Efendim kadın dediğin hamuru ince bir zar şeklinde açar, evin tozunu öyle bir alır ki evin ışıltısından gözleriniz kör olur, hemen bastonuzu getirir, elinize tutuşturur, hizmette kusur etmez kadın...
Püf kısmını kafiyeli olsun diye yazdım. Çocukları organik besinlerle terazinin dengesi gibi besler. Eklemek isterim ki kadın bakımlı olur. Mümkünse çocuğunu 5 yaşına kadar emzirir, zira çocuklarını beş yaşına dek emziren kadınlar hala tanrıça edasıyla gezmektedir.
Ucuzdur fena mı? Kadın ev ekonomistidir. Konserve kutularından abajur yapabilir. Camlara vitray yapar, artık yünlerden paspas örer. İki arada bir derede fırındaki havuçlu keki kontrol eder. Bakiredir ve hep bakire kalacaktır. Komşuya kahveye gider. Tarçınlı çörek yapar, ayrıca dünya üzerindeki tüm mezelerin hazırlanışını bilir. Bunlar da ona yetmez, yepyeni tarifler yaratır.
Her kadın bir Emine Beder’dir… Çok düzenlidir, derli topludur. O kadar çok toplar ki ortalığı topladıklarının yerini unutur. İşten döner dönmez evin işlerini halleder, güzelliğinin ışıltısıyla evin içinde salınır. Kocasına gülümser. Bihter kadar güzel, Fikret kadar mucizevidir. Namus ondan sorulur, asalet ondan sorulur, seksapel ondan sorulur.
Soran cevabını şıp diye alır. Kültürlüdür. Kitap okur, resim yapar. Erkeklerden yana dertlidir ama ses etmez, kabullenir, çünkü olgundur. Sadece parası var diye bir erkeğe gönlünü kaptırdığı görülmemiştir ama yanlışlıkla paraya gönlünü kaptırmış olabilir. Yine silkelenir kendine gelir. Parayı ancak pelikanlar sever. Kadınlar pelikan değildir.
Efendim erkek dediğin cesurdur. Karanlıktan korkmaz. Horlamaz, gaz çıkarmaz. Merttir. Sözü ağzından çıkar, vurdu mu devirecek güce sahiptir ama asla vurmaz. Gören yoktur. Behlül kadar yakışıklı, Adnan kadar kibardır. Ezel kadar hedefine odaklıdır.
Efendim erkek dediğin cesurdur. Karanlıktan korkmaz. Horlamaz, gaz çıkarmaz. Merttir. Sözü ağzından çıkar, vurdu mu devirecek güce sahiptir ama asla vurmaz. Gören yoktur. Behlül kadar yakışıklı, Adnan kadar kibardır. Ezel kadar hedefine odaklıdır.
En az onlar kadardır, fazlası bile olabilir. Erkek dediğin sarar, sarmalar, koklar, belki arada pataklar. Hiç görülmemiştir ama belki… Erkek küfretmez. Tamirat işleri ondan sorulur. Matkap kullanır, çekiç sallar, harika satış raporları hazırlar. Tamir kutusu vardır ki görülmeye değerdir. Her şey düzenli ve her şey tertiplidir. Aradığını şıp diye bulur. Oldurmayacağı şey yoktur. Hem karizmatik, hem kibar, hem komik, hem akıllı ve hem de zekidir. Yüce bir şeydir. Bakir değildir. Nasıl bakir olsun. Atılgan ve çeviktir o. Kanı kadın gibi akmaz onun.
Pek güzel araba kullanır, ehliyeti beş yıldızlıdır. Tır versen onu da kullanır, hem de zarif bir şekilde. Küfretmez, bela okumaz. Koruma ondan sorulur, şeref ondan sorulur, güç ondan sorulur. Zaman zaman namustan muaftır, o da onu karısından sorar. Tü tü tü maşallah. Nazarlardan saklasın! Kadınlardan yana dertlidir ama ses etmez idare eder. Ne istediklerini anlamaz bir türlü. Erkek sevdi mi tam sever, aşkını kalbine gömer gider. Kendini sevmeyen kadınları bıçaklayanlar koalalardır. Erkek koala değildir. Koala ağaca tutunur, kör müsün erkek koltuğa tutunur.
Okudum, okudum… Kadın dediğin, erkek dediğin demişler, yazmışlar, anlatmışlar. Tamam, güzel, harika ama biri yerden yere vurmuş, diğeri göklere çıkarmış iki cinsiyeti de… Yedi kat gökten indirmeyi başarabilseniz o motivasyonla mermerden heykellerini yaparsınız…
Ben de okuduklarımdan anladıklarımı yazdım. Yazdıklarımdan hiçbir şey anlamadım.
Bu anlatılan erkekle kadın bir eve girip mutlu mesut yaşasınlar, boy boy çocukları olsun, işte o zaman ben bir karınca yuvasına girip hayatıma orada devam edeceğim.
Bu anlatılan erkekle kadın bir eve girip mutlu mesut yaşasınlar, boy boy çocukları olsun, işte o zaman ben bir karınca yuvasına girip hayatıma orada devam edeceğim.
Şimdilerde çocuklara kadın ve erkek olmanın nasıl bir şey olduğunu öğretmek istediklerinde, neden bu kadar uzun yazıyorum bilmiyorum, kısacası çocuklara cinsiyetleri öğrenme yaşları geldiğinde çok açık ve net cevap veriyorlar; “Kadının vajinası, erkeğin penisi var.”
Aha bu!
Ne kadar duru bir bilgi…
Hiç ıvır zıvır yok. Heee buymuş deyip devam ediyor oyununa… Zihin temiz, bilgiyi alıyor tam da olması gerektiği yere yerleştiriyor. Önündeki meyveli yoğurdun derdinde o, kim uğraşır dağlarla, kim uğraşır cilveyle… Büyüdükçe zorlaşıyor iş. “Kadın dediğin gökten yıldızları indirir, erkek dediğin mertliğiyle dağları devirir” deyiveriyorlar, biz de inanıp kasıla kasıla dolanıyoruz ortalıkta…
Bazıları o yazıları okuyup anladıktan sonra o erkekle o kadını bekliyor… Ah şekerim, çok bekler… Hiç olmadılar ve olmayacaklar… Asgari müşterektir mevzunun ana kısmı…
Biri diğerinin eksiğini tamamlar… Küllerimizden yeniden doğsak bu kadar şaalı anlatımlar yapılmaz… Anka kuşunu alnından öpeyim ben… Bizi birisi yeniden aydınlatsın.
Pınar Korkmaz
powered by SitelinkxBu posta 391 defa okundu






