Anasayfa Postalar YAŞAM İNSANLAR DÜŞKÜN OLDUKLARINA TAVİZ VERİRLER

AddThis Social Bookmark Button
Merhamet mi? Taviz mi?
-Senin gerçeğin ne oldu? Kavramlarına ne oldu? Yoksa onların yerlerini mi değiştirdin?
Peki şimdi nasıl ayırt edeceksin yanlışı doğruyu?-

-Merhamet nedir? dedi.
Gözlerini tavana dikip düşündü çocuk,
-Merhamet, iyiliktir, dedi
Soruyu soran devam etti,
-Peki iyilik nedir?
Bu nasıl bir soru böyle, diye geçirdi içinden çocuk. Herkes iyiliğin ne olduğunu bilirdi.
Pek bilmiş atıldı,
-İyilik…iyilik işte…insanlara iyi davranınca iyilik oluyor.
Beriki gülümsedi,
-İyi ne?
Çocuk düşündü taşındı ama ne söyleyecek olsa başa dönüyordu.
Sonunda ellerini iki yana açtı ve
-Hatırlayamıyorum, dedi.

Peki Merhamet ne demekti?

İçinde iyinin barındığını sezdiğimiz bu kavramı nasıl tükettik?
Peki bu kavram hangi durumu tanımlardı?
Ne olduğu zaman merhamet olduğunu anlarız?
Ne işe yarar merhametli olabilmek? Neyi anlatır?
Duyarız insanlar öfkeyle,
-Ben onun için neler yaptım çok merhametli davrandım, bana şu yaptığına bak, der.
Peki öfkeyle merhamet yan yana olabilir mi?
Şikayetle merhamet, bir arada olabilir mi?
-Adam onca eziyete uğramasına rağmen hala merhametli davranıyor.
Bir insan nasıl olur da aciz olduğu bir konuda merhametli olabilir ki?
Sakın gücü yetmediği için taviz vermesini, merhametle karıştırıyor olmayalım?

Peki Merhamet ne demekti?

Diyor ki; merhamet, aksini yapabilme gücün varken, onu yapmamaktır. Ya da aksini yapmama gücün varken onu yapabilmektir. Merhametli olabilmek için önce o konuda güçlü olabilmek gerekir. Hangi konu olursa olsun o konuda yeterli olabilmek gerekir. Birilerine ya da bir şeylere bağımlı değil, özgür olabilmek gerekir. Her an vazgeçebilecek kadar özgür…ancak o zaman bir insanda merhametin mayası tutabilir. Vazgeçebilecek kadar özgürken vazgeçmemek merhamettir. Verdiğini geri alabilmeye yeterliyken, onu almamaktır merhamet.
-Sana bunu veriyorum ama almaya da gücüm yeter.
Peki neye sebep olur merhamet?
Alan elin, aldığının kıymetini bilmesine neden olmaz mı?
Kıymet bilenin aldığına nankörlük etmesine engel olmaz mı?
Ama zordur güçlüyken merhametli olabilmek…
Çünkü güç insanı zalimleştirir kendi geçmişine kıyasla…


İşte oyun burada başlar…

Biz tam da güç kazanırken, merhamet etme özelliğimiz azalır.
Tam da zalimliğe daha yakınken merhamet edebilmekle sınav oluruz. Tam da herkes seninle ilgileniyorken, senin de onlarla ilgilenebilmen beklenir.
Rüzgarın fırtınaya dönüşebilme gücü varken, serinletmek için hafifçe esmesi gibi…

Bu işin bir yüzüdür. Diğer sahnedeki oyun daha farklıdır.
Güçlü olan insanlar merhamet etmediğinde, güçsüzler taviz vermeye başlar. Bu yüzden güçlü olan daha da zalimleşir. Biz tavizlerimizi merhamet zannettiğimiz için neden zulme uğradığımızı anlayamayız.
Bu yüzden der ki; asla zalime taviz verme çünkü bu onu daha da zalimleştirir. O konuda güç kazanana kadar, özgürleşene kadar geri alamayacağını verme.
Ülkeni ele geçirmekle tehdit etseler bile,
Evini başına yıkmakla tehdit etseler bile,
Ekonomini desteklememekle tehdit etseler bile,
Zalime karşı asla taviz verme; geri almaya gücünün yetmediğini verme.
Yoksa daha da köleleşir ve daha fazlasını vermek zorunda kalırsın.

İnsanlar düşkün olduklarına taviz verirler. Tam da bu anda biz tavizi merhamet zannederiz. Tam da bu anda aksini yapabilmeye gücümüz olmadığı için taviz veririz. Her şey iyi olacak zannederiz ama her şey daha kötü olur. Bu yüzden der ki; hiçbir şeye aşırı düşkün olma. Hiçbir şeyi de kendine aşırı düşkün hale getirme. Bu insana zarar verir çünkü insanoğlu aşırılığı kaldıramaz. Aşırı güç ya da aşırı güçsüzlük insanlara zarar verir. Bu yüzden merhamet insanoğlu için koruyucu bir kalkan gibidir. Önce onu hak edebilecek kadar güçlenmemiz gerekir. Hak ettiğimizde de onu hatırlayabilmek gerekir; aşırılıklarda yok olmaktan korunabilmek için…başkalarının da güçlenebilmesine vesile olabilmek için…



powered by SitelinkxBu posta 350 defa okundu