Kimi toparlanamaz günlerce, bazen aylarca, ağlama krizlerine girer. Aslında gidene değil gittiğine de değil.Elinden kaçırdığına yanar. Gidenler geride döner kimi zaman, gittiği yerde umduğunu bulamazsa eğer, ama eski değeri olmaz aşığında. Ulaşılmıştır çünkü ve geri gelmiştir.
Seven, aşığını sahiplenme duygusu ile sarıp sarmalar. İstemez terk edilsin, ama bilmez ki kaçanın değeri, kalandan daha fazla olur her zaman. Aslında bazen bize uygun olmayan aşkları bile isteriz ısrarla. Acı vereceğini bile bile hatta. Neden? Çünkü ulaşılmaz olması, bizi zorlaması, hoşumuza gider , biz anlayamasak ta.
Ne garip bir işkencedir değil mi? Aşk budur işte. Kimisi de akıllı davranır umursamaz!
İşte yarım kalan aşk, bundan sonra başlar. Aşk, yerinde durmayı sevmez, monotonluktan hoşlanmaz. Aşk kaçmalıdır, aşık da kovalamalı. Aşk, gerçek sevene bakmaz, hiç kimseye acımaz. Sevilmek için kaçmayı gerektirir. Gitmek kolaydır aslında , sevmek ise zor. Ama güzel olan, zor olan değil midir aslında ?
En güzel aşklar , en kara sevdalar, bu tutkulu koşuşturmada geçer. Kaçan aşık, kıymetli olur nedense. Peki kıymetli olabilmek için ille de gitmek mi gerekir? Sevdiğini anlamak , anlatmak bu kadar zor mu olmalıdır? Bazen evet, her şeyi olduğu gibi yerinde ve kararında bırakıp gidebilecek cesareti bulan, aşığını geri kazanır. Yalnızca aşk için midir bu gerçek? Elbette hayır. Dünyanın kanunu değil midir? Kaçanı Kovalamak
Nelliy İzbudak
Bu posta 1109 defa okundu



