— Abla soruyorsun şimdi, “ Antalya' nın girişinde altı tane yolun birleştiği yerde niye geri geri gidiyorsun? ” diye.
Niye olsun ki bir ihtiyacımız var elbet ondandır! Almanya' dan beni sınır dışı ettiler. Üçüncüde gayet tabii ki birincide değil! Hakkını yemeyelim değil mi! Allah' ı var adamların! İlkinde Otobanda geri geri yaptık azcık. Adamlar hemen haber vermişler; polis ilk gördüğü yerde yakaladı. Sanki cinayet işledik! Adamların gözünde bir dehşet, bir dehşet! Manyakmışım gibi bakıyorlar! Bir sürü para cezası… O bir şey değil de ehliyetimi alıp kliniğe gönderdiler! Ayakta tedâvi olduk bir ay; he dedik ne derseler ama onlar buna pozitif tedâvi diyorlar Almanca' da! İkincide yine otobanda geri geldik; yol boş ama abla! Ulan yine yakaladılar! Önceki ihbarcı beni mi takip ediyor ne! Bu kez, para cezasına ek olarak ehliyeti iyiden iyiye aldılar elimden. Pof! Bir daha ömür boyu alamazmışım. Alamayayım; onların olsun ama niye hastaneye yatırdılar ki beni? Altı ay neler çektim orda, bir ben bilirim! Bana deli muamelesi yaptılar abla! Şayze! Sonra çıkınca ihtiyaç oldu arabayla bir yere gittik. Ehliyet yok diye kullanmayı unuttuk değil ya! Bütün suç bende ama! Gâvurcaya karşı kabiliyet yok; yolu gene karıştırınca, bir geri daha otobanda! Tamam, tamam, “ Bu sefer bir sene filân yatayım hastanede, izin verin ” dedim ama kabûl etmediler. Sınır dışı ettiler! Ömür boyu Almanya' ya giremezmişim; danke yahu! Ne işim var ki orda zaten! Buraları anlayışlı, medeni yerler! Buraları cennet; Ah zo… Baksana abla, her taraf yeşillik... "İlerlemiş ülkelerden birindeki bir kursa niçin Aptal Kursu dendiğini şimdi daha iyi anladım. Oradakiler İyileştirme Kursu ( Aptal Kursu ) bitene kadar üstlerinde bir yazı taşımak zorundaymışlar: " Falan Filan Kuralına uymadığım için ben bir aptalım! "
Hani televizyonlarda izliyoruz; bazı kalabalık ülkeler var. Trafik keşmekeş! Oralarda olsaydı bu kurs, herhâlde kursu stadyumlarda yapmak gerekecekti! Kapıdaki İşporttabçılarda ( İşportacı Tabelâcılar ) bir bayram, bir bayram ki sormayın: " Gel... böyle… batan gemiden son anda kurtardığımız mallar bunlar… akıllı tabelâ 10 sent! Haydi hop, otomatik, hepsi üstünde! Sen kullan, oğlun kızın, mahremin kullansın! Evlâdiyelik bunlar... Toplu alışlarda indirim yapılır... Gel, gel, gel... "
Bir de bizde bu kurs açılırsa...
İlk kursiyeri ben olacağım. Boynuma kocaman bir tabelâ asacağım;
" Yarım bıraktığım sevgiler, sonuna gelmişken fark etmediğimden yarım bıraktığım işler… Boş ver bunları deli kalmış gönül…
Asıl, elimden geldiği hâlde yapamadığım ve bunca zaman akıl erdiremediğim her şey nedeniyle ben herhâlde bir aptalım! Öğrenip kendimi düzeltmeye karar verdim ama düzeltebilir miyim bilmiyorum! Olsun be toprağım, deneriz! ” diye yazacak üstünde...
Doğal olarak, kursa katılmalarında fayda gördüklerime de hararetle tavsiye edeceğim bu iyileştirme kursunu...
Alp Arpad
Bu posta 614 defa okundu

