konuşuyorsun.Kendi annenle böyle konuşmazsın'yalaka damat''diye takıldığım, daha sonra kendi annesiyle konuşmasına şahit olduğumda da 'Haklıymışsın abi kendi annemle dediğin gibi konuşuyorum.''diye itirafta bulunan bir bankacı tanıdığım var.
- Evlerine hediye gelen çiçeği haftalar boyu sulayan, sonunda çiçeğin altındaki ıslaklığı gören eden eşinin uyarısıyla o çiçeğin yapma olduğunu ancak anlayan adamın,evindeki çiçeğin saksısına 'su' diye bidondaki gazı döken bir kayınvalidesi olduğunu biliyorum.
- Sahurdan sonra yatarak iftara bir saat kala uykudan uyanan, ikiz çocuklarını kayınpederine ve kayınvalidesine baktıran,çocuklarının giderlerine hemen hiç karışmayan,gelebilecek tepkileri, surat asarak halleden karadenizli bir uyanık damat tanıyorum.
- Hergün'e: ''Güzele doyulur,huzura doyulmaz!'' diyerek başlayan bir adam olduğunu biliyorum.
- Eşiyle birlikte pazara gelen bayan doktor'u gören bir pazarcı kadının ege şivesiyle''Beni yapiyler habarın var mı?''diye sorduğunda,doktor hanım eşinin yüzündeki şaşkınlık ifadesini görünce kahkahalarla:'Yarın ameliyat olacak da onu söylüyor.''diyerek konuya açıklık getirdiğini biliyorum.
- 'İş işten geçmiş' anlamında ege'ye özgü adeta şiir tadında:''Karı kahpe olduktan sonra kapıya kilit vuruyorlar!''atasözünü kullanmayı çok seven ben oluyorum.
- Doktor muayene ettiği kadın hastasına, hastalığını kastederek''İzmir'e üniversiteye gidebilir misin?'' diye sorduğunda:''Gidemem Doktor hanım! Nasıl gideyim,ben ilkokulu zor bitirdim!'' diyen bir köylü kadın var.
Şahin Erkenez-Marmaris
Bu posta 448 defa okundu

