Sizlerde farkında mısınız? İlişkiler, beraberlikler ne kadar yozlaştı ve ne kadar da saygısızlaştı.
İnsanlar sanki birbirine, vurup geçiyor. Ya tutarsa diye, göle maya çalıyorlar. Bin bir yalan, bin bir surat…
Sevgililik diye bir beraberlik giderek yok oluyor. Yerini seks arkadaşlığı almış. “İstersen diyor amcalar… “ Eğ, hatun bol nasılsa…
Çağ atlanıldığı sanılıyor. Batılaştı sanıyor kendini. Ve böyle daha mutlu olduğunu sanıyorlar, seçimini böyle yapanlar.
Oysa ruh aç kalmıştır. Yürek beslenemez sevgilerle. Beden, geçici doyumlar peşine düşmüştür çünkü. Ayaküstü alınan gıdalar gibi. Sadece doyduğunu sanır.İnsanlar sanki birbirine, vurup geçiyor. Ya tutarsa diye, göle maya çalıyorlar. Bin bir yalan, bin bir surat…
Sevgililik diye bir beraberlik giderek yok oluyor. Yerini seks arkadaşlığı almış. “İstersen diyor amcalar… “ Eğ, hatun bol nasılsa…
Çağ atlanıldığı sanılıyor. Batılaştı sanıyor kendini. Ve böyle daha mutlu olduğunu sanıyorlar, seçimini böyle yapanlar.
Romantik akşamlar yok olmuştur artık. Bakışmalar, içe çekilen sevgili kokuları…
İnatla gözlerin kapanmadığı, derinliklerinde, ruhlara erişilen bakışmalarla süren öpüşmeler de yok artık.
Özgür ama yalnız bireyler var şimdilerde. Ego tatminini seçmiştir çünkü.
Alkış ister yandaşlarından. Tebrik ister. Çetere tutulmaktadır çünkü şimdilerde.
Koşmalar var artık. Ağır adımlarla zaman kaybetmek istenilmiyor. Neden, nasıl değil, sonuç önem kazanmış şimdilerde.
Nasıl olduğu, kim olduğu da fark etmiyor artık. Zayıf, şişman, esmer, kumral, uzun, kısa… Olsun da…
Tanışmalar, eyleme geçmeli hemencecik. Tanımak istemek, zaman istemek naz olmuş artık.
Birlikte yemek yemek, sohbet etmek, yürümek demode… Zaman kaybı yani birilerine göre. Koşacak ya…
Sessiz pazarlıklar var artık. Sahiplenmek yok, kıskanmak yok sadece paylaşacaksın… Eğ, özgür bireyleriz ya..
Şimdilerde aşklar şehvetle başlıyor. Akıldan hiç çıkamayan bakışlar, endam… Dayanılmaz arzular. Görme isteği, bedensel birleşime odaklanmış.
Sözcükler yok ortalıkta.
Kanıyor bazen duygu yaşamak isteyen taraf. Akıldan çıkamamak hoş geliyor kulağına. Aşk yaşanacak sanıyor…
Sonra? Sonra nefis doyduğunda, arkasına bakmadan kaçıyor, bir türlü aklından çıkaramayan. Bazen de bağlanmaktan korktuğu içindir bu kaçış. Tehlike görmüştür. Aptal mı ki tek gülle ömür geçirecek. Bahçe ister, bahçe…
Sevgi emek ister. Sevgi zaman ister. Sevgi sabır ister. Sevgi almadan vermektir. Sevgi, değerdir.
Ne zor değil mi bütün bunlara ulaşmaya çalışmak. Bizler hep en kolay olanı seçmez miyiz zaten? Ve zoru görünce de hemen kaçmaz mıyız?
Çünkü, özgür ama yalnız bireyler var şimdilerde. Ego tatminini seçilmiştir. .
Oysa yaşanacak o kadar güzellikler var ki.
Paylaşmak; duyguları, özlemi, mutluluğu, hüzünleri, birbirine karışan gözyaşları…
Hazzı; yüreğinde, ruhunda, bedenle beraber yaşandığı o müthiş bütünleşme…
Kaybetme korkusu, beğenilme arzusu…
Mutlu etmek isteği ve mutluluğun paylaşımı.
Ve daha ne çok şey.
Ancak tercih sizin, bizim yani… Göçebe ruhlar gecekonduya mı konar yoksa bir liman mı ister, bilemem…
Bildiğim tek şey, acıkmış ruhlarımızın varlığı…
Uğur ilhan
27 Ağustos 2008
15.36 Bu posta 536 defa okundu




