Nasıl Müslümanız?

Biz nasıl Müslümansız gerçekten; nüfus cüzdanımızdaki bütün bilgilere sahip çıkarken, "dini" hanesindeki “İslam” kelimesine bir türlü sahip çıkamıyoruz.
Namaz kılana, oruç tutana hayretle bakıyoruz: "hakikatten, sende mi tutuyorsun?" "A! Sen namaz da mı kılıyorsun?"

Bunlar bizim dinimizin gereği değil mi? Normalde yapmamız gereken şeylere insanlar niye hayret ediyor?

Seneler evvel bir film seyretmiştim. Almanya’ da yaşayan ve Alman olan bir genç kız, Türk bir genci sever ve kendi isteğiyle Müslüman olduktan sonra hep beraber Türkiye’ ye  yerleşirler…
Müslüman olan Alman kız, İslam dinini bütün incelikleriyle okur ve anlar. Beş vakit namaza başlar, Ramazanda orucunu tutar, iyi, doğru ve ahlaklı bir insan olmak için büyük gayret sarf eder. Gel gör ki aynı evde yaşayan ve Müslüman olan eşinin ailesi ne oruç tutmaktadır, ne de onun gibi beş vakit namaz kılmaktadır.
Alman Gelin zamanla bunların bu davranışlarına bir anlam veremez.
Bir gün eşine  “neden dininizin gerekenlerini yapmıyorsunuz” diye sorar.
Eşi, bu soru karşısında şaşırır.
“Biz de dinimizi seviyoruz, sen karışma böyle şeylere” der şaşalayarak.
Alman gelin de bu açıklamaya şaşırır kalır. “hayır" der, "siz dininizi gerçekten sevmiyorsunuz.

Sevdiklerimiz uğruna yapamayacağımız şey yoktur değil mi? Onlar için uykusuz kalırız, günlerce üzülürüz. Zor zamanlarında onların yanında oluruz.
Bir de iş hayatımızı düşünüyorum. Bir üst makama çıkarken üstümüze çeki düzen veririz. Bize bir vazife verilse sabahlara kadar gerekirse üzerinde çalışırız.

Çocuklarımızı yetiştirirken de şartlı yetiştirmiyor muyuz?
“Sana şunu alırım ama bana bunu yaparsan”
“Seni oraya gönderirim ama iyi bir öğrenci olursan”

Lakin iş ibadete geldiği zaman, “benim kalbim temiz, Allah beni biliyor” deyip, onun için birşeyler yapmaktan kaçıyoruz.
Sevdiklerimizi bir yere gönderirken ya da zor durumda oldukları zaman, “Allah'a Emanet”  etmiyor muyuz?
Ya da sıkıştığımız zaman, başımıza bir iş geldiği zaman Allah’a yalvarıp yakarmıyor muyuz?
Bu kadar güvenirken ve inanırken, ona ibadet etmekte neden zorlanıyoruz?
İsteklerimiz konusunda her zaman yeterince “arsızız”…
Ama Allah'ın isteklerini yerine getirmekte, bir adım bile atamayacak kadar “cüretkarız”

Büyük haksızlık yapmıyor muyuz, sizce?

Müslümanlığın karşılığı  “ güzel insan olmak ”
Kul hakkı yememek, kalp kırmamak, adaletli olmak, dürüst olmak, insan sevmek, merhamet sahibi olmak ve daha birçok şey…
Bu dünyanın geçici olduğunu artık kabul etmeliyiz.
Aldığınız, sattığınız, giydiğiniz, yediğiniz, içtiğiniz her şey bu tarafta kalacak.
Yanımızda ne götürebiliyoruz?
Sadece bu tarafta yaptıklarımızı…
Demek ki Allah'ın karşısına çıkacağımız gün, bu tarafta bize verilen bütün işlerimizi eksiksiz bir şekilde yapmamız gerekiyor.
Tabii gerçekten Allaha inanıyor ve onu seviyorsak…
Dinimizin gereklerini içimizden gelerek ve inanarak, gösteriş yapmadan
“ Güzel İnsan” olarak beklentisiz yapmak dileğiyle,
Sevgiyle Kalın…

Bu kategoriden diğerleri: « KÖRDÜĞÜM Gerçek Sevgi Nedir? »
Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses