SİTEDE ARA
BİZİ TAKİP EDİN
ÜCRETSİZ PROGRAMLAR

Giveaway of the Day

Anasayfa

Kim olduğumuza uyanma sürecinde kişisel gelişim eğitimleri oldukça önemli rol oynamaktadır.
Hipnoz ve Nlp teknikleri ortaya çıktığında insan fizyolojisinin nasıl işlediğine dair fikirler edinmeye başladık.
Nlp ile kişinin kendisiyle ilgili varsayımlarını,
o kişide düğmeler meydana getirerek,
oluşmuş olan kalıplarını ve bu kalıplardan meydana gelen duygularını
ve duygulardan oluşmuş davranışlarını etkisiz hale getirebiliyoruz.
Hipnoz ile de kişinin bilinçaltına inilip telkinler aracılığıyla istemediği bir çok şeyden kurtulması sağlanılıyor.
Hipnoz ve Nlp teknikleriyle kişilerin hayatında farklılık yaratılması,
insan da şu soruyu sormamıza neden oluyor:
'' Nasıl oluyorda dışsal müdahale ile kişinin olaylara bakış açısı değiştirilebiliniyor''
Matrix filminde olduğu gibi sanal bir dünyada yaşıyoruz.
Şöyle düşünün:
dünyaya gelmeden önce bu oyunu nasıl ve ne şekilde oynamak istediğimizi programa giriyoruz
ve böyle bir hayat meydana getiriyoruz ve bu verileri bir gözlüğe aktarıyoruz.
O gözlüğü taktığımızda bu dünyada kendimizi buluyoruz.
Bu holografik dalga beden yani biorobotik bedenimiz ile o program dahilinde yaşamaya başlıyoruz.
Ancak bilinçdışımız hala özbenliğimizde olduğundan
zaman zaman bilinçli ya da bilinçaltı ile kararlarımızı değiştirerek farklı bir senaryoya geçebiliyoruz.
Bu yüzden gerçeğimizi kendimiz oluşturuyoruz bu hayatta...
Bu program içerisinde biz ana karakter, diğerleri ise bizim rol arkadaşlarımız.
Biz nasıl bir hayatta yaşamak istyorsak onlarda o şekilde bu isteklerimizi gerçekleştiriyorlar.
( Bunu bilinçli olarak yapmıyorlar.)
Bir nevi onlar sizin düş karakterleriniz.
Aynı şekilde sizde başka kişilerin düş karakterisiniz.
Kendini bilmek; bir başkasının düşünde bir düş karakteri olduğunu bilmek olduğu gibi,
onlarında sizin düşünüzde bulunan düş karakterleri olduğunu bilmektir
ve de onlar dediğiniz kişilerin sizin diğer yansımalarınız olduğunu idrak etmektir!!!
İşte o zaman kendinizi bilirsiniz.

Bu iç içe geçmiş oldukça komplike bir durumdur.
Tüm canlılar BİR'dir.
Bu oyunu oynayan sadece BEN dediğimiz varlıktır.
Gerçeklik oyun hamuru gibidir.
İnançlarınızla isteklerinizle kısacası düşüncelerinizle kendi gerçeğinizi meydana getiriyor
ve bu oyunu gerçekleştiriyorsunuz.
Dışsal gözlemler beynimize bir elektrik sinyal gönderir ve biz de dışarıdaki şeyleri algılıyoruz.
Ancak beynimiz algılama kapasitemize ve inançlarımıza göre bize bunu yansıtıyor.
Yani gördüklerimiz görmek istediklerimizdir.
Bu sebeple dışsal gözlemler gerçeği yani orada var olanı yansıtmaz.
İnsanlar şartlanma altına girdiklerinde kendilerine bir gerçeklik yaratırlar
ve gördükleri işittikleri şeylerde bu yönde cereyan eder.
İnsan beyni dünyada yaşamaya başladığından şu an ki haline kadar sürekli kendisini programlar.
Bu da çevredeki insanlar, inançlar ve toplumsal doğrular neticesinde gerçekleştirilir.
Dışsal gözlemleri beyin duygu olarak varlığına kodlar.

Kodlama sırasında bir dokunuş, ses ya da koku o kişinin düğmeleridir.
Daha sonra o şarkıyı duyduğunda ya da o kokuyu algıladığında
kendisini o olayı tekrar yaşarken bulursun.
Beyin bu kodlama olayını hormonlar aracılığıyla o anki duygu oluştuğunda meydana getirir.
Ve sizler de bu şekilde o kodların oluşumuyla bir kalıp meydana getirirsiniz ve buna kişilik dersiniz.
Bu şekilde kendinizi sınırlandırır ve ''benim huyum bu değişmem'' gibi şeyler söylersiniz.
Ve bunları söylerek de kendinizi tekrar tekrar kodlamış olursunuz.
Bu şekilde insan kendisini nasıl isterse o hal içine sokabilir,
nasıl bir hayat yaşamak isterse onu yaşayabilir.

Nasıl Nlp ile geçmişe inilip kişide değişiklik meydana getirilebiliniyorsa,
çekim yasası dediğimiz yaratıcılığımız ile de kendimizi baştan yaratabiliyoruz
yani istediğimiz bir kişiliğe sahip olabiliyoruz.
Çünkü biz her ne kadar dışsal etkiler sonucunda etkilendiğimizi düşünsekte,
aslında her şey içsel süreçte gerçekleşiyor.
İnsanlar sizi üzemez, siz onların yapmış olduğu davranışlara üzülmeyi seçersiniz.
Bu yüzden kırılmak ve incilmek başkasına değil sadece size bağlıdır.
Anlayış düzeyiniz genişlediğinde artık dışsal süreçlerden etkilenmemeye başlarsınız.

Sevgilerimle …
Tuğcan Özen

Bu posta 386 defa okundu